Bülent Bilirgen Şapkayı önümüze koyalım

Bülent Bilirgen

Hiç duygusallığa yer vermeden düşünelim. Çünkü işin içine duygular, hatır, gönül girince hocamıza ters bir şey söylemek ayıp olur. Başka bir camianın kaptanlığını yapmış, statlarına adı verilmiş bir kişinin Beşiktaş taraftarının kalbinde bu kadar özel bir yer alacağını hiç düşünemezdim. Duruşu, öğretmen karizması, dünya görüşü, anadolu insanı temizliği camia ile o kadar sağlam yapıştı ki bundan sonra manevi olarak ayrılması mümkün değil. Her şeye olduğu gibi işin içine maddiyat girince büyü bozuluyor. Hocamızın oturduğu koltuk gün geçtikçe acımasız bir hal almakta. İşler iki sene öncesinden daha zor. 'Bir şampiyonluk alalım yeter' diyen kitle yok artık. Her yerde zafer istenirken giren ve çıkan paralar katlandı. Kiralık Gomezlerden kulübedeki Negredolara gelindi. Camiada beklenti sonsuz, sabır çok sınırlı.

Hocaya sabırsızlık gösterecek haddi kendimde bulmamakla beraber işlerin doğru gitmediğini düşünenlerdenim. Camia, şapkasını önüne koyup ortada ters giden bazı şeylerin altını şimdi çizmez ise korkarım ki Nisan başında lig, kupa, Avrupa her şeyin üstünü çizecek. Sayın Şenol hocamızın inandıkları ne yazık ki sahaya yansımıyor. Tekrar söylüyorum, bin kere daha söyleyeceğim ağzı ile kuş tutsa bile bu Talisca bu takımda OYNAYAMAZ . Oyun planındaki sağ ve sol açık tabir edilen mevkilerdeki oyuncular 35 sene önceki kanat hücumcuları gibi oynarlar ise bu takım gol ATAMAZ. 30 puan almışsın, 30 golü bulamamışsın. Belki de bu ligin en kilit maçına 2 ön libero ve 2 sabit açıkla çıkıyorsun. 'Ver yana kes içeri' dersen bir ileri iki geri olursun böyle. Ezeli rakipler 'İki ön libero oynamaktan nasıl kurtulacağız' derken sen kendi sahanda küme düşme adayı Osmanlı maçındaki yalan rüzgarına kapılıp doğrunun bu olduğunu düşünüyorsun. Yok olmaz, kesinlikle olmaz. Medel'i kesici, çift stopere yardımcı ve orta sahadaki pas alışverişlerini çabuklaştırsın diye oynatıyorsun (çok doğru olarak) ama yanında seni ileri götürecek, ikiye birlerle rakip ceza alana sızacak 8 numara pozisyonunda topu eline alsa gidemeyecek Atibaba’yı kullanıyorsun. Bu takımın iki eli kanda olsa orta sahası MEDEL-TOLGAY-OĞUZHAN'dır. Geri kalanlar (Necip-Atiba) bu üçlüye destekçidir o kadar. Hocamız formsuz zannediyordum ama maçtan sonra açıklamalarını duyduktan sonra inandığının bu olduğunu ve pek de fikrini değiştireceğini düşünmüyorum. Sivas maçı vuruş tekniğine bağlanacak kadar basit bir oyun değildir. Dünkü maçın ilk yarısı sonunda SIRASI değişebilir olmak ile birlikte çıkacak oyuncu listesi sana, bana göre değil Şenol hoca hariç herkese göre 1)Talisca 2) Atiba 3)Quaresma 4)Babel iken kenardan gözü kapalı sallama paslara kafayı tek sokan oyunu ilerde tek zorlayan adam çıkmıştır. Yukarıda belirttiğim orta saha kurgusu kurulmak yerine Atiba çıkartılıp ve de Talisca tutularak göbek boşaltılıp alınacak 1 puan da orada bırakılmıştır.

Biliyorum ki bu teknik konuları konuşmak, yazmak, okumak herkesi sıktı. Ama asıl büyük korkum girişte belirttiğim takım içindeki sorun kuşkum. Herkes şapkasını tekrar önüne alıp düşünmeli. Caner ile Talisca kavgasını aile içi olay deyip üstünü örttük. Halbuki saha içi performanstan, yani birinin kendini yırtması diğerinin vurdum duymaz olmasından dolayı çıkan bir kavgaydı. Cenk, Kayseri'de Quaresma’yı kenara el kol hareketleri ile şikayet ediyor. Osmanlı ve bu maçta bir diğer santrafor ile yine Quaresma gerilimi yaşanıyor. Dünkü maçta 35’ten sonra ilk yarı sonuna kadar Gökhan Gönül ve Q7 ilişkisine bir daha bakın. Gökhan Avrupa’nın en iyi hücumcu beklerinden biri iken kendisine Andreas Beck muamelesi yapılmasından şikayetçi büyük ihtimalle. Lens psikolojik olarak bitik. Oğuzhan keza öyle. Tolgay herhalde operasyon geçirdi bilmiyoruz, kendisini unuttuk. Medel gibi bir kalite yeni yeni oynuyor. Orkan parlıyor forma yüzü görmüyor. 'Oyuncular maç seçiyor' diye düşünenlerdendim ama artık takım içindeki husursuzluğun maç seçtiğini düşünüyorum. Takım, kendi sahasında seyircisi korkusu ve Şampiyonlar Ligi maçlarında pazarlama kaygısı ile iç sorunları ve çekişmeleri bir kenara koyarlarken şehir dışına çıkılan ilk deplasmanda tüm ruh hali bozukluklarını sahaya yansıyor. Oyuncular haklıdır ya da değildir bunun yorumu herkese göre değişir ama yönetimsel kararlarda her yerde olduğu gibi ADALET çok önemlidir. Eğer bu duygunuzu kaybettiğini düşünürse aynı kayıktakiler batmanız çok uzak bir ihtimal değildir.

'Aman takımın morali bozulmasın, önümüzde ikinci yarı var, Bayern maçları var vs.vs. negatif enerji yaymayalım' demenin zamanı değildir. Hatta unutanlara şunu söyleyeyim. Bu camia çok ama çok duygusaldır ve işler kötü gitmeye başladı mı çöküş beklenenden acımasız olur. Bir bakarsın sadece bu sene değil önündeki 7 sene gitmiş. Tamam panik yapmayalım da paspasın altı dolmak üzere artık.

Herkese iyi pazarlar...

Bülent Bilirgen / HABER1903


PUAN DURUMU Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 34 24 3 7 42 75
2 Fenerbahçe 34 21 9 4 42 72
3 Başakşehir 34 22 6 6 28 72
4 Beşiktaş 34 21 8 5 39 71
5 Trabzonspor 34 15 10 9 12 55
6 Göztepe 34 13 10 11 -1 49