Geçmişin üstüne!!

Çok bilindik bir film vizyona girdi. Hep söylerim, Beşiktaş futbol takımı rakiplerden açık ara iyi olur ise ancak şampiyon olabilir. Birazcık iyilik yada aynı seviyede çok zor yeter.

Bülent Bilirgen

Ama öyle çok iyi kadrolar da büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır ; ‘’İMHA EDİLMEK’’. Çok gençtim 1986 şampiyonluğunu gördüğümde. Trabzon’daki son maçı unutamam. Gökhan’nın attığı gol ve sonrasında gelen inanılmaz Trabzonspor ataklarına karşı devleşen kaleci Zafer. Türk futbolunun can çekiştiği günlerdi. Gelen giden bizi pas pas edip bırakırdı. Bırakın İngiltere’yi, yavruları İrlanda'nın Serbest’i de Kuzey’i de 5 atardı milli takımımıza. İşte tam o dönemlerde Beşiktaş’da bazı gençler filizlendi ve kolej takımı deyimi kullanılmaya başlandı. Kazanılan 1986 şampiyonluğundan sonra belki 10 yıl ligleri şampiyonluklarla domine edebilecek kadro yapılanması oluşmaya başlanmıştı ki o meşhur Doğan görünümlü aslan arabaların hediye edildiği Malatya skandalı baş gösterdi. Rakipler de kadrolarını Ergun Gürsoy, Aziz Yılmaz, Semih Bayülken gibi isimler ile güçlendiriyorlardı. Yani anlayacağınız yükselen ve rakiplere açık ara fark atabilecek Beşiktaş’ın önü hemen kesiliyordu. 90 yılına kadar yapabildiler bunu. Sonra ara o kadar açıldı ki 3 sene ara vermek durumunda kaldılar ama meşhur 8-0 lık Ankaragücü maçı ile tabi ki geri döndüler. Bu sefer büyük transfer Adnan Polat idi. Sonrasında ara da bir şampiyonluk görsek de öyle ahım şahım bir kadro yakalayamadık..Ta ki 100.yıl şampiyonluğuna kadar. O kadronun da Metin Ali Feyyaz Şifolu kadrodan eksiği yok idi ve en az onlar kadar başarılı ve şampiyonluklara amgargo koyabilecek kapasiteleri var idi. Ama rakipler bu sefer işi baştan sıkı tuttular ve 101. Yıldaki Cem Papila faciası ile çözülme sürecini başlattılar. Kimse 2017 yılına geldik çok şey değişti bugün buna cesaret edemezler falan demesin hemen geçen seneki Trabzon deplasmanındaki Bülent Yıldırım yönetimini aklına getirsin. Bir hakemin nasıl utanmadan kararlar alabileceğini hatırlasın.

Buraya kadar her şey kabul. Ama bundan sonrası için AMAN DİKKAT !!..Çünkü şimdiye kadar yazdıklarım durum tespiti. Sakın ama sakın birbirimizi doldurma gibi algılanmasın. Çünkü bu işlerin çözüm kendimizi , birbirimizi doldurma ile olmuyor. Bütün verdiğim örneklerin devamında biz kendi dengemizi bozduğumuz için kaybeden taraf olduk.Kazanılan şampiyonlukların ardından gelen sezonlardaki başarısızlıkları şöyle toparlayayım ; 1987 sezonunda Malatya da o skandal oldu kabul ama ama son iki haftaya girilirken 1 puan önde idik ve bir hafta sonra evimizde Denizli ile 1-1 berabere kaldık..Sonraki sene de o travmayı atlatamadığımız için yine verdik şampiyonluğu ..1993 de son hafta travma yaşadık 1994 sezonunda Ankaragücü ile uğraşmaktan sahada yokları oynadık. O yıllardaki kadro yukarıda söylediğim gibi çok aman aman olmasa da, o jenerasyon son dönemlerini yaşasa da bir sene sonra toparlanıp şampiyon olmasını bildi ama o seneyi çöpe attı.. Gelgelelim 101. Yıla.. 2004 yılında 5 kırmızı kart ile Samsun’a kaybedildiğinde ikinci ile arada 5 puan vardı. Sonrası sinir , panik o süper takımın ligi 3. bitirişi. Hadi çok eskilerden bahsettik burnumuzun dibine bakalım. Şu andaki takım belki geçen seneki başarıyı 1 sene önce yaşayacaktı ama yine sakin kalınamadığı için Olimpiyattaki sahaya inme olayları oldu.(Bu arada alakasız ama aklıma geldi 1453 Çarşı ya ne oldu?) Yani görüldüğü üzere aslında birileri marşa basmış ama geri vitese hep biz kendimiz takmışız.

Orta yaşlara gelmiş bir taraftar olarak geçmişe baktığımda camianın hatalar yaptığını net bir şekilde görebiliyorum. Belki biraz daha sakin kalabilsek şu andaki genç nesile acı tavsiyeler vermek yerine bol bol şampiyonluklar anlatıyor olurduk. Ha tabi böyle ortamlarda kaybedilen şampiyonluklar bize neden bu takımı tutmamız gerektiğini anlatmıştır o ayrı ama artık o iğrenç oyunlar artık yenmemeli. Onun için alınması gereken dersler var son günlerde tüm camiaya verilen. Futbolcusu işine saygı duyacak Tosic gibi sinirine yenik düşmeyecek. Ya da Cenk gibi Oğuzhan gibi enerjisini cenesi yerine ayaklarına aktaracak.Taraftar tribünde etkisizliğinin sebeplerini araştırıp çözüm üretecek. Teknik heyet takımı tüm bu baskılardan soyutlayıp maça odaklayacak. Yönetim artık stadının bittiğini artık farketip büyük abilere aşırı şirinlik yapmayıp camiasının değerlerini korumaya bir kat daha özen gösterecek.Sakin kalmak tamamı ile işe odaklanmak bu işin tek çözümü. Bırakalım artık Rvp sini , Azizini , Alisini , Velisini, sütünü, tüpünü, mamutunu, uslusunu,yaramazını.Tek odak noktamız Karabük maçı. Sonra bir diğeri sonra bir diğeri. Şimdiden gelsin 30 Nisan, gitsin Fener yapmaya hiç mi hiç gerek yok.O kupa maçı idi ve bitti gitti. Zaten olaylara belli bir dikkat çekildi ve kamuoyu yaratıldı. Bundan sonra bu konu ile ilgili yapılacak her aksiyonun Beşiktaş’a zarar verme ihtimali var. Kupa maçından sonra yaratılmaya çalışılan infial ortamı oyununa yada verilen gazlara gelmemek gerekir. Evet Beşiktaş sahipsiz değildir ve kimse vur kafasına al ağzından lokmayı yapamaz ama bunun yanında nasılsa bizim kadro çok iyi ligi rahat götürürüz biz şu adamlara pabuç bırakmayalım, işi gücü bırakıp onlarla uğraşalım kafasına girilmemeli. Mayıs ayında asacağın bayrak ile en güzel cevabı vereceksin zaten aynen sakin kalmayı başarabildiğin geçen seneki gibi... En iyisi son yaşananları unutmadan ama kafayı da takmadan devam etmeli.

Geçmiş geçmişde kaldı. Şimdi yeniye odaklanalım. Aynı şairin dediği gibi, "Geçmişin üstüne çekelim bir sünger ama son kez"

Bülent Bilirgen / HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27