Kim bunlar?

Bir arkadaş sohbetinde şu soruyu sordum.

Zafer Algöz

Merkez Hakem Kurulu (MHK) ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), nasıl bir yapıdır? Kaç üyeden oluşuyor, bu üyeleri kimler hangi liyakat ölçülerine göre seçiyor, bu kurullarda görev yapan adamların futbol bilgisi var mıdır, futbol takımlarında kongre ya da divan kurullarıyla resmi bir üyelik bağlantısı var mıdır? Sanki devlet sırrı mübarek. Kimse kimlerden oluştuğunu bilmiyor. Öyle ya madem eşit şartlarda etki altında kalmadan kararlar aldığı söyleniyor. O halde neden kapalı kapılar ardında bir sır perdesiyle korunuyor anlamak mümkün değil. Çünkü cevabını merak ettiğimiz bu saçma sapan uygulamaların muhatabına sorularımız var. Diyelim ki hakem atamalarını yapan kurul 7-8 kişiden oluşuyor. Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine Ali Palabıyık veriliyor. İçlerinden tek bir vicdan sahibi demiyor mu? "Kardeşim bu hakem geçen sezon kupa maçını yönetti, maçın içine etti. Niye Ali Palabıyık? Bu ülkede başka hakem mi yok? Neden Galatasaray'ın 10 maçının 5'ini Halis Özkahya yönetiyor? Özgür Yankaya 2 yıldır hiçbir Fenerbahçe maçına verilmiyor. Bunları dile getiren yok mu?. Cevabı belli. Bunlar hiç konuşulmuyor. Kafalarına göre ligi nasıl dizayn etmek istiyorlarsa ona göre at koşturuyorlar.

Konya ile kupa finali oynadık. Adamlar her fırsatta sahaya atlıyorlar, yetmedi kelebek bıçak atıyorlar. Final mi oynuyoruz, savaşa mı geldik belli değil. Konya'ya 5 maç seyircisiz oynama. Beşiktaş'a da 1 maç veriliyor. Bize niye ceza vermişler merak ediyoruz tabii. "Efendim Beşiktaş taraftarları Konya tribünlerine bir şeyler atmış da o yüzden ceza almışız" Bak bak sen. Adaletinizi sevsinler sizin. Başakşehir maçında Fener taraftarı kaleci Volkan'ın koruduğu kaleyi "Ne alırsan 1 TL tezgahı" gibi dolduruyor. Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde yan hakem sahaya ve kafasına atılanlardan yere yıkılıyor maç duruyor. Daha ne olması gerekiyor? Kan revan yere mi yıkılması gerek? Dünya çapında dediğimiz Cüneyt Çakır hocam, ne şiş yansın ne kebap misali maçı iptal edip, Fenerbahçe lehine hükmen galibiyet kararı veremiyor. 3 metre önündeki buzz gibi penaltıyı gördüğü halde çalamıyor ve ihaleyi yan hakeme bırakıyor. Bu olay mesela Juventus-M. United maçında olsaydı emin olun Cüneyt hocamın da Avrupa kariyeri biterdi çoktan. İçeride başka, dışarıda başka maç yönetiyor diyorsak işte bu yüzden diyoruz. Sahaya istediğini atabilirsin bu ülkede. Galatasaray ve Fenerbahçe statlarında olursa sadece o tribüne 1 maç ceza veriliyor ama Beşiktaş olursa sahayı kapatıyorlar. Niye şaşırıyoruz ki? Van'da çocuklar üşümesin diye (önceden duyurulduğu halde) tüm stat atkı, bere, kaşkol, eldiven, ne varsa sahaya atılıyor. Alkışlanıp takdir edilmesi gereken, eşi benzeri yaşanmamış ve yapılmamış bir organizasyona bile ceza verdiler. "Efendim sahaya yabancı madde atılmış" Kimsenin "Küfür çok güzeldir" dediği yok elbette. Koro halinde küfre zaten para cezası falan veriyorsun anladık. Saha içinde ferdi küfürlerde niye çifte standart var. Volkan Demirel, Emre Belözoğlu, Katil Melo gibi adamlar yıllarca bu kaynaktan besleniyor ve taraftara şirinlik muskası dağıtıyor. Hangisine ceza verdiniz sorarım size? Gökhan Töre yanlış karar verdi diye reaksiyon gösteriyor, Bülent Korkmaz 4.hakeme ispiyonlayıp dışarı attırıyor. Şenol hoca da dayanamıyor iki laf saydırıyor. 4.hakem işi gücü bırakıp orta hakeme söylüyor tribüne gönderiliyor. (Sanki haksızlığa uğrayınca Jose Mourinho'nun ağzından bal damlıyor). Demek ki adam bizim hocamız olsa sürekli tribün cezası alacak. Adamlar toplu halde gazeteciyi dövüyorlar. Ertesi gün madiden bir barışma töreni. Anıta çiçek koyar gibi göstermelik ucuz oyunlar. İş tatlıya bağlanıyor. Ama Babel arkasından gelen görmediği adamın omuz hizasına kadar ayağını kaldırdı diye hem kırmızı kart hem de 2 maç ceza alıyor. (Sanki öldürmeye teşebbüs etmiş) Ceza 1 maça inince mart kedileri gibi feryat ediliyor. Caner'e ceza vermek için yönetmelik değişiyor. Maçta oynamayan oyuncular tribünde akreditasyon kartı yok diye savcılığa gidip ifade veriyor. Böyle saçmalığa dünyanın her yerinde insanlar afedersiniz ama kıçıyla gülerler. Tosic'i, Talisca'yı tanımak için illaki boynunda trafik plakası gibi tabela mı olması gerekiyor? Ama amaç başka tabii. Bu ülkede klasik değişmeyen bir kural var. HİÇBİR BAŞARI CEZASIZ KALMAZ. Kıskançlık ve çekememezlik hep devreye giriyor. Başarılı olanı takdir etmek yerıne çamur atmak çelme takmak, 5 yılda Beşiktaş'ın Avrupa'da ve Türkiye'de nereye geldiğini görüyorlar. Yönetimi, taraftarı ve futbolcularıyla ligin "Tek büyük Beşiktaş" etkisiyle sarsılması işlerine gelmiyor. Beşiktaş Avrupa'da başka Türkiye'de başka oynuyormuş. Bundan daha doğal ne olabilir ki? Çünkü orada bize çelme takmaya çalışan PFDK yok, MHK yok, Ali Palabıyık yok. Orada da kurullar, kurumlar, hakemler var elbette ama bizim liglerimiz de olduğu gibi böyle kafalarında şeytanlıklarla ortalıkta dolaşanlar yok.

