A bu iki oldu

Aboubakar 2 kafa attı..İlkinde stad yıkıldı. Şimdi rahatladık golü de erkenden bulduk..Diye sevinirken..Gitti orta sahada adama kafayla bir koç vuruşu yaptı, 10 kişi kaldık.

Zafer Algöz

Bu defa yine yıkıldık ama üzüntüden tabii. Pozisyon öncesinde Olimpiakoslu oyuncu sanki sapık fortcuymuş gibi gitti arkadan yaslandı ve sanıyorum ona bir şeyler söyledi ve tuzağa düşürdü. Çünkü kafayı yiyen kendini yere atar atmaz. Aynı anda kulübede kim var kim yoksa 4.hakemin yanına koştular ve orta hakemin arkası dönükken görmediği pozisyonda kırmızıyı çıkarttırdılar. Demek ki önceden üzerinde konuşulmuş. Belki ilk hedefleri RİCARDO'yu tezgaha düşürmekti ama yemedi Çingene Kralım.

ABOUBAKAR, daha öncede hatırlarsanız D. Kiev maçında da hiç yoktan dışarı attırdı kendini. Asla arkasında kötü niyet aramıyorum. BEŞİKTAŞ'I çok sevdiğini ve mutlu olduğunu biliyorum ama daha profesyonel olmalı. Genç yaşında ülkesini Afrika Şampıyonu yapmış bir oyuncunun böyle basit ve gereksiz kart görmesi kariyerine yakışmıyor. Önde götürdüğün ve rakibinin umutlarını bitirdiğin bir anda ne diye yeniden cenazeyi ayağa kaldırırsın? Be Abubakar... Onun için yazımın başlığını 'A BU İKİ OLDU' diye yazdım. UEFA rakibe zarar verici kasti faulleri hiç affetmiyor. Osmanlıspor ile oynadıkları maçta kasti tekme attı diye Olimpiakoslu oyuncu 3 maç ceza aldı. 2 maç verirlerse öpüp başımıza koyalım. Kendisi de çok üzgün ve tuzağa düştüğü için kahroluyor ama olan olmuş. Bundan sonra tek yapması gereken lig maçlarında varını yoğunu ortaya koyması ve olası şampiyonluğumuza katkıda bulunmasıdır. O vakit, evlatlarımıza ne kadar kızsakta sonuçta evlattır deriz ve bağrımıza basarız ya... Seni de öyle severiz EBUBEKİR. İlk antrenmanda tüm takıma sarılıp..Hayat boyu kendini affetmeyeceğin bir hatadan seni kurtardıkları için hepsine teşekkür edeceğini ve özür dileyeceğini biliyoruz.

İlk maçımızı şöyle bir hatırlayalım. Özellikle ilk yarı biraz akıllı ve şanslı olsaydık zaten 4-1 biterdi, olmadı 1-1 bitirdik. Bu maçta daha zor olanı yaptık. Neredeyse 60 dakika 10 kişiyle oynadık. Önce TARAFTAR için şu tesbitlerı yaptım naçizane. Sevgili BEŞİKTAŞLILAR... Hakem tam maçı başlatacak (Lig maçlarında da bu abuk isteği görüyorum) Takımı toplu halde tribünlere çağırıyorsunuz. Hakem ağzına düdüğü koymuş, kronometreleri sıfırlamış, takımı çağırmak ne demek??? Yani Allah'tan çocuklar akıllı da bu çağrıyı ciddiye almıyorlar. Yoksa santradan boş bıraktığı kaleye gol yiyen salak takım diye millete malzeme olacağız. Bu gereksiz istekten vazgeçin Allah aşkına.

Maçın başlama düdüğüyle beraber şahane başlamıştık. Kırmızı kart ve skor 2-1 olunca takımla beraber taraftarın da durduğunu gördüm. Deniz tarafında ki kale arkasında 1-2 tane akıllı da üstüne meşale yakmaz mı? Hadi buyrun bakalım. Böyle taraftarlık olmaz. Allah'tan taraftarlar anında yaka paça paketleyip güvenlikten önce bastırdılar olayı. Şimdi bu çok akıllı elemanları stat güvenlik kamerasından tesbit edip önce kombine iptali ve sonrasında suç duyurusuyla dava etmek BEŞİKTAŞ YÖNETİMİNİN ELLERİNDEN ÖPER. İkinci yarıyla beraber muhteşem taraftarımız yine ortalığı mahşer yerıne çevirdi. 'Haah şöyle be' dedim. Bağırın 'SALDIR BEŞİKTAŞ ALLAH AŞKINA' diye. Bağırmaktan ciğerler ve ses telleri yansın. Yansın kavrulsun ama şu turu burada bırakma BEŞİKTAŞ. Allah'ım nazarlardan korusun. Yine alıştığımız takım karakterini cümle aleme gösterdik. Mükemmel kapandık. Çıktığımız zaman fena korkuttuk. Teknik direktörleri kenarda çırpındı durdu yine geliyorlar. Bu nasıl takım diye. FABRİ, yedığı golde hatalı değildi. Normalde kucağına gelecek top ADRİANO'nun baldırına çarpınca gitti köşeden içeri girdi. Canı sağolsun. Kalede hep güven verdı. Uzun vuruşları hiç ezbere değil. Takımı ileri itecek kalitedeydi. ADRİANO-MİTRO-TOSIC-G.GÖNÜL inanılmaz savaştılar. Maç bitiminde G.GÖNÜL, formayı rakibiyle değiştirdi ve yarı çıplak koşar adım hemen soyunma odasına gitti.

