"Güneş ufuktan doğdu"

Dağ başını duman almış. Gümüş dere durmaz akar. Güneş ufuktan şimdi doğar. Şampiyonuz arkadaşlar.

Zafer Algöz

Küçüklüğümüzden beri bildiğimiz bu marşı söylemeye az kaldı. Şampiyonluk yolunda çok önemli bir maçı kazandık. Trabzonspor lig maratonunda müthiş bir çıkış yakalamış tehlikeli bir takım. Yeni statlarında hiç gol bile yememişlerdi ve sürekli 3 puanlık maçlarla ilk yarıdaki kayıp puanları telafi ettiler. Sanıyorum Şenol Hoca için enteresan bir geceydi. Kendi adını taşıyan stada, Beşiktaş'ın başında geldi ve şahane geceyi 3 puanla kapattı. 2 takıma da helal olsun. Çok güzel 7 gol izledik. Oyunu kimse çirkefleştirmedi. Maçın hakemi Palabıyık için eski bir hakem çok güzel ve hatasız maç yönetti diye yorum yapmış ve devamında tek hatası penaltıyı vermedi diye de eklemiş. Yahu adam penaltıyı vermemiş. Sonra da hatasız yönetti diyorsun. Zaten Fenerbahçe maçındaki skandal kararlarıyla sonuca etki etmiş bir adam. Camiamızda sevilmediği ve istenmediği malum. Bu yüzden maçı otoriter değil, ürkek bir tavşan gibi yönetti. Hızımızı kesmek için yapılan taktik faulleri, çekmeleri, arkadan müdahaleleri görmezden geldi. Adriano ve Talisca'ya tam atağa çıkarken yapılan sert faulleri vermeyerek 2 kontra atak yememize sebep oldu. Atiba'yı bozmak için yapılanlara bakar kör oldu. Şimdi maçı kazandık diye bunları dile getirmeyecek miyiz. Dua etsin 2 takım da iyi niyetliydi. Yoksa yine tüy dikmeye doğru gidiyordu. 2 golü cepheden şutla yedik. Doğrusu iyi vurdular kimseyi suçlamıyorum ama Rodallega'yı arka direkte bomboş bırakmamız büyük hataydı. Attığımız gollerin hepsi şahaneydi. Takım halinde pozisyonları hazırlayıp usta işçiliklerle jeneriklik goller bulduk. İlk golden sonra girdiğimiz pozisyonları harcamasaydık daha erken koparırdık maçı. Durup dururken sinmiş Trabzonspor'a yeniden hayat verdik. Üstelik 2 dakikada 2 gol yememiz hiç hesapta yoktu. Az kalsın santra vuruşundan gol yiyorduk. Fabri'nin önde olduğunu görünce Rodallega kaleyi denedi. Vuracağını Talisca hissetti ve kaleyi uyandırdı. Fabri 1 adım geri atarak vurduğu anda kaleye geri döndü ve önce parmaklarına sonra da üst direğe vuran top sahanın içine düştü. Yerı gelmişken Talisca'nın müthiş frikik golünü de ayakta alkışlamadan geçmeyelim. 3-2 gerideyken sorumluluk alıp, kalecinin kapattığı köşeye üst doksana topu atmak kolay değil. Gecen hafta Şenol Hoca alnından öptü. Bu defa Ricardo hepimizin yerine takdir öpücüğünü kondurdu. Attığı golden sonra bir arkadaşım "Yandık abi, bu adam şimdi 50 milyon euro oldu. Nasıl alacağız bunu" dedi. Gerçekten çok sıra dışı bir oyuncu ve kimsede kolay kolay göremediğimiz bir vuruş tekniği var. Oyunun sıkıştığı anlarda enteresan yerlere çok çabuk ve isabetli attığı toplarla takımı hücuma kaldıran büyük bir silah. İnşallah kiralık değil, kadrolu oyuncumuz olur. Cenk ve Aboubakar'ın golleri de çok güzeldi.Hazırlanış ve bitirici vuruş becerilerine helal olsun. Ricardo'nun sakatlanıp çıkması en çok Gökhan Gönül'ü yordu. Trabzonspor özellikle 2.yarı hep sağ tarafımızdan yüklendi.Şenol hocamın yaptığı oyuncu değişiklikleri doğruydu. Ben takımlardaki karakterin hoca karakteriyle doğru orantılı olduğunu düşünürüm. Şu kadro Bilic'in elinde olsaydı, 3-3'ü yakaladıktan sonra hemen tek forvet ve çift ön liberoya döner maçı beraberliğe bağlamaya çalışırdı. Ama Şenol hocamın Karadeniz'e özgü cesur ve laz inadı Beşiktaş'ıma bambaşka bir güven ve tempo getiriyor. Eskiden ilk golü yeyince dağılırdık. Ama şimdi hem içeride hem dışarıda rakibi korkutan ve bitiş düdüğüne kadar asılan gurur duyduğumuz bir takımımız var. Kazanmamız gereken maç galiba 3-3 bitecek diye üzülenlere inat. Türkiye'nin yaklaşık 8 yıldır en iyi sağ beki Gökhan Gönül, müthiş bir orta yaptı ve Beşiktaş'ımın siyah incisi Atiba kafayla topu köşeden içeri sokunca yine ortalık mahşer yerine döndü. Sadece Noah değil. Hepimiz çıldırdık. Şampiyonluk yolunda güneş ufuktan doğdu.Şimdi Lyon'la maçımız var. Gözümüzde fazla büyütmeyelim ama ciddiyeti de her zaman olduğu gibi son saniyelere kadar bırakmayalım yeter. Rakibimiz kendi liginde ve kendi sahasında 4 tane yedi. Ama 6 oyuncuyu oynatmadılar. Tek hedefleri var. UEFA'yı almak. Oysa bizim 2 hedefimiz var. Önce lig şampiyonluğu ve sonrasında UEFA kupası. Biz Lyon'dan daha güçlü takımlara kan kusturduk. Benfica, Napoli maçlarını hatırlayın. Önceki sezonlarda Arsenal, Tottenham, Liverpool, Beşiktaş'ımın nasıl takım olduğunu gördüler. Şimdi eskisinden daha güçlüyüz. Ülkemizin en yetenekli kadrosu bizde. Kelfantino mafyasının D.Kiev maçında yaptıkları hakem infazlarına karşı uyanık olmalıyız. Tahriklere gelmeden tuzaklara düşmeden kendi topumuzu oynamalıyız. Sonuç ne olursa olsun Fransa'da gol atmalıyız. Fransa'daki dostlar Lyon'un Beşiktaş'tan çekindiğini yazıyorlar. Bu psikolojik üstünlüğü pozitif ve güzel futbolla taçlandırmamız lazım. Allah'ın izniyle bu turu geçeceğiz. Sonrasında marşımızı sadece Türkiye de değil Avrupa'da da herkese öğreteceğiz. Güneş ufuktan şimdi doğar. Şampiyonuz arkadaşlar. Sen neredeysen Biz oradayız. Saldır Beşiktaş.

SİYAAAAHHHHH..!

Zafer Algöz / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Akhisar Bld.Spor 0 0 0 0 0 0
2 Antalyaspor 0 0 0 0 0 0
3 Atiker Konyaspor 0 0 0 0 0 0
4 Aytemiz Alanyaspor 0 0 0 0 0 0
5 Beşiktaş 0 0 0 0 0 0
6 Bursaspor 0 0 0 0 0 0
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir. Lütfen kapatttık sonra sayfayı tekrar yenileyiniz. (CTRL + F5)