Kartal aşkına

Beşiktaşımız, Şampiyonlar Ligi’nde tarihinin yine önemli bir maçına çıkacak. 2 gün önce ezeli rakibimiz ve ligin 8. sırasındaki Fenerbahçe’yle Türk futbol tarihinin "yine" rezalet ve skandallarla dolu bir derbisine şahit olduk.

Zafer Algöz

Hep aynı senaryo tekrarlandı, sadece bazı aktörler değişikti o kadar. Yine kişileri hedef alan ana -avrat çoluk çocuğuna kadar küfür, gerginlik, sahaya atılan maddeler, devre arasında soyunma odaları koridorlarında bu işi meslek edinmiş bazı yöneticilerden hakeme ayar vermeler, verilen ve verilmeyen penaltılar, kırmızılar, sarılar, 75 cm geriden gelene ofsayt kaldırmalar… Biz zaten özellikle Fenerbahçe maçlarında futbolun sahada oynanmadığına tanık olduk hep. Sadece biz değil, herkes gördü. Hatta futboldan anlayan gerçek vicdan sahibi Fenerbahçeli arkadaşlarım bile gördü. Onlara helal olsun diyorum. "Yahu size karşı senenin bize göre en iyi mücadelesini veriyorduk. Adam yaranacağım diye emeğimizin içine etti." İnanın bunu delikanlı gibi dile getiren Fenerbahçelilere teşekkür ediyorum. Ama ne olursa olsun kazanalım da gerisini boş ver." diye düşünen Mahmut Uslu gibi düşünenleri de zaten hiç takmıyorum kusura bakmasınlar.

“Bu maçın telafisi var. O, 3 puan başımızın gözümüzün nazarlığı olsun aldınız cebinize koydunuz. Ama Bizim derdimiz Palabıyıkla. Yardımcılarıyla beraber Türkiye’nin 100 yıldan fazla tarihi olan iki büyük takımının mücadelesini katlettiler. Maçın kaderini değiştirdiler. Maçın önüne geçtiler. Böylesine utanılacak rezalet ve taammüden cinayet sebebi bir yönetim biçiminin cezası 6 hafta dinlendirmeyle örtülemez. 1 sene önce adam Türkiye Kupası maçında zaten elleriyle sonucu değiştirmiş, 2 saniyede 4 kırmızı kartlık dalan RVP'yi değil, Tosic’i atmış. Adamın elleriyle avuçladığı billur kebabını görmemiş. Yani sonuca etki etmiş. Sonra kalkıp 2 hafta önce tekrar provaya çıkarıyorsun. Karabük’te Tosic’e dk 4'te ilk sarı, sonra da ilk fırsatta kırmızı. Yetmemiş tekrar karşımızda 1 hafta sonra hem de Fenerbahçe derbisiyle. Yok canım artık dedik şaka galiba. Ne bulunmaz bir hakemmiş. Hep karşımızda yaptıkları da zaten hala akıllarda. Şimdi duyduk. 6 hafta dinlendirilecek ve sezon sonuna kadar bizim maçlarda olmayacak. Yani arkadaş deşifre oldu. Şimdi yeni bir tetikçi mi yetiştirilecek?

MHK Başkanı Sn. Yusuf Namoğlu’na bir çift sözüm olacak. "Bakın, Ali Palabıyık ve 75 cm’lik pozisyona bayrak kaldıran yardımcısı Satman, derhal hakemlikten atılmalıdır. Türk Futbol Hakemlik mesleğine ihanet edip ağır bir darbe vurdular. 6 maç dinlenecek de ne olacak? Beşiktaş’ın rakiplerinin maçını yönetecek. Sizce başarılı mı olacak? Hayır. Yine hatalar ve doğramalar yapacak. O zaman yine kıyamet kopacak. Rakiplerimizle puan farkı açılmasın diye eyyam yaptı diyeceğiz. Yapar mı yapar? Tam tersi olunca bu defa şampiyonluk yarışındaki takımlar haykıracak. Beşiktaş’a karşı gebe kaldığı için onlara yaranmak için penaltımız verilmedi. Golümüze ofsayt diyerek emeğimize kan doğradı. Yani işin özü Beşiktaş’a yaptıkları için değil, Türk futbolunun ve hakemlik mesleğinin içine ettikleri için 6 hafta falan değil, yardımcısı Satman ile birlikte ebediyen dinlendirin. Düdüğü, kartları, kokartları, bayrakları bunların elinden alın. Hala 6 hafta dinlendirirsek sular durulur. Beşiktaş taraftarı unutur diyorsanız, Beşiktaş’ta zamanında Belediye Başkanlığı yaptığınız için çok daha iyi bilirsiniz. Beşiktaş taraftarı böyle bir hakemi hayat boyu unutmaz, Papila’yı unutmadığı gibi. O yüzden başkanı olduğunuz kurumun haysiyeti, onuru, adaleti size emanet. Ya bu emanete sahip çıkın gerekeni yapın ya da Zekeriya Alp gibi istifa edin. Bu işin peşini bırakmayacağız onu da saygılarımla arz ederim Başkanım.

Şimdi gelelim en önemli mevzuya. Bu akşam HERKES MAÇA GELSİN. Gelemeyecek olan lütfen yerini birine devretsin. Tek bir koltuk bile boş kalmamalı. AMAN DİKKAT! Maçın saati çok geç. O yüzden erkenden bağırıp çağırıp stada lazım olan enerjiyi boşa harcamayın. Sadece 2 saat o stadı yıkın. Gerisini Beşiktaşımıza bırakın. Sahaya yabancı madde atmaya çalışan sahaya atlamaya kalkan içeride meşale ya da ses bombası, maytap gibi dallamalıklar peşinde olan varsa harbiden dövün güvenliğe ellerinizle teslim edin. Buna kim teşebbüs ederse BİLİN Kİ BEŞİKTAŞLI DEĞİLDİR. Geçen yıl da muhteşem başladık ama sonunu getirmeye Kelfantino mafyası izin vermedi. Napoli’yi orada yenerek başladık ama sonunu getirmemize engel oldular. Şimdi ikinci defa aynı şansı yakaladık. Porto'yu silkeledik, üç puanımız var. Şimdi Leipzig maçından ne olursa olsun üç puan almalıyız. Bunu başarırsak hem gurubumuza hem de Türkiye’ye bir kez daha göstereceğiz.

Porto maçından önce basın Tolgay'a "Porto’dan çekiniyor musunuz?"diye sorduğunda ne güzel cevap vermişti. "Biz Beşiktaşız, kimseden çekinmeyiz, her maçı kazanmak için oynarız." Şimdi de öyle olacak. Eğer taraftar her zaman olduğundan farklı desibellere doğru işi tırmandırırsa coşarsa ve coşturursa (Ki eminim yine öyle olacak) Beşiktaşımızı tekrar bağrımıza basacağız. Nefesimiz Karakartalı ateşleyecek. Haydi Beşiktaşım Kartal aşkına, Allah aşkına… Vurduğun gol olsun Beşiktaşım. SİYAAAAHHHHH...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 8 7 1 0 14 22
2 Göztepe 8 5 1 2 5 16
3 Teleset Mob. Akhisarspor 8 5 1 2 4 16
4 Medipol Başakşehir 8 5 1 2 2 16
5 Fenerbahçe 8 4 2 2 5 14
6 Beşiktaş 8 4 2 2 4 14