Takımın taraftarla galibiyet coşkusunda orada olmasını beklerdim doğrusu şaşırdım. Şahane oynadığın bir maçta hakettiğin alkışı neden kendinden esirgedi diye kuruntu yaptım. Belki de sakatlık ya da soğuk algınlığı varsa hemen duşa gitmiştir diye de kendimi avuttum. OĞUZHAN takım eksik kalmadan önce maça çok iyi başladı. İlk golün ortasından önce yerden kayarak topu kaptı. Gol asisti sayılacak kalitedeydi ama takım eksik kalınca daha çok defansif oynamak zorunda kaldı ve sarı kartı da görünce gardı düştü. O yorulunca bir ara Kara Panterimiz ATIBA'da yoruldu. Daha mı yorulmasın. Beşiktaş'ıma geldiğinden beri her yere yetişen adam. Bırakalım da binde bir bile olsa yorulsun değil mi? Sana yorgunluk bile yakışıyor helal olsun. G.GÖNÜL'ün çabuk atmak istediği taç atışına depar yapmayınca. ŞENOL HOCA, tam zamanında NECİP'i oyuna soktu OZİ'nin yerıne. Gol atamıyorsak. Skoru 2-1'de tutalım diye. NECİP, koluna kaptanlık bandını takınca savaş meydanına Malkoçoğlu gibi daldı.

Hani Hoca deseki: "Oğlum Fabrının yerıne kaleye geç" Hemen eldivenleri takardı. Sahada her yere yetişti. 1 kişi eksik oynuyoruz. Normalde bizim daha çok kart görmemiz gerekirken rakip bir anda 3. sarıyı gördü. Cesur Yürekli Kartalım çocukken geldiği Beşiktaş için yine ölümüne mücadele etti. 'Yaşlı yaa dedikleri BABEL kendine oynuyor showdan başka bir şey yapmıyor.' '34 yaşında yoruldu artık' dedikleri RİCARDO, 'Çok etkili değil' dedikleri TALİSCA. 'Beşiktaş'ın golcüsü değil yaa' dedikleri CENK TOSUN... Kem gözlere ve şom ağızlara inat süper mücadele ettiler ve çok iyi oynadılar.

Maçı tamamen koparan goller de gelince ortalık bayram yerine döndü. İzmir'in dağlarında çiçekler açtı. Mustafa Kemal Paşa diye Dolmabahçe'nin korıdorlarında ses döndü dolaştı, alkış oldu, ses oldu, Beşiktaş'ıma nefes oldu. Taraftarın isteğiyle açılış üçlüsünü malzemecimiz SÜREYYA yaptırdı. Şahane gecenin kapanış üçlüsünü de (ilk defa)ŞENOL HOCA 'nın yaptırdığını gördük. Bayram yeri gibiydi. RİCARDO'nun oğlu bile sahadaydı. Kimse stattan çıkmak istemedi. Bu nefis gece hiç bitmesin istedik. Arkamdan yaşlı bir Baba Kartal'ın dediğıni sanki tüm takım ve taraftar duymuş gibi aynı anda stadı boşaltmaya başladık. "Hadi beyler, hava soğuk, vakit geç oldu, Pazar gecesi Antalya maçımız var"

Evet her maçtan sonra ne diyoruz? "Önümüzdeki maçlara bakacağız" Önümüzde Antalya maçımız var. Erkenden 'Stockholm'de UEFA finali' diyerek kendimizi erkenden gaza getırmeyelim. Kurada kim çıkarsa çıksın bizim kimseden korkumuz yok. Ama bu maçın sarhoşluğundan derhal kurtulup asıl amacımıza ulaşmalıyız. Antalyaspor'un iyi takım olduğunu biliyoruz ama biz Türkiye'nin en iyi takımıyız. Beşiktaş'ımın Büyük Taraftarı Antalya'da yine yanında olacak. Ve oradan da 3 puanla çıkacağız. Yolumuz kısalmaya başladı. Geçtiğimiz sezon ligin şerefıyle hakkıyla kazanan şampiyonu olduk. Bu yılın da Efendi şampıyonu olacağız. SİYAAAAHHHH...

Zafer Algöz / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 34 23 8 3 43 77
2 Medipol Başakşehir 34 21 10 3 35 73
3 Fenerbahçe 34 18 10 6 28 64
4 Galatasaray 34 20 4 10 25 64
5 Antalyaspor 34 17 7 10 7 58
6 Trabzonspor 34 14 9 11 5 51