Sefa zamanı

Hatalı arıyorsak eğer benim için ne Şenol hoca ne Atiba ne de Fabri'dir ilk etapta.

Bülent Bilirgen

74. dakikada o ana kadar muhteşem oynamış bir Oğuzhan’ın yerine oyuna giriyorsun. Takım sahasından çıkamıyor, iki pası bir arada göremiyor. Adeta çökmüş ve sana ihtiyacı var . Be kardeşim oyna biraz. Biraz mücadele et, biraz enerji koy ortaya Tolgay arkadaş. Hiç olmayacak pozisyonda gidip adama tırpan atıyorsun. Yediysen çalımı yedin kovala. En tehlikeli yerde frikik verip ilk golün yenmesine sebep olma. Necip de dün oyuna senin gibi sonradan girenlerden. Bir Allah'ın kulu çıkıp o arkadaşa laf eder mi? Girdi çabaladı yaptı yapamadı ama son damlasına kadar savaştı. Ama yok zaten bu arkadaşın sezon arasından beri karın ağrısı var. Takımın maç sonu sevinçlerine katılmaz. Bir öyle bir böyle açıklamalar yapar. Bu ruhsuz görüntüsünü son 3 aydır silemedi ama benim için dünkü performansı son damladır. Ne hali varsa görsün. İster Trabzonspor ister sarı nereye giderse gitsin gram üzülmem. Elbette ki suçun tamamını Tolgay’ın üstüne yıkamayız. Benim kızdığım vurdum duymazlık. Yoksa kabul edelim ki dünkü maçın teknik performansı hem bireysel hem takım halinde çok da iyi sayılmaz. Adamlar bizden iyi bir takım izlenimi verdiler bu ilk ayakta. Arkadaki 2 stoper hariç her hattı işledi Fransızların. Günümüzün modern futbolunu oynuyorlar. Napoli gibi kısa pasa dayalı, hızlı ve çok teknik bir futbol stilleri var. Sol ve sağ bekleri (Bu arada gözden kaçmasın Rafael’in olmayışı büyük avantaj) öne oynama mantalitesinde. Sol bek attı zaten son golü. Açıkları ve ön tarafları anında bitiveren tipler. Kaşarlık seviyesinde tecrübesi ve çok başarılı oyunu ile bence onların yıldızı dün gece Valbuena idi. Buna karşılık biz ise ilk yarıda biraz oynar gibi yaptık ve golü bulduktan sonra kabuğumuza çekildik. Onların seviyesine kafa tutanlar başta Oğuzhan, Adriano ve Marcelo idi. Şenol hocaya yılın belli dönemlerinde kal geliyor. İnşallah bu sefer de etkisi çabuk geçer. Mesela, Oğuzhan 10 dakika daha oynardı. Talisca 55, Mitrovic 35’de çıkardı. Mitrovıc’in 65. dakikaya kadar ne oynadığını kendisi de anlamadı. Orta üçlüde görev alıp sadece kendi kötü oynamakla kalmadı Atiba’nın da performansını geri çekti. Talisca maçın başında fena değilken ikinci yarı duvar tenisinin duvarı gibi oynadı. Gökhan Gönül o kadar yalnız kaldı ki, rakibin işleyen sol kanadı orayı otobana çevirdi. Bilhassa ikinci yarı oyunu soğutup, takımı dinlendirecek pasları yapamadık. Genel çizgimizin dışında 1980'lerin Türk deplasman takımı gibi oynadık. Tabi ki 1-0 önde oynamamızın bu reflekste etkisi vardı ama takımı biraz daha çıkartmaya çalışıp önde oynamaktı doğru olan.

Gelelim en karanlık ana. Bu seviye çok yüksek ve devamlı konsantrasyon isteyen bir yer. Sen, ben ya da o yapamaz milyon dolarlar alan insanlar yapacak. En başta ben de Atiba’ya bir hata payı verecektim ki ona kaleciye vermesini Marcelo söylüyor bu demektir ki çok olağan bir hamle. Atiba efendiliğinden tembel pas falan diyor ama pasın şiddeti de çok kıvamında. Yapılcak tek şey var gelen tarafa doğru yaradana sığınıp vurmak. Ama Fabri herzamanki tarzını kendisine 3 kişi basarken yapınca anyayı konyayı gördük. Tabi ki olur insanlıktır. Sonunda da ölüm yoktur. Bizim Fabrimizdir ve çok üzülmüştür. Bu olaydan ders alacak ilk kişi kendisidir. Bundan sonra eminim ki sorumluluğunu unutmayacak. Camia da buna benzer olaylarda uzun süre önce Fevzi kısa geçmişte de Tolga’da yaşadığı yönetimsel yanlışlara düşmemeli. Gerek taraftar gerek yönetici kendi sporcusunun özgüvenini yitirmemesi için üstüne düşeli yapmalı.

Evet kötü bir futbol gecesiydi takımımız için. Taraftar maçın başında 2-1 mağlubiyete oynamayalım verin diyebilecekken içi, yüreği yanarak geçirdi geceyi. Ama bir kişi tanıdık ki insan oğlu insan hakem oğlu hakem. Bunun hakemliği bizdeki ayağı topa değmemiş babası hakem olan süt çocuklarınınkinden farklı. Maçın başından sonuna kadar sahada "Adalet varı" hissettirdi herkese. Ben TFF'nin yerinde olsam bu adamın maçlarını bizim hakemlere izlettirmem. Neme lazım, Allah muhafaza bakarlar da biraz insanlık öğrenirler. Biraz eyyam yapmamayı öğrenirler de sonra halimiz nice olur.

Gelelim rövanşa. Genç arkadaşlar 35 yaş üstüne hiç sormasın ne olur diye. Yanlış yönlendirilirler. Biz yorulduk Avrupa maçlarında bir umutla İnönü’nün kapısından girip bin hüzünle çıkmaktan. Malmö, Ajax, Valerenga, Valencia, Lazio, Brugge ve buna benzer bıçak sırtı maçları canlı başlayıp cansız bitiren biri olarak bünyem pozitif olamıyor mesela benim. Ama artık yettiğini düşünüyorum. Bu sene o seneler değil. Bu kadar çektiğimiz cefaların sefasını sürme vakti gelmiştir. Bu takım gününde olduğunda her takım ile başabaş oynayıp yenebilecek kudrete sahip. Tamam Marcelo çok büyük eksiklik ama bu tip maçlarda savunmayı TARAFTAR DAHİL hemen hemen herkes yapacak. Tek dileğim Querasma’nın iyileşmesi. İyi bir Q7 çok şeyi değiştirecektir. Cenk de çalışkanlığına devam eder ise o stoperlerin arasından gol veya gollerle çok rahat buluşur.

Sonuç olarak başımız dik gönlümüz rahat. Bu çocukların elinden geleni en iyisini yapacağına ben eminim. Ondan sonrası biraz da şans. Bekleyelim görelim. Ne ise hayırlısı o olsun.

Bülent Bilirgen / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 28 19 7 2 32 64
2 Medipol Başakşehir 28 16 9 3 29 57
3 Fenerbahçe 28 15 8 5 25 53
4 Galatasaray 28 15 4 9 17 49
5 Trabzonspor 28 14 5 9 7 47
6 Antalyaspor 28 12 7 9 -3 43