Itır Esen Kara Temmuz

Itır Esen

Ölüm, Temmuz ayında adeta kara bela gibi çökmüş, BEŞİKTAŞ camiasına…

An gelir, hepimizin kapısını çalar, sormaz “müsait misiniz, gelebilir miyim?” diye…

Bizim evin de kapısını yıllar önce çaldı bir gece, sessizce…

Ölüm; elinde hazır nedeniyle gelmişti bile… KALP KRİZİ.

Beşiktaşlı olan sevgili babacığımı da aldı götürdü, o elindeki kâğıtta yazan “Kalp krizi sonucu hayatı sona ermiştir” ibaresiyle… Şükrü Gülesin’le aynı sene…

Kara Temmuz, biraz fazlaca çalmış BEŞİKTAŞ'LILARIMIZIN kapısını…

Şöyle bir hatırlayalım, kimleri kaybetmişiz…

Barış Akarsu 4 Temmuz ve Şan Ökten 24 Temmuz, trafik kazasına kurban giderken, diğer kara Temmuz’a yenik düşenler, kalp krizi sonucunda hayata gözlerini kapatmış…

ŞÜKRÜ GÜLESİN 10 Temmuz - YUSUF TUNAOĞLU 22 Temmuz - CENK KORAY 23 Temmuz - OPTİK BAŞKAN 25 Temmuz

Bu hayat hikâyelerini okuduğunda “Beşiktaşlı duruşu” nun ne demek olduğunu daha iyi anlıyor insan…

Her defasında gurur duyuyorum Siyah Beyaz renklere duyduğum aşktan…

Şükrü Gülesin: 1922-1977 10 Temmuz… Ölüm nedeni: Kalp krizi…

Şükrü Gülesin, annesinin “fidanı”…

Beşiktaş’ın efsane Kartal’ı…

Futbol’a Kınalıada’da kaleci olarak başlıyor ama kısa bir zaman sonra forvete geçiyor… 1940 yılında Beşiktaş’a transfer oluyor…

32si korner den direk kaleye gol, olmak üzere 226 gol attı…

İtalyada Lazio, Palermo takımlarında oynadı, lakabı “Turco”ydu…

Beşiktaş’ta 11 kez mili oldu…

Attığı gollerin yanı sıra süratli ve her iki ayağını kullanabilme özelliğine sahipti…

Şükrü Gülesin, 5 yılı üst üste olmak üzere 8 yılda, 7 İstanbul Ligi kupasını havaya kaldıran Sabri, Hakkı, Kemal, Şeref, Şükrü beşlisinin son yıldızıydı.


Bu forvetin ardından gelen Şükrü, Süleyman, Şevket, Recep, Fahrettin beşlisinin de ilk ismiydi.

Baba Hakkı dan sonra hücum hattının ikinci şefi ‘Gülesin’ oluyordu…

Baba Hakkı’yla aralarında geçen yaşanmış bir sürü hikâyeden biri;

“Bir maçta baba Hakkı Şükrü Gülesin’e kornerden ‘topu bana at’ dercesine elini kaldırıp yer gösteriyor işaret parmağı ile… Şükrü her zamanki gibi kaleye atıyor topu ve gol oluyor… Baba sinirleniyor, sahanın içinde Şükrü’yü kovalamaya başlıyor, ‘ben sana bana at dedim, neden bana atmadın oğlum’ diye…

Başka bir Şükrü Gülesin anısı…

“Vefa-Beşiktaş maçı sırasında top Şükrü Gülesin’in eline çarpar ve önüne düşer ardından golü atar, Vefalı oyuncuların itirazına rağmen hakem golü verir… Şükrü hakeme gider, golü iptal ettirir… Maç sonucu 1-1”.

Bu olay bile, Beşiktaş isminin niye “Adalet” kavramı ile birlikte telaffuz edildiğini açıklamaya yetiyor zaten…

Şükrü Gülesin’in futbol dışında bilinmeyen bir özelliği de, İtalya da tarihi bir filmde, küçük bir rol almasıydı…

İtalya da top oynadığı dönemde renkli kişiliğinden dolayı sürgünde bulunan Mısır Kralı Faruk’la da arkadaş olmuştu…

Futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş yönetim kurullarında görevler alıyor, Milli Takım Teknik Komitesi’ne seçiliyordu.

Daha sonra spor yazarlığı da yapan Şükrü Gülesin’in yeme içme, konusunda da rakipsiz olduğu söylenir. Anlatılanlara göre Beşiktaş köy içinde “Kambur’un bahçesinde” bir oturuşta bir tepsi uskumru yermiş…

Baba Hakkılar, Şeref beyler, Şükrü Gülesin’ler, “KaraKartal” markasını bu günlere taşırken “skor”un illa ki “sonuç” olmadığının temelini atan, büyük insanlar…

Onlar isimlerinin yanına, sevgi, güven, şefkat, bağlılık, sadakat, adalet, onur ve şeref’i yazdırdılar…

İşte bu güçlü oluşum Kartal’ın farklılığına “damgasını vuran” BEŞİKTAŞ DURUŞU’NU ortaya çıkarttı…

Hepinizin önünde saygıyla eğiliyoruz…

Ağaçlı yoldan sizlere,

Yüreği kocaman

Kartallara selam olsun…

Kara Temmuz, etti iki…

Itır Esen / HABER1903


PUAN DURUMU Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Başakşehir 6 4 1 1 8 13
2 Galatasaray 5 4 0 1 8 12
3 Kasımpaşa 5 4 0 1 3 12
4 Beşiktaş 5 3 1 1 3 10
5 Ankaragücü 6 3 1 2 1 10
6 Konyaspor 5 2 2 1 1 8