Söz gümüşse...

Ne güzel bir atasözümüz var değil mi? "Söz gümüşse sükut altındır."

Zafer Algöz

Her sezon öncesi olduğu gibi yine anlayan anlamayan sallamaya başladı. Beşiktaş çok kötü, hocayla yönetimin arası bozuk, Quaresma'yı dışarı almaktan korkuyorlar, Tosic'le olmaz, Cenk yeterli değil, yeni transferler küskün. Nasıl olsa palavranın cezası ve KDV'si yok sallayın gitsin. Mario Gomez'i aldık. Adam sakatmış boşuna aldılar diye yaygara yaptılar. Gelir gelmez formayı alamadı diye bu defa Şenol Hocayı gergefe aldılar. İstemediği adamı aldılar diye oynatmıyor. Oysa hoca tam olarak hazır olmasını ve uyum sürecini bekliyordu. Sonuçta M.Gomez şampiyon kadronun golcüsü oldu ve kariyerinin en parlak dönemini Beşiktaş'ta yaşadı. Sonraki yıl Aboubakar geldi. Nereden buldular bu adamı işe yaramaz dediler. Adam gitti ülkesini Afrika şampiyonu yaptı, devamında müthiş bir çıkış yakaladı ve takımına geri döndü. Şimdi 25 milyona al bakalım alabilirsen.

Bu sene de aynı tatava. "Negredo, Medel, Lens kulübede oturacaksa neden aldınız?" Elbette oynayacaklar. Süs olsun diye alınmadı bu adamlar. Efendim Şenol Hoca demiş ki:"Benim haberim yok transferleri yönetim yapıyor" Siz şimdi 2 yıldır şampiyon olan bu takımı hocanın haberi olmadan yönetim mi yaptı sanıyorsunuz? Komiksiniz. Hocanın dediğini de yanlış anlıyorlar. "Takıma gelecek başka adamlar var mı?" sorusuna verdiği cevabı evirip çevirip yönetimle arası bozuk demeye getiriyorlar. Erman hoca her zaman olduğu gibi almış eline T cetvelini estiriyordu. "2-3 maç sallansın Şenol'u gönderirler" Gülmekten koltuktan düştüm. Sezon başından beri rezalet top oynayan ve Vardar ovası idman yurduna 2 maçta yenilip elenen Fenerbahçe'nin hocasına laf yok ama Beşiktaş olunca sallayın gitsin. Allah'tan Beşiktaş'ımızı akıllı adamlar yönetiyor da içimiz rahat.

Sezon başından beri takımları izliyorum. Sezonu çok erken açtıkları için, Başakşehir, Galatasaray ve Trabzonspor yüksek tempoda oynuyorlar ve göze hoş geliyor. Ama sezon dediğin 3-5 hafta değil, aylar sürüyor ve bu uzun maratonda kuvvetli olan ayakta kalıyor. Tabii ki puan kayıpları da olacak. Bir takımın tüm maçlarını kazanması görülmüş şey değil. Ama her takılmada her aksi durumda sadece Beşiktaş'a yüklenmek sadece söz cambazlarının işi. Bırakın konuşsunlar. Yapabilenler yapar. Yapamayanlar da anlatır.

Bursa maçına çıkarken yeni transferleri 2.yarı oynatır diye düşünmüştüm. Nitekim Şenol hoca da öyle düşünmüştü ama evdeki hesap çarşıya uymadı. G.Gönül'ün acil olarak dönmesi gerek. Onun yedeği Beck ne yazık ki lige kötü ve formsuz başladı. Hoca da tedirgin olduğu için ters ayaklı da olsa tecrübesine güvenerek Adriano'yu oynattı. Ama maçın sonlarına doğru sakatlanınca ilk değişiklik hakkımızı sakatlık yüzünden kullandık. Yerine Beck girdi. Girer girmez de sarı kart gördü. Şimdi 2-1 öndeyken 2. sarıdan kırmızı görse ne olacak? Onun tedirginliği yüzünden kalan 2 oyuncu hakkımızı daha geç kullandık. Oyunu kontrole alıp 2-1'e bağladık. Maç biter bitmez arkadaşım Kel Aziz aradı Fransa'dan. "Ne oldu maçımız?" diye. 2-1 kazandık bil bakalım kimler attı golleri dedim. Yedekleri bile saydı ama tutturamadı. Tosic ve Atiba attı dedim. Kahkahalar attı yok daha neler diyerek. Şimdi bardağın boş tarafından bakanlar şöyle diyor. Nerede bu takımın golcüleri, takımı defans oyuncuları mı taşıyacak? Ama ben öyle düşünmüyorum. Büyük takımın golcüleri varken defans oyuncuları eğer tabelayı değiştiriyorsa. O takımdan korkulur. Siz de korkacaksınız tabii. Daha 3 hafta olmuş vıdık vıdık adam gömüyorlar. Cenk golcü değilmiş. He he haklısınız. Siz böyle salladıkça Biz yine şampiyon olacağız.

