Zurnanın zırt dediği yer

Normal şartlarda Beşiktaş futbol takımı bu kadrosu ile ligi domine eder. En yakın rakibine en az 15 puan fark atıp şampiyon olur.

Bülent Bilirgen

Bakmayın o onu aldı, bu bunu aldı, yok o takım proje takımı, yok berininkinin 50. Yılı falan hikayelerine. Tabi ki spordur mücadele olur ama sonunda en iyisi kazanır ki bu takım hala Beşiktaştır. Fakat başta ne dedik NORMAL ŞARTLARDA.

Yazının bundan sonraki bölümü altını çizerek söylüyorum kesinlikle ve kesinlikle , dolduruş ve gaza getirme içermemektedir. Sadece durum tespiti yapıp bu sayfayı ziyaret eden tüm değerli Beşiktaşlı dostlarımıza telkin amaçlanmaktadır. Strateji belirleme konusunda da kafalara bir iki fikir getirir umarım. Yani okuyup da kendi kendine dolan olur ise yarıda kesebilir.

Öncelikle durum tespitimiz yapalım. Son 2 senedir şampiyon olan ve puan farkına yansımasa da araya baya baya kalite farkı koyan bir takım var ortada. Rakiplerin kah kötü yönetimleri kah tecrübesiz oluşları ve her şeyden öte kadro yapıları yüzünden (bana göre) çok rahat gelmiştir bu iki şampiyonluk. Ezeli rakipler 3 Temmuz şike sürecinden sonra daha bir kuzu olmuş saha dışı olayların içeriyi etkilemesi bir tık daha zorlaşmıştır. Ama yine de uzanamadıkları ciğeri kötü göstermek adına şampiyonlukları hakemler sayesinde aldınız diyen meczuplar da yok değildir ki bunlara da bir şey yapamazsın. Evet son iki senenin kısa özeti bu aslında. Şimdi ise geldiğimiz yer aynen deyimin dediği gibi "Zurnanın Zırt Dediği Yer". Hemen sizleri yormadan Türk Dil Kurumu anlamını da buraya yazayım; Yapılmakta olan işin en hassas, en önemli, en can alıcı noktası.

Her ne kadar spor kulüpleri de olsa toplumsal olayların merkezinde kalındığından dolayı siyasi gelişmelere ve bazı olaylara ucundan da olsa girilmekte. Spora siyaset karıştırılmaması gerektiği kesin olmak ile birlikte günümüzde belediye takımları ve başarıları, federasyon kurullarının seçimi ve yönetim biçimi, statların kulüplere kimler ve hangi kurumlar tarafından yaptırıldığı gibi kavramlar düşünülürse sporun siyasal erkin kucağında oturduğunu söylememek biraz ayıp olur.

Beşiktaş kulübü ise öyle bir dönemden geçti ki bir taraftan toplumsal olaylar karşısında en büyük taraftar grubunun duruşu sebebi ile saldırıya uğrarken diğer taraftan devlet büyükleri ile iyi geçinip stadını kazasız belasız bitirme becerisi gösteriyordu. Sayın başkanın duruşunu kişisel olarak eleştirebilirim ama bu süreçte kulübe yapmış olduğu katkı takdire şayandır. Tüm bu sürecin sonunu yukarı da bahsettiğim 2 şampiyonluk eklenince gördük ki olaylar başka bir hal aldı. Evet arkadaşlar artık rakiplerimiz sadece İstanbul’un sarıları değil hepsinin belli ortak desteklerinin olduğu Başak, Konya, Trabzon, Antalya vb.'lerdir. Tabi bu lafları ederken eski zamanlarda olan saha içi desteklerin bundan sonra kör gözüm parmağına şeklinde olacağına inanmıyorum. Olsa idi geçen sene Başakşehir şampiyon yapılırdı. Burada amaçlanacak olan, kulübün dengesi ile oynamak ve kendi kendini imha sürecine girmesini sağlamak olacaktır kanımca. Örnek mi? 1453 gurubunun kuruluşunu ve GS maçındaki olayları kimse unutmasın. (Allah'tan taraftar önemli bir ders almış ki Konya maçında sakin kaldı, bravo) Daha dün çakma filozof dedikleri Şenol hocamızı dünyanın en önemli Teknik Direktörü yapıp milli takıma getirmek istediler ki kurulan yapının temeline bir saldırı idi. Yada başkanın dünkü sadece ve sadece kulübünü koruyan açıklamalarını çarpıtıp ‘’ama olur mu öyle şey çok ayıp mutlaka ceza almalı’’ demekteler.Hem de, sahaya atlayıp ve trilyonluk dünya yıldızlarına bıçak gösteren binlerce taraftarını görmezden gelerek. Kabul edelim ki , bu oyunlar şekil değiştirerek devam edecek şimdiden hazır olun. Sahneye kah son kozunu oynayan Aziz Yıldırım, kah evi, arabayı, araziyi satarak kadroya yatırım yapan Dursun Özbek çıkacak. Biri öbür taraftan 50. Yılım bana destek verin diyecek Ankara’yı su yolu yapacak bir diğeri belediye seçimleri öncesi son PR’ını Başakşehir futbol takımı üstünden yapacak. Yani anlayacağınız olacak da olacak.

Gelelim yazının zırt dediği yere. Bu şartlar altında herkese ayrı ayrı görevler düşüyor. Başkan daha sakin ama kararlı durmaya devam etmeli. Yönetim ile beraber bu dakikadan itibaren üçüne beşine bakmadan sınırları içinde alabilecekleri maksimum oyuncuyu bir an önce almalılar. Artık zaman parayı değil itibarı düşünme zamanı. Taraftar yani bu yapının kilit unsuru. Her şey bu kitlenin yarattığı hava ile şekillenecek bu sene. Hem sesi hem klavyesi çok belirleyici olacak tribünlerin. Hiçbir taşkınlığa girmeden hiçbir dolduruşa kapılmadan bugüne kadar gösterilen destekten çok daha fazlasını vermek zorunda. Kesinlikle ama kesinlikle küfürsüz, yabancı maddesiz ama çok agresif ve kulakları sağır eden bir stadyum ortamı yaratmalı. Sosyal medyada (ki çok başarılıyız) araştırmaya, saldırılara cevap vermeye gerektiğinde hücum edip baskı kurmaya devam. Tüm bu unsurlar görevlerini eksiksiz yerine getirdikleri takdirde kimse merak etmesin ki teknik heyet ve futbolcu grubu sahada işlerini her zaman ki gibi yapacaklardır.

Metin’i Ali’si bitti senelerden FEYYAZ... Tüm Siyah Beyazlı dostlara hayırlı seneler...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 8 7 1 0 14 22
2 Göztepe 8 5 1 2 5 16
3 Teleset Mob. Akhisarspor 8 5 1 2 4 16
4 Medipol Başakşehir 8 5 1 2 2 16
5 Fenerbahçe 8 4 2 2 5 14
6 Beşiktaş 8 4 2 2 4 14