Müthiş başarı. Porto’da kazanmak herkesin her zaman yapabildiği bir durum değil.

Bu maç özelinde harika sonuç. Ama bunun yanında bir takım kendini bu kadar mı bilerek oynar bu kadar mı ne yaptığını bilir dedirtecek kadar da şaşırtıcı. Evet bence de maçın adamları Pepe ve Babel ama ilk yarıdaki Cenk ve Talisca performanslarına hayran kalmamak elde değil. Fabri’yi de es geçmeyelim hem Karabük’te hem de dün çok güven vererek oynadı ki bence galibiyetlerin gizli kahramanıdır.Ve dün için en önemli nokta kenardan gelen pozitif katkı. Medel’in gimesi ile bizim 1. Ve 2. Bölgemiz arasına yapılan paslı ve çalımlı sızmaların önü kesildi , Negredo ile de önde daha olgun topa basan ön taraftan oyun kurmaya destek olan bir yapıya bürünüp golü bulduk. Bu deplasmanda 1 iyi 3 çok iyi olurdu ki öyle de oldu. Bence 9 puan bir üst tur için yeterli olacak. Önümüzdeki Leipzig maçını kazanır isek bence ikinci turun kapısını aralarız.

Beşiktaş camiası topyekün bir evrilme yaşıyor farkında olmadan. Taraftar,teknik heyet,yönetim ve oyuncu grubu olarak belli dönemlerden geçilmekte. Öncelikle tüm bu saç ayaklarının kendi kulvarlarında yeterlilikleri olduğunu biliyoruz. Şenol hocanın liderliği, yönetimin duruşu, taraftarın ruhu, oyuncu grubunun kalitesi bunlara sadece küçük birer örnek. Fakat bu arenalarda başarılı olmak için bunlar yeterli olmuyordu geçmişte. Tüm bunların üstüne gelmesi gereken ve adına ‘’ tecrübe’’ denen bir faktör var (ki güzel Türkçe’mizde kulağının arkası argosu ile aslında çok da net açıklanır) olmazsa olmazı her işin.. Tecrübe, içinizde olan tüm becerilerinin ortaya konması için geçmesi gereken zaman dilimini içeriyor. Evet Beşiktaşlı mutlu olmalı ki bu yolda çok önemli bir bölüm katedilmiş durumda. Dün maç başlamadan önce camia normal bir maça çıkıyormuş rahatlığını yaşatabiliyor ise gerekli yaşanmışlık mevcut demektir.. Biliyoruz ki ,son 5 senede atılan adımlar ile buralara ulaşıldı. Ama hiçbirşey burada bitmiyor. Asıl oyun bundan sonra başlıyor. Bu geldiğin yeri özümsemen ve bu seviyede kalmak için gerekli devamlılığa sahip olman gerekiyor. Camianın önüne istemediği, hiç tahmin etmediği engeller , olaylar çıkabilir. Kıssadan hisse geçmişten bir örnek de verelim hatta. Aslında bu şans bu camianın eline 2003 yılında Mircea Lucescu zamanında da geldi. O zaman da hangi maça çıksa bu takım yenilmez rahatlığı vardı. Ama o malum oyunlar, olaylar camiayı 10 sene geri attı. İşte Beşiktaşlı buna benzer aksiliklerde SAKİN kalmayı ve olgun davranmayı becerebilir ise bu kulüp tam bir dünya markası olma yolunda koşmaya başlayacaktır..Tabi ki zaferlerden sonra, Beşiktaşlı mütevaziliği çerçevesinde eğlenmek , gülmek , coşmak, renklileri hafif hafif kızdırmak bu işin doğasında var ama öz eleştiriyi eksik tutmamak, eksiklikleri ortaya koymak aynı zamanda bunu yapanları felaket tellalı diye nitelendirmemek de madalyonun bir diğer yüzü.. Eminim ki dünkü büyük zaferin değerlendirmesinde bile Şenol hoca, Tosic’in rakipten hep bir adım geride kalmasını, Caner’in savunmayken rakibi çok uzaktan almasını, Oğuzhan’nın devamlılığını , Pepe’nin gereksiz tehlikeli paslarını sorguluyordur. Yönetimin sol stoper , sağ bek alterantifi gibi konuları kendi içinde sorguladığı gibi.

Tabi ki, son olarak dünkü muhteşem geceyi sevenlerine yaşatan başta oyuncu grubu ve teknik heyet olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz. Konmak yok uçmaya daha yukarılara çıkmaya devam.

Bülent Bilirgen / HABER1903