Cenk koca maç 2 pozisyon bulabildi. Birini direk diğerini kaleci çıkardı. Önemli olan pozisyona girmesi zaten. Bursa'ya olmadı ama yarın Fenerbahçe'ye, öbür gün Galatasaray'a atarsa utanmayacak mısınız? Benimki de laf mı yani. Adamlarda utanma olsa daha 3.haftadan başlayıp böyle sallamazlar zaten değil mi? Dün gecenin yıldızı Tosic oldu. Gol attığı için değil. Müthiş mücadele ettiği için. Gladyatör gibi savaştığı için. Eskiden eleştirdiğimiz canlı bomba halinden eser yoktu. Pas yüzdesi çok iyiydi. Attığı uzun toplar isabetliydi. 2.yarı 2 kişinin arasındaki Cenk'e attığı top şahaneydi. Takıma stoper gelecekse. Benden iyi olmalı diyerek çıtayı yükseğe koydu. Bravo Tosic. 2.Yarıda Babel ve Atiba da düzelince daha rahat oynadı takım.

Oğuzhan takımın kaptanı ve 10 numarası. Sorumluluğu çok büyük. Oynadığı mevki asla kötü ve vasat oyunu kaldıramaz. Elinden geldiğince iyi niyetle didindi durdu. Ama fiziki yorgunluğu çok belliydi. 2.yarının başında Babel'in önüne attığı derin topa Bursalı oyuncu 3 metre geriden gelip yetişti. Diğerinde ise hafif bir omuzla kendini yere bıraktı. Oğuzhan'ın bu milli takıma davet meselesini çok takmaması lazım. Dün akşamki performansıyla Luce'nin yerine Ozi bile karar verse. Emin olun kendini bile yazmazdı milli takıma. Diyorlar ki Ozan Tufanı nasıl aldılar. Ozan zaten vasat ve vasatın biraz üstü top oynayan hamal oyuncu gurubuna girer. Oğuzhan öyle değil. Oynadığı yer vasat olmayı bile kaldıramaz. Henüz hazır değil zaten gözle görünüyor. Şenol Hoca onu maç esnasında sabırla 90 dakika oyunda tuttu. Tolgay girmeli diyorduk ama Quaresma'yla değiş tokuş yaptık. Yeri gelmişken yine bıkmadan usanmadan yazacağım. Quaresma'nın oynama aşkına, Beşiktaş sevdasına, rabonasına, trivelasına duran top kullanmasına lafımız yok elbette. Ondan beklediğimiz takımı hızla ileri taşıması ve içeriye top kesmesi.

İlk yarı birebir adam geçmekte zorlandığı gibi. Talisca için penaltı sayılacak yerden topu alıp kullanmasına hiç gerek yoktu. Bir kaç pozisyonda attığı deparlara top gelmeyince sinirlendi İnşallah sinirlenip bizi eksik bırakmaz diye düşündüm doğrusu. Maç genelinde iki şeye anlam veremedim. Quaresma-Tolgay değişikliğine ve Bursaspor'un 10 numarası Batalla'nın bu kadar boş bırakılmasına. Maçın hakemi Mete Kalkavan da çok formsuzdu. Beşiktaş'ı kolluyor diyenlerin çok etkisinde kalmış. Ayağını tehlikeli kaldırdı diye Adriano'ya ucuz bir sarı gösterdi. Talisca'nın sol kasığına sezon kapattıracak sertlikte gelen tekmeyi göremedi. Tam da gözünün önünde oldu. Kafadan kırmızı verse kimsenin gıkı çıkmaz. Sarı bile göstermedi. Üstelik Bursaspor'un oyunu her fırsatta yavaşlatmasına ve zamandan çalmasına seyirci kaldı.

Sonuç olarak sevgili Beşiktaşlılar. Ligin henüz başındayız. Bırakalım felaket tellalları her yıl olduğu gibi vıdık vıdık konuşsunlar. Önümüzde milli maç arası var ve üstelik Türkiye'nin en iyi kadrosu ve taraftarı ve de hocası bizde. Maç sonunda bir arkadaşım da şöyle söyledi; "Yahu sizin stat şahane ama zemin çok yumuşaktı (Bence de doğru) Şu yan toplar olmasa gol atamazsınız." Zemin yumuşak ve oturmamıştı doğru tabii. Ama futbolda gollerin yarısından fazlası yan toplardan oluyor. Ne yapalım yani. İsterseniz Beşiktaş şampiyon olmasın diye tüm yan topları yasaklayalım mı?

Henüz maratonun başındayız. Her zaman olduğu gibi taraftarımız ve camiamızla tek yürek olup yine şampiyon olacağız. İstediğimiz tempoyu 2-3 hafta içinde yakalayınca maçlarımızda su değil, oksijen molası isteyecekler. 2 yıl karada ve denizde yazdık. 3.şampiyonluğumuzu da göklere yazacağız, ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ diye.

SİYAAAAHHHHH

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 12 8 2 2 13 26
2 Medipol Başakşehir 12 8 2 2 9 26
3 Beşiktaş 12 6 4 2 7 22
4 Kayserispor 12 6 4 2 5 22
5 Fenerbahçe 12 5 5 2 8 20
6 Demir Grup Sivasspor 12 6 1 5 -1 19