En güzel Beşiktaş’ın çocukları sever

Hayat neden mi Beşiktaş’la güzel? Çünkü Beşiktaş, hayatın ta kendisidir.

Melike Ulus

Hırsı, başarıyı, bağlılığı, insanlığı ve sevdayı barındırır. Nerde bir güzellik varsa Beşiktaş hep içindedir. Nerde bir kanayan yara varsa oraya parmak basandır. Nerde bir çığlık varsa o çığlığa kulak verendir. Yani Beşiktaş sadece bir spor kulübü değil, duygularla yoğrulmuş bir oluşumdur.

Sosyal medyada bu hafta 22 saniyelik bir video yayılmaya başladı. Diyarbakır’dan kelebek hastası yavru kartal Cumali ben bir şey istemiyorum, sadece Beşiktaş’ın maçını izlemek istiyorum diyordu bu videoda. Kayıtsız kalmak mümkün değildi yavru kartalın gözlerine, yüreğine. Taraftar seferber oldu ve çağrıyı en üst makamlara duyurdu. Cenk Tosun önderliğinde Cumali Diyarbakır’dan kartal gibi uçuruldu getirildi. Ve Beşiktaş, hepimizin bildiği yüce gönüllü Beşiktaş, Cenk abisiyle seremoniye çıkartırken sadece Cumali’nin kalbini yerinden oynattırmadı, tribünde ve ekran başındaki herkesin yüreğini yaktı kavurdu. Dünyayı verdi Beşiktaş bu güzel çocuğa, en azından bir günlüğüne.... Ve bir kez daha gördük ki en güzel Beşiktaş’ın çocukları seviyor ve sevindiriyordu.

Oysa daha bir gün öncesinde Başakşehir tribünlerinde, üzerindeki Trabzonspor formasını çıkartılan çocuğun üzüntüsünü görmüştü bu gözler. Taraftarlığın insanlığa yenildiği dakikalardı işte onlar. Çocuk kalbinin temizliğini göremeyenlerin hadsizliğiyle bozuldu ordaki renk ahengi!!! Kimin eline ne geçti bilmem ama yapanın yanına kırılan bir çocuk kalbi kar kaldı!

Dönelim güzel Beşiktaş’a...

Maestro yok, Tosic yok ve rakip, kupayı verdiğimiz Konyaspor. Ama korku yok, telaş yok. Çünkü artık Beşiktaş’ta takım olgusu oturmuş durumda. Şartlar ne olursa olsun kazanmaya odaklı, Şenol Hoca’nın kadro kuruşuyla olanın olmayanı pek de aratmadığı bir takım. Hele ki kendi evinde, efsane tribünlerin önünde kaybetmek ekstra başarı ister! Bir de üstüne üstlük Porto deplasmanından şahane bir sonuçla gelip o moralle maça çıkmak, kazanmak için tek neden bile olabilir. Nitekim de öyle oldu, kolay oldu...

Medel sanki Beşiktaş’ın defansında onlarca maçından birine çıkmış gibi uyumluydu. Pepe’nin kalitesini biz değil zaten kendisi konuşturuyordu. Atiba’nın kendini artık yeniden bulması, Caner’in çalışkanlığı ve Quaresma’nın bitmek tükenmek bilmeyen hırsı ve de yadsınamaz yeteneğiyle Konyaspor’a Vodafone Park dar edildi.

Ama biri var ki, çalışmakla, istemekle, sabırla neler yapılabileceğini gösteriyor bize. Öyle başarılar sergiliyor ki, bu takımın yedek forvetidir diyenlerin maç öncesi kurduğu takımın ilk 11’inde yer alyor. Öyle goller atıyor ki, devler liginde haftanın golü seçiliyor. Bunları öyle istikrarla yapyor ki, benim ilk 11’ime de adını ben değil, kendi yazdırıyor! Ve bu denli başarı öyküsünden sonra üstad Zafer Algöz’e verdiğim sözü artık tutup, 3. forvettir dediğim için Cenk Tosun’dan özür diliyorum.

Şimdi gönlün tek dilediği şey haftayı da böyle kolay atlatmak. Bizi bize bırakırlarsa elbette fazla zorlanmayız, yeter ki 11’e karşı 11 kişi oynayalım!

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27