İlhan Durusoy Beşiktaş'ta herkes hatalı, şimdi birlik zamanı

İlhan Durusoy

Yönetim: Vaatlerinin dışında kulübü büyük borç altına soktu, para için şampiyon olan kadrosunu tutamadı ve en iyi oyuncularını sattı. Satılan oyuncuların yerine oyuncu alamadı. Teknik direktörün elindekilerle şampiyon olmasını bekledi. Tüm takımlar bu hedefe odaklanıp çalışıyor. Şampiyonlukların devamlı beraber oynayan takımdan geldiğini unuttu. Hakem tayinlerinin taraflı olmasına önlem alamadılar.

Teknik Heyet: Şampiyon takımlarının kadrolarının devamlı değişmesiyle aynı seviyede anlaşan takım yaratamadı. Yeni takım kurmak zordur, en yakın örnek ezeli rakibimiz. Kendilerinden beklenen çok zor bir görev de olsa birçok yanlışlar yaptı: Wagner Love kariyerli bir oyuncuyken en az ona şans verdi ve ‘üretken olmadığı’ damgasını vurdu. Mecbur kalmasa hiç oynatmayacak ve gollerini göremeyecekti. Quaresma’yı oynatmada defans yapmadığı için önlemleri alamadı. Defans yapar diye Lens’e görev verdi, o da devamlı top kaybederek fırsatları harcadı. Şampiyonlukların mimarı Atiba’yı UEFA listesine bile koymadı. Beklerle açıkların beraber oynamasını sağlayamadı. Atiba ve Oğuzhan birlikteliği orta sahada başarı getirmişti. Oğuzhan’ı forvet arkasında oynattı ve oyundan alarak seyircinin önüne attı. Tolgay’ın riskli oyununa çare bulamadı. Devamlı değişen takımlarla istikrarı sağlayamadı. Kaleciden oyunu uzun topla çıkmasının önüne geçilemedi. Ortalardan gol olma sayısı az olmasına rağmen devamlı orta yapılması teşvik edildi. Skor avantajı olduğu hallerde bile kontrataktan gol yendi. Eline verilen kadro ile istikrar sağlanabilir mi, tartışılır.

Oyuncular: Takım oyununu unutup şahsi gösteri ve başarı yoluna gittiler. Birçok gol daha uygun arkadaşına pas vermediği için kaçtı. Hep hücumda çalım atma ve imkansız pozisyonlara girildiği için kaybedilen toptan rakip kontrataklarıyla gol yendi. Futbolcular kendine bakmıyor olmalılar ki, tüm maçı çıkaramıyorlar. Yaşın etkisi vardır, ancak gençler de aynı durumda.

Taraftar: Takımı maç boyunca desteklemek yerine kendi oyucusunu maç içinde protestoyu seçtiler. Kötü sonuçla çok üzülecek olduklarını bilmelerine rağmen sonuna kadar maç içinde desteklemek gerektiğini unuttular. ’İyi günde, kötü günde’ desteklemek lafta kaldı. Kötü tezahüratla kulübe devamlı ceza aldırdılar.

Medya: Rakip takımları tutan arkadaşlarının yattığı polemiklere dalarak takımın hakkının yenmesini yeterince anlatamadılar. Takımın lehine ilk defa VAR’la penaltı verilmiş. Penaltıda kalecinin vuruştan önce öne çıktığı ve tüm futbolcuların ceza sahasına girdiği için tekrarlanması gerektiği kaç kişi yazdı.

Sonuç: Hepimiz hatalıyız, Birbirimizi suçlamak yerine herkesin üstüne düşeni yapıp birbirine yardımcı olması gerekir. Onlar bizim yönetimimiz, teknik heyetimiz, oyuncularımız, taraftarımız ve medyamız hepsine sahip çıkalım. Henüz hiçbir şey için geç değil. Rakiplerin bizi dağıtmak için oyunlarına gelmeyelim.