Avrupa arenasına 'Merhaba' dediğimiz dün gecede, evin hep bir köşesinde görmeye alıştığımız Atiba ağrılarının artmasına rağmen kadroya mecburi dahil olmuş, Tolgay, yüksek ateşten sebep kadrodan çıkartılmıştı.

Defansın sağında, Necip'ten beklenen verim alınamayınca Adriano,
En soldan en sağa metazori
Ama bir o kadar da tehlikeli bir şekilde şerit değiştirmişti.
Gerisi,
Gerisi bildiğiniz çocuklardı.

***
Alışılagelmişin dışında orta sahayı kısa paslardan ziyade, uzun toplarla hem de OGS’siz geçerek başladık maça.
Öyle ki bu toplardan birinde Babel, diğerinde Quaresma sinyal kutusunu patlatıyordu neredeyse.
Anlayacağınız dişe diş başladı gece.
Atak hazırlığındayken çok pas hatası yapmamız.
Bir ara bizi strese sokuyor gibi oluyorsa da
Quaresma, "Topu bana verin" dedi.
Aldı.
Bildiğim kadarıyla maçtan önce topun içine
Bir de Talisca'nın kafasına mıknatıs koymuş Quaresma.
Topa öyle bir kavis verdi ki;
Talisca'nın kafası topu çekti adeta.
Anlayın gayri.
Sonrasını anlatmaya gerek var mı?
Mübarek Porto’nun ağlarını yırtıyordu neredeyse: 0-1.
Golden sonra klasik sıklaştı atakları Porto'nun.
Öne direkten dönen,
Sonra da maalesef dönmeyen topları var: 1-1.
Bu dakikalarda gözümüze çarpan en net görüntü,
Ceza sahasında topla çokça buluşmalarıydı.
Ve ciddi tehlikeye mahal veriyorduk.
Sonra ani, vizesiz bir çıkış yaptık.
Taçla kestiler.
Top 30 metre civarında Cenk'le temas halindeydi,
'Kalede Casillas var' falan dinlemedi Cenk Tosun.
Yaradan'a kurban asıldı topa.
Top öyle bir yere gitti ki;
Breh breh breh: 1-2.
Kapanmadığımız ve ileride çoğaldığımız sürece oyunu hep domine edeceğimiz bir gerçek.
Bu saatten sonra aksini sahaya dökmek intihar olur bence.
Beklendiği gibi ikinci yarıya hızlı başlamaya çalıştılar,
Lakin Beşiktaş buna müsaade etmediği gibi aşırı direnç göstermekteydi.
Bir ara art arda taca kornere boğulduk.
Nefes almalıydık.
54’uncu dakika itibariyle ikinci yarıdaki ilk atağımız kornerle sonuçlandı.
O da Cenk biraz dikkatli olsa gol oluyordu neredeyse.
Sonra kapandık.
Aşağı yukarı bir 10 dakika çıkamadık sahamızdan.
Bu bağlamda Ozzie çıktı, Medel girdi oyuna.
Skoru koruma içgüdüsü o kadar benimsenmişti ki,
İleriye çıkamamamızı başka türlü anlatamam her halde.
73’üncü dakika itibariyle Quaresma'yı oyundan aldı Şenol Hoca.
Bu esnada Porto seyircisi,
Beşiktaş taraftarını aratmayacak şekilde
Quaresma'yı ayrışmasız alkışlayarak bağrına bastı.
Gecenin en güzel sahnelerinden biriydi.
Medel ve Negredo'nun oyuna girmesinden sonra biraz daha öne,
Biraz daha nefes almaya başladık.
83'ü devirmiştik.
Bırakın nefes almayı, nefesleri tutmuştuk artık.
Tam o sırada Babel’i gördük bakkalın köşesinde.
Elinde oksijen deposu vardı.
Sonrasını inanın hatırlamıyorum.

Alen Markaryan / Akşam