Craig Thomson

Bu gözler, Vahap Beyazları, Ahmet Çakarları, Ermanları, Bünyaminleri, Oğul Çakır’ı, baba Çakır’ı, Talat Tokat’ı oğul Tokat’ı, Ali'sini, Fırat’ını gördü.

Bülent Bilirgen

Bu dil, bütün bunların ve bu gibilerin halini hatrını sordu da bu değersiz , UEFA maşası İskoç’tan kızgınlığımı çıkartacak bir enerjim yoktu tam 365 gün önce. Hatta bu hakem bozmasının ülke içindeki şakşakçıları ile bile mücadele edecek psikolojisi kalmamıştı kimsenin hatırlayın. 'Allah'ından bulsun hepsi' deyip çevirmiştik sayfayı. İşte gün bu müsvette ve yardımcılarını anma günüdür. İşte gün, çok çalıştıkça, doğru yönettikçe, iyi niyetli oldukça hak edenlerin elbet kazanacağını görme diğerlerini ise gömme günüdür. Evet ulaşılması zor bir başarı yakalanmıştır. Değil bir Türk takımı, kalbur üstü takımların bile kolay kolay gelebileceği bir nokta değildir 14 puan ve namağlup grubu kazanmak. Ama asıl olan şereflinin, haklının verdiği derstir. Kiev’de akılları sıra oynamaya çalıştıkları onurumuz, gururumuz bugün itibari ile başta bu Thomson olmak üzere tüm UEFA’nın gözüne sokulmuştur emeğe geçen herkesin eline sağlık.

Maç için aslında fazla da anlatılacak bir durum yok. Allah'ı var iyi oynadı adamlar. Zaten ilk maçta da iyi oynamışlardı. Çalıştılar, didindiler, girdiler, çıktılar, vurdular, vuramadılar ama maç 1-2 bitti. Eskiden bize oldu mu çok havalı gezerdik. Acayip oynayıp gol pozisyonlarına girip atamayıp sonra da bir şans golü ile güçlü takıma yenildik mi değmeyin keyfimize olurdu. Sanki futbolun kitabını biz yazarız kardeşim psikolojisi olurdu. Ama kazın ayağı öyle değilmiş, artık bekleyen, sakin kalan, karşıda çok büyük bir enerji bile varsa onu idare eden ama bu arada istediğini alan bir takım haline gelmek hepsinden iyiymiş. Mustafa dışında buraların seviyesinde değil diyeceğimiz futbolcumuz olmaması çok önemli. Lens’in performansı ilerisi için çok umut verici. Bakmayın belli bir süre sonra gidemediğine ve yorulduğuna maç eksiği çok büyük handikap. Mitrovic bence eskiden hakikaten iyi bir stoperdi ama galiba bir ara hafızasını kaybetti. Zıplamayı, yer tutmayı unuttu. Dün itibari ile gördük ki hafıza yerine gelmiş 'Ben buradayım' mesajını çok net verdi. Tosic, Adri ve Ozi için fazla yoruma gerek yok. Çünkü stresli bir derbi üstüne dün iyi idare ettiler. Ama Medel için farklı konuşabiliriz. Modern bir orta saha oyuncusu ne gerektiyor ise bu adamda var. Topun kanatlar arası yer değiştirme süresi sanki uzun pas atılmışcasına çabuklaşmaya başlıyor Medel’i istasyon olarak kullandığımızda. Bekletmeden gerekli yere çok temiz bir şekilde aktarıyor ki bu da pası alan adama zaman kaybettirmiyor. Açıkçası benim için şu dönemde ideal üçlü Tolgay – Medel – Ozi dir.

Gelelim genç Orkan’a. Heyecan veriyor. G.Antep’de de inanılmaz driplingler yapan genç arkadaşımız orda topun sahibi gibi oynardı. Şimdi ise daha dengeli ve servisi çok doğru yapar bir görünümde. Hem Talisca’ya attırdığı hem Lens’in önüne yuvarladığı toplar görerek, bilerek. Günümüz futbolunda, 21 yaş çok genç kabul edilmiyor artık. Eğer büyük oyuncu olacak ise yavaş yavaş formayı alabilmeli. Önünde çok faydalı örnekler var. Babel, Q7, Lens hatta Töre. Hepsi ayrı ayrı özellikleri olan birinci sınıf kanat oyuncuları. Hepsinden gerek teknik, gerek taktik bilgisi olarak alabileceği pozitif unsurlar mutlaka var. Ama öyle tecrübeler gözlemleyebilir ki bu hepsinden önemli. Örnek mi? Baksın Q7 abisine, bir kanat oyuncusu olarak içeri katetmez ve skoru değiştirmez, topu ayağına yapıştırır çabuk oynamaz isen kapasitene göre nerelerde kalırsın ve ancak senin kadar yetenekli ama doğru yerlerde eğitim almış kendini geliştirmiş vatandaşın nerelere gider öğrensin. Ya da baksın Töre abisine. Spora tam olarak konsantre olmaz isen, yok saha dışı olaylar yok, siyasete giriş dersleri, yok pidecilik, yok sakatlık derken ara ki bulasın moduna nasıl giriliyor ders alsın. Ya da gitsin Babel’e 'Abi Liverpool'da iken nasıl böyle disiplinli olamamıştın'ı sorsun. Tüm öğrendiklerini doğru harmanlar ve yetenekleri ile aklını birleştirir ise bizi muazzam bir oyuncu bekliyor haberiniz olsun.

En iyisini sona sakladık tabi ki dün gecenin. Benim için kurtardıklarının çok da önemi yok aslında. Kendi de söyledi; '34 yaşımdayım, bu işler normal' diye. Bu satırlarda yazdım. Kalecilik stili bana göre değil. Biraz daha kısa ama çabuk, ayağı güçlü ve düzgün kaleci hep birinci tercihim olur. Ama dün öyle bir oynadı ki kaptan 'Bırak kısayı uzunu işine bak' dedi sanki bana. Tabi ki Tolga başka bir adam. Bir kulubün değerine değer katanlar hep en yetenekliler olmaz. Aileyi bir arada tutmaya yarayan gizli kahramanlar vardır. O yüzden Tolga benim için birinci tercihimden de önce gelecek bir detaydır. Tekrar teşekkürler kaptan.

Bülent Bilirgen / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27