Çorak

Zafer Algöz yazdı...

Zafer Algöz
TDK sözlüğünde diyor ki: "İşlemeye uygun olmayan verimsiz toprak alanı". Diyeceksiniz ki futbolla ne ilgisi var? Şöyle ilgisi var; Elimizde futbol oynamamız için bize tahsis edilmiş çorak arazilerimiz var. Bunlardan biri "Nevzat Demir Tesisleri" diğeri de rugby maçının bile oynanmasının zor olduğu sevimsiz Olimpiyat Stadı.

Geçen seneden beri sürekli sakatlıklarla boğuşuyoruz. İşi bilen bilmeyen herkes takımın tıbbi kadrosunun iyi olmadığını sakatlıkların bu yüzden sık sık ve uzun sürmesinin nedenleri üzerine bir şeyler söyledi. Şimdi size bunun en büyük sebebini söyleyeyim. Futbolcular kendilerine bakmıyor.  Doktorlar işi bilmiyor. Çok yoğun ve sert antrenman programı var. Bunların hepsini bir kenara bırakalım. Asıl neden; ÇORAK TOPRAK. Yani kötü zemin. Nevzat Demir'de 2 antrenman sahamız var. İkisi de berbat durumda. Patates tarlası demeyeceğim. Daha kötü. Hafta içinde böyle zeminde çalışan oyuncunun bileği de döner. Dizi de şişer. 2 yıldan beri bu sahaların adam gibi bakımı ve yenilenmesi yapılmamış. Topa yerden düz vuruyorsun hoplaya zıplaya gidiyor. Türkiye'nin en eski ve en büyük takımına böyle bir arazide antrenman yaptırmak yakışmıyor. Zemini değiştirmeye, yenilemeye adam gibi halı kalitesinde çim yaptırmaya aklımız, bilgimiz ve paramız yetmiyorsa  antrenman saatlerinde Şile yoluna çıkıp takımı düz asfaltta çalıştıralım. İnanın daha az sakatlık olur. Nevzat Demir tesislerimizde bırakın futbol antrenmanını, önümüzde Kurban Bayramı var. O sahalara kurbanlıkları salsak yarısı ayaklarını sakatlar. Kurbanlık vasfını kaybeder.

Ama yöneticilerimiz; "Bizim tek hedefimiz var; Seneye yeni stadı bitirmek" diyorsa. O zaman boşuna konuşuyoruz. Sezon sonuna kadar bu çorak arazide daha çok sakatlanma göreceğiz diyorum. İnşallah ben yanılırım.

Şimdi gelelim en buyuk çorak araziye. Olimpiyat Stadı. Böyle kötü ve sevimsiz bir stada Buyuk Atatürk'ün adını vermek bile yakışık almıyor. Hep söyledim yine söylüyorum. Dünyanın en sevimsiz ve en kötü stadı. Maça gitmek çile. Maçtan dönmek ayrı çile. Her mevsim rüzgar var. Maçın bir devresini resmen yokuş yukarı oynuyoruz. Hele gelen rakip kapanan bir takımsa; oohh bundan iyisi Şam'da kayısı. Dünyanın en etkili taraftar gücüne sahip Beşiktaş takımı 80.000 kişilik stadyumda 4000 seyircisiyle oynuyor (Rize maçı). UEFA kupasında ilk maçımızda ise 7000 kişiye oynuyoruz. 50.000 kişi bile gelse stat boş gibi duruyor. Zemin ise ağlanacak durumda. Başta Fenerbahçe olmak üzere bir çok yerden teklif var. Geçen yıldan beri ısrarla bir inattır gidiyor. "Hayır efendim burada oynayacağız". Sarıyer var Zeytinburnu var. Pendik var. Kartal var. Bayrampaşa var. Yetmedi git İzmir'de oyna. Adana'da oyna. "Hayır efendim". İnadımız inat. Çorak tarlada oynayacağız. Şimdi soruyorum; "Olimpiyat'ta her maçı 4/5 bin kişiyle mi oynamak iyi? Yoksa orta ölçekli bir statta 10/15 bin kişiye mi oynamak avantajlı. Gerçekten aklım almıyor. Başımıza passolig diye bir şey çıkardılar. Daha sezon başında herkes "benden Paso arkadaş o zaman maçlara gitmiyoruz" demeye basladı. Dikkat edin tribünler sadece bizde değil, Her yerde boşaldı. Yönetim burada cesaretli ve basiretli davranamadı. TFF'ye; "Bizim stadımız inşaat halinde maddi ve manevi anlamda mağdur olan biziz. Öncelikle bu passolig uygulamasından bizi ayırın ve Olimpiyat Stadı rezaletini istemiyoruz. Bırakın başka yerde oynayalım" demeliydiler. Şu ana kadar tek bir ciddi reaksiyon göremedik. Demek ki her şey gayet iyi gidiyor sanıyorlar.