Şimdi diyorlar ki Video Hakem Uygulaması'na geçelim. Olur geçelim tabii ama ülkede yabancı sınırı kalksın diye yıllarca yırtınanlar Beşiktaş yapılanmasını görünce şimdi tam tersini söylüyorlar. Video hakem uygulamasıyla Beşiktaş'ı doğramayı hakemlik sananların foyası da ortaya çıkacak ve hakemlikleri bitecek diye ona da itiraz gelir merak etmeyin. "Efendim maçın hızı kesiliyor, hakemler cesur karar veremiyorlar vaz geçelim" Ne yaparsanız yapın yükselişimizi durduramayacaksınız! Sezon başından beri "Yok stadın çatısını yapanlar parasını alamamış, yok Fikret Orman şunu demiş bunu demiş, Şenol hoca milli takıma gidiyormuş ,soyunma odasında karate müsabakası olmuş ,Lens, Medel, Negredo herkese küsmüş" Sallayın durun. Nasıl olsa yalanın dolanın vergisi de yok, KDV'si de yok. BEŞİKTAŞ'IN BÜYÜK TARAFTARI ortada oynanan tezgahın çok iyi farkında. Sezon başından beri çok şeyi biriktirdik. Başkanımız Fikret Orman, hepimiz adına bunlara gereken cevabı verdi. BEŞİKTAŞ DENEME TAHTASI DEĞİLDİR. Şu andan itibaren oynadığımız 2 lige de aynı ciddiyetle asılmaya yine devam edeceğiz. Alanya maçını sadece kazanmakla kalmadık. Üzerimizdeki ölü toprağını attık ve Negredo'yu kazandık. Şimdi tüm enerjimizi Monaco maçına yoğunlaştıracağız. Bu maçtan alacağımız 1 puan bile Şampiyonlar Ligi'nde üst tura geçmek demek. Bunu başaracak gücümüz ve inancımız var. Avrupa vitrininde herkesin çekindiği, takdir ettiği, saygı duyduğu Beşiktaş'ımızı daha yükseklerde göreceğiz. Önce çıkış biletimizi alalım sonrası kolay. Yine hep birlikte lig yarışında 3'lük serilerle yükselişe gececeğiz. Futbolu yönettiğini sanan bazı nifak tohumlarına inat havada, karada, denizde, bu alemde göreceğiniz her yere, "ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ, EN BÜYÜK BEŞİKTAŞ" yazacağız.

Bu güzel günde Cumhuriyet'imizi kuran EN BÜYÜK BEŞİKTAŞLI ATATÜRK'e ve dava arkadaşlarına saygı ve minnetle. Bayramımız kutlu olsun. SİYAAAAAHHHH!!!

Zafer Algöz / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 12 8 2 2 13 26
2 Medipol Başakşehir 12 8 2 2 9 26
3 Beşiktaş 12 6 4 2 7 22
4 Kayserispor 12 6 4 2 5 22
5 Fenerbahçe 12 5 5 2 8 20
6 Demir Grup Sivasspor 12 6 1 5 -1 19