Kabahat ya sende ya da hakemde, öyle mi?

Beşiktaş’ı ciddi bir şekilde takip edip oyununu analiz edenler hep geçen sezonla kıyaslama yapıyorlar. Haklılar da, bugün seyrettikleri kartalın futbolu onları tatmin etmiyor.

Atıf Keçeci

Günümüzün teknolojik imkanları dünya futbolunu burnumuzun ucuna kadar getiriyor. Yorumları da anlayabildiğimiz kadar dinliyoruz. Futbolu gelişmiş ülkelerin menajer veya teknik direktörleri müsabaka sonrasında kötü sonuçlar sonrasında ne kendini ne de hakemi felsefi dille eleştirmiyor. En kolay iş başarısızlığı kendisinin yüklenmesi veya hakemi suçlaması. Özellikle
hakemlere yönelik eleştirel sözler yöneticilerin ağzından da dışa vuruyor. Ancak başarısızlığın nedeni olarak kendini işaret eden teknik direktörler için yöneticiler tek laf etmiyorlar.

İddia ediyorum, günümüzde futbol konusunda pek çok seyreden kesim işi çok çok iyi analız edebiliyor. Ülkemizde bilinçli bir şekilde takımlarının oynadığı futbolu oturup ciddi bir şekilde analiz edecek yönetici yok, teknik adamlarda bunun farkında.

Bilgi yoksunu olmalarına karşı yönetici olmanın temelinde popüler olmak yattığından neredeyse güvenlik kameralarına bile konuşma isteğinde olanları biliyorum.

Başarısızlığı kendi üzerine almak veya hakemi suçlamak futbolcuları rahatlatıyor. Bu hep böyle olunca futbolcuların da kötü sonuçtan bizlere nasılsa pay çıkarılmıyor düşüncesi kafalarına yerleşiyor ve üzüntü tweetleri atarak olayı geçiştiriyorlar.

Süper Lig'in ilk yarısı bitmek üzere ama Beşiktaş bitmiş değil ,hala şampiyonluğun en büyük adayı. Ancak Şenol Güneş oturup geçen sezon ile bu sezon arasında ki futbolu analiz edip gerçeklerle yüzleşmelidir. Kadro konusunda şikayet edebilir, her teknik adam en kaliteli oyuncular topluluğunu antrene etmek ister. Sosa ve Mario Gomez şampiyonlukta pay sahibi oyunculardı. Profesyonellik böyle bir şey, bir varsınız bir yoksunuz. Gelenlere baktığımızda Gökhan İnler’in kariyerine ne diyebilirsiniz. Aboubakar genç bir golcü, ciddi bir paraya alındı, kısa geçmişinde oynadığı takımlar yabana atılır değil. Kanatsız bir takımın santraforundan ne kadar iyi iş bekleyebilirsiniz.

Devre arasında transfer isteniyor ama tepenizde UEFA Finansal kriterleri Demokles’in kılıcı gibi duruyor. Paranız da olsa gelir gider dengeniz arızalı ise harcanma yapamıyorsunuz. Şampiyonlar Ligi'nden kopuş ciddi mali sıkıntı yaratacak. Çare bonservis bedeli ödemeksizin oyuncu bulmakta. Devre arasında bu şartlarda yarar sağlayacak futbolcu bulunur mu? Bana göre zor. Önceliğiniz sol kanat, 3 tane santraforunuz var, biri biraz yarar sağlıyor. 10 numarada işte bu dediğimiz bir adam yok. Talisca ‘nın yokluğu çok hissediliyor. Takıma dönüyor, yarın olası bir sakatlıkta gene başa mı dönülecek?

Scout ekibi Brezilya'da Avrupa’da futbolcu kovalıyor. Başkan transfer komitesi ile oyuncu izlemeye gidiyor. Şenol Güneş bu takip edilen oyuncuları videodan izleyip mi karar veriyor?

Açıkçası işler çok kolay değil. İnşallah düşünülenler gerçekleşir, Beşiktaş iddiasına ivme kazandırarak şampiyonluk yolunda yürümeye devam eder. Taraftar ve camia kendine düşen görevi fazlasıyla yapıyor iş diğerlerine kalıyor…

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 33 22 8 3 39 74
2 Medipol Başakşehir 33 20 10 3 34 70
3 Fenerbahçe 33 17 10 6 26 61
4 Galatasaray 33 19 4 10 24 61
5 Antalyaspor 33 16 7 10 4 55
6 Trabzonspor 33 14 9 10 6 51