Baksanıza UEFA maçımıza Başkan bile trafik yüzünden geç geldi. Taraftar ne yapsın. Emin olun bu sahada Barcelona ya da Real Madrid bile oynasa (onlar gerçi böyle zeminde düz koşu hafif ter idmanı bile yapmazlar) Onlar bile Yunan takımını yenemezlerdi. Takıma helal olsun yinede çocuklar ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar. UEFA da yukarılara çıkmak için kendi sahanda hep kazanıp, deplasmanda puan ya da puanlar alman lazım. Bu statta mi olacak bunlar?.

Kendimizi kandırmayalım. Tamam aşkın özünde acı çekmek var. Ama aşkımız var diye. Hem oynayana hem izleyene acı çektirmeye ne hakkınız var. O kadar emeğe yazık değil mi? Stadın zemini 2 yıldır kepaze durumda ilgilenen yok. Dünyanın obur ucuna taraftarı çağırıyorsunuz. Ulaşım için yüzlerce otobüsle yapılmış bir organizasyon var mi? O da yok. Ondan sonra "taraftar maça gelmiyor, forma almıyor". Geçiniz efendim bu hamaseti. BEŞİKTAŞ TARAFTARINA KULAK TIKAYAN HİÇ BİR YÖNETİM BAŞARILI OLAMAZ. Bunları söyleyince. Yazılara yorum yapanlar arkamızdan sallıyor. "Şunun adamı, bunun adamı". Kim ne derse desin umurumda değil. Ben rahmetli Seba'nın yolundayım. Kimsenin adamı değilim. BEŞİKTAŞLI OLMAKTAN DAHA BÜYÜK ADAMLIK MI VAR?. Şimdi başımıza gelebilecekler için fotoğrafın negatif taraflarını göstereyim de.

İnşallah ben yanılmış olurum. Yaz bitti. Önümüzde yağmur/çamur. Kar ve fırtınalı günler bizi bekliyor. Havalar soğudukça bu stat giderek daha kötü bir hale gelecek. İlk yari bütün derbi maçlarını bu "şahane" statta  bu "şahane" zeminde oynayacağız. Yine karşımıza Hüseyin Göçek gibi kötü maç yöneten hakemler çıkacak. Tribünde taraftar yok. Baskı yaratan coşkulu bir atmosfer yok. Millet elini kolunu sallayarak puan ya da puanları cebine koyacak. Sonra da bu yılda gitti şampiyonluk mu diyeceğiz?. Bu statta sadece lig ve UEFA değil. İlerde Türkiye Kupası macları da oynayacağız. Şimdiden içimi karalar bağlıyor. Kaliteli bir kadroya sahipsek ki iyi bir kadromuz olduğuna inanıyorum (hala bir sağ bekimiz yok o da ayrı mesele) Bu takımı taraftarıyla buluşturmak ve şahane bir zeminde oynatmak zorundayız.

Nevzat Demir'in zeminini çok acil düzeltmeliyiz. Yoksa sırasıyla önce UEFA'dan sonra da lig yarışından koparız. İş işten geçtikten sonrada birbirimize düşeriz. "Bu seneyi de boş verelim. Seneye yeni stadımıza hele bir taşınalım da gerisi kolay" mı diyelim yani?. Yönetimin acil halletmesi gereken 2 sorun var önünde. Olimpiyat bataklığından Beşiktaş' kurtarmak ve tesislerde ki çimleri yenilemek. Çok iyi yüzücü alıp. "Çocuklar havuz kötü. Yarışlara küvette hazırlanın" demeye benzedi bu iş.

Zafer Algöz / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 34 23 8 3 43 77
2 Medipol Başakşehir 34 21 10 3 35 73
3 Fenerbahçe 34 18 10 6 28 64
4 Galatasaray 34 20 4 10 25 64
5 Antalyaspor 34 17 7 10 7 58
6 Trabzonspor 34 14 9 11 5 51