Şimdiden yazayım da

Kadro da yapılanma planları da belli değil henüz. Zaten normal olanı da bu. Türk takımları olarak ilk antrenmana tam takım başlamak gibi bir huyumuz olmadığı gibi lige bile transfer beklentileri ile girmek zaten alışılmış bir durum.

Bülent Bilirgen

Bir sürü isim yazılıyor, çiziliyor, tweetler atılıyor, duyumculur hortluyor. Tabi sadece Beşiktaş için değil başta Fenerbahçe olmak üzere tüm rakipler on dört koldan arayıştalar. Bakmayın ortalardaki havalı havalı çok gizli çalışma yapıyoruz söylemlerine tüm kulüpler futbolcu menajerlerinin elinde oyuncak durumda.’’ Abi oyuncu ile konuştuk, kulübünden haber bekliyorum, bugün bir daha ararım’’ diyen bir sürü tip kulüp yöneticilerinin kankası şu sıralar. Yapacak da bir şey yok futbol dünyasının çapı bu. Lafımız da olmaz değiştiremeyeceğimiz bir şeye.

Ben yine kafamın bastığı camiadan devam edeyim. Öncelikle en tepe için kısa bir yorum ile başlayalım. Sitemizin medar-i iftiharı Murat Özen ile çok şık ve sıcak söyleşmiş başkan. Benim açımdan da artısı eksisinden fazla sayın Orman’nın. 4 sene önceye göre yani Koçları, Özilhanları ve de diğer Beşiktaşlı işadamlarını ziyarete giderken ki ha kaydı ha kayacak yürüyüşü yok yere daha sağlam basıyor. Gelen başarılar, stadyum gibi etkenler ile kafası daha dik. Tabi ki bunlar kendi başkanımızda görmek istediğimiz özellikler. Sayın Fikret Orman’ın sevilmesinin en önemli ögelerinden biri de üslubu ile insanları incitmemesi ve yukarıdan görmemesi. Adımlarını atarken dikkatli olması ve çevresindekilere değer vermesi ki bu başarısındaki en önemli faktörler bunlar. Ama bu seviyeden sonrası biraz meşakkatli. İşler zorlaşacağının, çakal sayısının artacağının, beklentilerin durdurulamayan yükselişinin yanında insanın en büyük rakibi kendi içindeki ego oluyor. Ben yaptım mı o iş doğrudur psikolojisi düşman başına. Tüm başarılı liderlerin belli yerlerden sonra geriye gidişlerinde, içerideki o amansız rakip etken oluyor bana göre. Tabi bunlar Fikret başkana olur mu olmaz mı bilemeyiz ama biz yine de yazalım.

Burada ani frenle konuyu kapatıp son transfer söylentilerin ışığında ki kadro olasılıklarını incelemeye başlayalım.

İlk olarak en önemli konu. Marcelo... Son senelerde hep başımızın ağrıdığı, hala Zago – Ronaldo – Ahmet Yıldırım üçlüsünün hikayelerini anlattığımız arka merkez savunma tarafında yapılan en güzel dokunuştur Marcelo. Şansa mansa oturmuştur. Özellikle son sene efsane oynamıştır Brezilyalı. Ülkeye adapte olmuş, ailesi ile birlikte tam bir vatandaş gibi yaşamaktadır. Yani Sosa , Gomez psikolojisi yoktur. E sen iddialı bir takım isen, o bölgene en az 1 transfere daha ihtiyacın var iken elindeki oyuncunun gitmesi için açık kapı bırakmak nedir? Üstelik oyuncu da gideceğim gideceğim diye tutturmuyor iken. Ha teklif oyuncunun değerinin 2 katı olur yani 15-17'leri görürsün verir geçersin. Ama zaten adamlar oyuncunun değerini veriyorlar. Sen bir Gaziantep bir Gençlerbirliği değilsin ki oyuncun hak ettiği değeri bulunca gitsin. Üstelik tekrarlıyorum o mevki de eksiksin. Neymiş 2 stoper alınabilirmiş o paraya. Lyon da aptaldı 2 almak varken bize gelip birini alıyor. Yahu böyle bir hamleyi bilgisayarda CM ya da FM her neyse oynarken bile yapmazsın. Velev ki aldın 2 oyuncu. Bunun gibi uyum sağlayacağı ne malum? Aldınız 4.2'ye Mitrovic’i ne oldu? Kısacası bence bu taşı yerinden oynatmak çok büyük bir yöneticilik hatası olur.

Neymiş para lazım ki transfer yapılsın. Bence almadan önce eldeki fazlalıklardan kurtulmamız gerekiyor. İnler, Veli, Boyko, Miloseviç, Pektemek, Franco, Aras toplam da 7 oyuncu ile yollar kesinlikle ayılmalı. Gerek takasta gerek de ufak paralara elden çıkartılmalı ki önümüz açılsın. Elimde bir güç olsa bunlar dışında kadrodan tek bir çivi bile sökmem. Sen takım olarak kimyası oturmuş ve hala aç oyuncular topluluğusun. Rakiplerin bir sürü transferler yapmayı planlıyor evet, ama bu kimya avantajları henüz yok. Sen elindekini niye bozasın? Eğer bonservise verecek paramız yok ise yurtdışından 2 kiralık yada bonservizsiz yabancı (stoper-forvet) yurt içinden de yukarıdaki 7'liyi kullanarak takasla oyuncu bulmak en mantıklı ve risksiz yol geliyor bana. Yurt içinden adı geçen Titi(bedelsiz), Deniz, Orkan, Musa, Yusuf Erdoğan bence doğru hamleler. Özellikle Trabzon’dan Olcay transferinden bir alacağımız olduğu unutulmamalı ve bunu Okay'la mı Yusuf'lardan biriyle mi hangi yolla olursa olsun tahil etmemizin gerektiğinin altını çiziyorum.

Evet ülkemiz için çok erken olan bu transfer ayındaki ilk günlerin değerlendirmesi şimdilik bu. Ama dedik ya burası Türkiye burası Beşiktaş. Kim bilir neler olacak? Neler dönecek? 17 Haziran’da perde açılıyor. İyi seyirler...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27