Sistem

Yok 4-4-2 ya da 3-5-2 gibi bir şey değil bu sistem. Düzen de denebilir ama yanlış anlaşılabilir. Evet bu sistem başka sistem ve çarklarını döndürmeye başladı.

Bülent Bilirgen

Ülkemiz futbolunda bir Beşiktaş gerçeği yaşanıyor özellikle son iki - üç yıldır. Arsenal’e kafa tutup dönerken veriyor sinyallerini. Sonrasında gidiyor Tottenham karşısında takır takır oynuyor. Dönüyor başlıyor ligi sürklase etmeye, açık ara futbol farkı atıyor. Yetmiyor Şampiyonlar Ligi’nde ilk sene hakem şikesi ile elenip Avrupa Ligi’ne son sekizde son penaltı ile veda ediyor. Bu arada sürklaseye devam ülke içinde. Bu sene de 6 puan başlangıcı ile Devler Ligi’ne merhaba diyor. Yazının sonundaki küçük örnekle de pekiştirileceği gibi Beşiktaş aynı 2004 yılında yaşadığı sistem saldırısının benzerini yaşamakta. Takımın oyuncuları pırıl pırıl. Tecrübe paçalardan akıyor. Yedek kulübesi diye bir kavram kalmamış. Taraftarı kendine güvenli. Teknik heyet ne yaptığını biliyor. Eleştirilerimiz olsa da yönetimde süreklilik ve başarı mevcut. Stat yapılmış, gelirler geçmişe göre çok daha fazla. Sinema filmleri, diziler, dünya medyası dilinden Beşiktaş’ı ve muhteşem atmosferini düşürmüyor.

Peki sistem buna nasıl tepki veriyor? Bu cevabı bulmadan önce işe etrafımızı tanımakla başlamalıyız. Ne yazık ki haset kavramı tüm benliğimizi saran, yüzyıllardır bu topraklardan atamadığımız bir olgudur. Çok hasetliyizdir vesselam. Ve onu bünyeden atacak bir soda bir karbonat tipi destek ürün geliştirilememektedir. Aslında panzehiri eğitimdir ama konuyu okuyan okumayan ayrımı mı yapıyorsun (eğitimi sadece okuldan ibaret görenlere) polemiklerine muhatap olmadan kapatalım. İşte sistem, bünyedeki zehri bir silah gibi kullanır. Memlekette biri gaza basıp öne fırladımı peşinden onu oklayan çok olur. Tutturur tutturmaz ama ok oktur. Her gün bir şey patlatılmak isteniyor kulüp hakkında. Şenol hocanın milli takımından başladı, bugüne kadar programlı bir şekilde sistem çalışıyor. Kadıköy’de bir maç oynadık rezalet ötesi. Ne oldu iki haftada unutturdu sistem bize. Rakip takım yöneticisi hırsız benzetmesi yaptı kulübün tepesindeki insana. (Sonra kendine yakışan ‘’R’’ sini yaptı o ayrı) Öbür tarafta ezeli rakiplerden koyu sarı olan çok sessiz. Atmışlar ön plana açık tarafı onların yaygarası ile alttan alttan gidiyorlar. Beşiktaş’a verilen 50 milyon, TV’lerde bangır bangır olurken GS’nin silinen 300 milyon vergisi altyazı bile geçmiyor. Daha hakem operasyonuna girişmediler üstelik. Takımlarını beğenmekle birlikte, bu başarı sürdürülebilir mi, değil mi emin değiller henüz. 50 milyon demişken şimdi ağızlarda bir lakırdı. Neymiş Ampute Milli Takımı’nın maçından sonra Cumhurbaşkanının yaptığı konuşmaya Fikret Orman cevap verecekmiş. Tabii ki taraftar ister, başkan çıksın desin ki “50 milyon, 10 yıllık ödeme ile Spor Toto sponsorluğundan aldık. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler ama stadın maliyetinin küçük bir kısmı budur. Devamını da şuradan şuradan aldık.” Ama günümüz koşullarında zor bunu söylemek. Evet, bu zor ama bunu yapmadı diye rakibinle gizli gizli dalga geçmek büyük aymazlık bence. Gizli gizli diyorum çünkü kimse de çıkıp şunu şunu demeliydi Fikret Orman diyemiyor. Neyse ki büyük Beşiktaş taraftarı kime ne kadar inanacağını kime ne not vereceğini gayet iyi bilmekte. Tüm bunların üstüne bir de stadın çatıcısı çıktı. Yok şöyleymiş yok böyleymiş. İşin acı tarafı bu haberi yapan medyanın karşı tarafı arayıp, “hakkınızda böyle bir iddia var, ben bunun haberini yapacağım, siz ne diyorsunuz?” diye sormuyor olunması. Tek hedef tekere çomak sokmak. Akılları sıra Fikret Orman’a saldırarak bu ortamdan prim yapacaklar. Bunun için tüm maşalar kullanılıyor. Ee ne dedik sistemin çocukları iş başında.

Peki Beşiktaş ne yapmalı.? Her şeyden önce taraftar sakin kalmaya, takıma güvene ve desteğe devam. Şampiyonluk gelir mi gelmez mi bilemem ama sakin kaldıkça karşı tarafın kuduracağına eminim. Sosyal medya çok büyük bir güç. Artık vur kafasına al ağzından lokmayı işi yok. Sistemin işi artık daha zor. Mesela, TV’lerde boy boy TFF’yi eleştiren Beşiktaş’ı kayırmakla suçlayan yöneticinin 2004 yılında aldıkları şampiyonlukta TFF’de ne görevde olduğu şak diye konuyor masanın ortasına. O zaman, Ocak ayında transfer edilen oyuncunun (Nobre) ilk sezona ait iptal maçında (FB-Rize) oynatılmasına (maç sonucu 3-1, Nobre 2 gol) göz yuman hukukçu olduğu şırak diye vuruluyor yüzüne. Gizli saklı oyun yok artık. Sadece kendileri çalıp kendileri oynar hale geliyorlar.

Sırf bu yüzden işte umutlu olmaya, sakin kalmaya, çalışmaya, dürüstlüğe, saygıya devam. Sistem de bir gün gelecek yenilecek. Unutmayalım namağlup tek şampiyon var.

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 8 7 1 0 14 22
2 Göztepe 8 5 1 2 5 16
3 Teleset Mob. Akhisarspor 8 5 1 2 4 16
4 Medipol Başakşehir 8 5 1 2 2 16
5 Fenerbahçe 8 4 2 2 5 14
6 Beşiktaş 8 4 2 2 4 14