Lanet olsun

Kim terörden ve kandan besleniyorsa Allah onları döktükleri kanda boğsun. Lanet olsun.

Zafer Algöz

Eğer maçtan hemen sonra, binlerce insanın çıktığı anda bu eylem gerçekleşseydi yüzlerce can kaybı olurdu. 38 insanımız hayatını kaybetti. Ağır yaralılarımız var. Kırılan dökülen her şeyin yenisi yerine koyulur. Ama gidenleri geri getirmez ki. Gidenlere rahmet, yaralılara şifa, yapanlara lanet okumaktan başka bir şey elimizden gelmiyor. Böylesine vahşi ve alçakça bir saldırıdan sonra sanal alemde şöyle mesajlar da gördüm. "Keşke stadın içinde patlatsaydılar" Bunun adı, takım tutmak ya da taraftarlık değil. Eğer böyle yazacak kadar insanların içi kararmışsa onları da Allaha havale ediyorum. Hepsine lanet olsun.

Şampiyonlar Liginde uğradığımız katliamdan sonra lige dönüşümüz çok önemliydi. Ligin üst sıralarında dolaşan Bursaspor zorlu ve ters bir takım. Kesinlikle 3 puan almalıydık. Taraftarımızın muhteşem desteği ve motivasyonu farklı kazanmamız gereken maçı almamızı sağladı. Kendimize geldik. “Maçı 2 penaltıyla aldınız” diyenlere şu kadarını söyleyeyim. Aslında 3 penaltı olmalıydı ama 2 penaltı çaldı maçın hakemi. Efendim ucuz penaltılar verilmişmiş. Geçin bunları. G.GÖNÜL ve OĞUZHAN’IN hatta ADRIANO'nun pozisyonları ceza sahası dışında olsaydı. Faul verilir miydi? Kesinlikle faul çalınırdı. Ceza sahası içinde olursa elbette karşılığı penaltı olur. Penaltıyı almak da yetenek işi. G.GÖNÜL ve OZİ, orta yaparmış gibi gösterip tek hamlede çalımı koyunca elle kolla ve dizle indirildi. Hakeme ve bize kızıyorlar, “olur mu?” diye. Bence çalımı yiyenlere kızın. Yanlış adreste dolaşıyorsunuz. İlk yarı yoğun baskıyla maçı Bursa kalesine yıktık. 2-3 pozisyon bulduk golü bulamadık. Rakibe tek bir fırsat verdik. ABOUBAKAR, 2 oyuncumuz dururken topu yanlış yere atınca kontra yedik. Az kalsın hazırlanış itibariyle güzel bir gol yiyorduk. Deniz topu üstten dışarı attı. Bunun dışında tek pozisyon bile vermedik.

İlk yarı takımın en iyisi NECIP oldu. Sarı karta rağmen defansın önünde çok güzel oynadı. Sağa sola attığı uzun paslar takımı atağa kaldırdı. İlk yarı golü bulamadık ama gol, geliyorum diyordu. 2. Yarı neredeyse maç tek kaleye döndü. OZİ , ilk yarı 2-3 duvar pasıyla güzel işler yaptı ama yeterli değildi. Hala %50 performansla oynuyor. Çok fazla top kaybı yapıyor. 2. yarıda OLCAY'ın çıkarılmasını maç esnasında erken ve gereksiz diye düşünmüştüm. Ama Şenol Hocamın takdiri saygı duymak lazım.

Genel olarak takım performansına baktığımda yarı yarıya bir oran var. Herkes iyi niyetle ve gayretle mücadele ediyor. Ama 11 kişinin 5'i çok iyi, 6 'sı vasat oynuyor. Bu oranın yükselmesi lazım. Kulübeden girenlerin ortalığı duman etmesi lazım. Lige verilecek aradan sonra 2 takviye yapacağız ve o zaman maçlarınız hentbol maçı gibi yüksek skorlarla bitecek göreceksiniz. FABRI, MARCELO, G.GÖNÜL, C.TOSUN, ATIBA, TOLGAY, NECIP her maç çizgiyi yukarıya taşıyor. Tüm kadronun aynı çizgiye geldiğini düşünün. İzlerken bile adamı hırpalar bu BEŞİKTAŞ.

Gece bazı yorumlara da baktım. Aspor’da Erman hocayı izledim. Almış eline mavi-beyaz plastik bir kılıç, sahte malkoçoğlu gibi Beşiktaşımıza saydırıyordu. Başkan ve Şenol çok konuşuyorlar, sussunlar, Şenol hocanın takımda hiç otoritesi yokmuş, G.GÖNÜL'e hiç dokunmamışlar, kendini atmış, MARCELO, kesin kırmızı kartmış. Coştukça coştu hazret. Meydanı boş buldu ya doğaldır. Canlı yayına bir taraftar soruyla girdi. Kendini yere attı dediğin pozisyonda rakibin kolu sarmaşık gibi Gökhan’a dolanıyor ve yere düşürene kadar devam ediyor, ona ne diyeceksiniz? dediler. Erman hoca asrın cevabını verdi: "Sana ne kardeşim kolumu nereye koyacağımı sana mı soracağım?” Ardından çok penaltı kazandığımızdan şikayet etti. Vaay efendim rakipler bu işe ne derler? Sanıyorum hocamın zihni bulanmış. Beşiktaş bu ligde herkesten farklı ve yüksek tempoda top oynuyor. Tam performansımızı henüz bulamadık ama sağdan soldan ortadan yüklendikçe rakip bunalıyor. Ceza sahası içinde indirince de penaltı oluyor. Penaltılarla kayırılan ve zirvede tutunsun diye pışpışlanan Fenerbahçe’nin son 1 ayda yaptığı 4 maçı izlesin Erman hocam. Sonra da bizim maçlara ve pozisyonlara da baksın bir zahmet. Bütün bir program MARCELO'nun kalecinin istemeden ayağına bastığı pozisyona kafayı taktı. Kendini parçaladı. Emin olun Bursaspor kalecisi bile onun kadar kafaya takmadı. Ama maç içinde 2 defa atılması gereken Merter'in pozisyonlarını unuttu. Erman hocamın yıllardır süregelen Beşiktaş antipatisi devam ediyor. Kalp kalbe karşıdır derler. Biz de kendisine aynı duyguları besliyoruz zaten. Objektif olmasını beklemiyoruz elbette. Ama kendisine tavsiyem, programdan önce sade kahve içsin iyi gelir. Bir de o mavi-beyaz plastik kılıcı bıraksın. Vallahi komik oluyor.

Dün Başakşehir’in berabere kalmasıyla 5 puanlık bir maç aldık. Zirvedeyiz. Bu kadar çok bok atıldığına göre doğru yoldayız demektir. Ligin ilk yarısını bitirmeye 2 maçımız kaldı. Birlik ve beraberliğimiz takım içinde de pozitif bir enerji sağlıyor. Daha da korkutan bir takım olacağız buna inanıyorum. Dün gece yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yüreğinde Beşiktaş kıskançlığı ve nefreti taşıyanlara ise 1 adet sakinleştirici ve doğal maden suyu tavsiye ediyorum. Seni çekemeyenlere inat seni seviyoruz. BÜYÜKSÜN BEŞİKTAŞ. SİYAAAAHHHHH....

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 12 8 2 2 13 26
2 Medipol Başakşehir 12 8 2 2 9 26
3 Beşiktaş 12 6 4 2 7 22
4 Kayserispor 12 6 4 2 5 22
5 Fenerbahçe 12 5 5 2 8 20
6 Demir Grup Sivasspor 12 6 1 5 -1 19