Siz hepiniz, Beşiktaş tek!

Hepimizin bildiği gibi, “6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzenlenmesi Kanunu” hala yürürlüktedir.

Melike Ulus

Bu kanun; spor alanlarının ve çevresinde, kamp yerlerinde sağlanacak güvenliği, şike-teşvik primi ve diğer yasak fiil ve davranışları, bunlara uygulanacak yaptırımları, spor kulüplerinin, yöneticilerin, spor fedarasyonlarının, sporcuların, taraftarların ve de diğer ilgili kişi ve kurumların spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine ilişkin hususlardaki görev ve sorumluluklarını kapsar.

Kapsamı oldukça geniş olan bu kanunun uygulandığına da zaman zaman tanık oluruz. Mesela taraftar sahaya girdiğinde, meşale yaktığında veya kavga ettiğinde bu kanuna göre ceza alır. Gerek men cezası, gerek para cezası gibi. Oldukça da yerinde bir uygulamadır ama tabi kapsamını kanunda geçtiği gibi tutarsan ve de adil olursan!

Gariban taraftarın yanındaki küfür etti diye hepsini cezalandırırsan, spor alanı çevresinde kavga eden taraftara ceza verip, sporcuyu es geçersen, sahanın içinde kavga eden sporcuya kırmızı kart ve en az 2 maç ceza verip ama dışarda edince 3 maymunu oynarsan, yine spor alanının içinde kapıya vurmak bir gazeteciye vurmaktan daha çok ceza getiriyorsa, bu kanunun tekrar gözden geçirilmesinde fayda vardır. Yoksa o adalet sarsılır... Ve “harcı adalet olmayan bir cemiyetin binası, çürüktür. Ufak bir sarsıntı ile de yıkılır”

Mesela; Başakşehir Futbol Kulübü oyuncularının saha içindeki gerginliklerini saha dışında görev yapmakta olan gazeteci üzerinden atması eylemine verilen ceza, bu sarsıntının ilk artçıları olabilir. Emsal teşkil eder ve bu emsallik şiddeti de doğurur!

PFDK eğer verdikleri bu kararlarının ardında durursa, bu işin takibi, hem meslektaşlarına yapılması açısından hem de ilgili konunun derneği olması açısından TSYD tarafından yapılmalıdır. Bu sayede nadir de olsa derneğin işe yaradığı görülecektir. Yoksa, TSYD denilince tek akla gelen, bir zamanlar TSYD kupası maçlarının yapıldığı, artık o da kalmayınca arada pilav günlerinin tertip edildiği, canları sıkılınca da bir kaç üyesini atmakla gündem olmaktan, olması gereken gündemlerine geçeceklerdir.

Konu her ne kadar Beşiktaş’ı ilgilendiriyor gibi görünse de, aslında hiç bir alakası yoktur. Çünkü büyük Beşiktaş mağdur değil mağrurdur. Çünkü Beşiktaş o kadar büyük bir yerdedir ki, yarattıkları dalga, Beşiktaş’ın tsunamisiyle boy ölçüşemez.

Ve Beşiktaş o kadar adildir ki, TFF’nin rakiplerimize veremediği tüm cezaları Şenol Güneş ve çocukları adil bir şekilde zaten kesmiştir. Mesela ne mi onlar ?

Ceza verilmeyerek Beşiktaş’ı yeneceği düşünüldüğü takıma 7 puan fark !

Kendini Cumhuriyetlik olarak ilan eden takıma 11 puan fark !

Geçmişteki hasbelkader aldığı bir kupayla laf söylemeye çalışan takıma 15 puan fark ! atarak adaletinden taviz vermemiştir.

Ve bu sezon yine milyonlar döküp dünya yıldızlarını alanlara da şu istatistiklerle cezalarını kesmiştir.

Gol kralı : Cenk Tosun

Asist kralı : Ricardo Quaresma

En çok galibiyet : Beşiktaş

En çok puan : Beşiktaş

En çok gol atan ve averaja sahip : Beşiktaş.

Peki neden mi Beşiktaş? Zira Beşiktaş, uğradığı haksızlıklarda nasıl hakemi de yenmeyi başarıyorsa, adaletin bittiği yerde de tüm asaletiyle, siz hepiniz ben tek diyerek düşlerini çaldığınız yollarında hayallerinizi yıkmaya geliyor.

Melike Ulus / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27