Atan tutan

İlk söz ATAM’a. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e önderliğini yaptığı kahraman ordumuz ile birlikte bu güzel ülkeyi yobazlığın, kara cahilliğin merkezinden çıkartıp aldığı için şahsen ben minnetarım.

Bülent Bilirgen

Hiçbir zaman, hiçbir güç tarafından yıkılamayacak devrimin en büyük simgesi olan 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ hepimize kutlu olsun.

Sonuçta bir tane lig maçı oynadı Beşiktaş. Kalecisi hiç olmayacak yerde rakibe hediyeyi verirken golcüsü olacak yerde vuruş yapmayarak başka bir hediye verdi. Sadece bu iki pozisyon üzerinden değerlendirsek bile galibiyet çok uzaktı diyemeyiz. Hatta ikinci yarı kaçan gollerin bir kaçı gol olsa son Gençlerbirliği pozisyonu umrumuzda olmazdı. Dedik ya sadece bir maç üzerinden bunlar konuşulabilir. Deplasmanda bir puan da zaman zaman olacak tabi ki der geçebiliriz. Ama işin geneli hiç de öyle değil. Bu kadar oyuncu değiştirerek oynamak Şampiyonlar Liginin grup maçları sırasında belli ki Beşiktaş’ı çok yoracak. Bıraktım futbolcuların psikolojik hazırlığını Şenol hocanın devler ligine fizik olarak hazır çıkmak istemesi bu kadar oyuncu değiştirerek oynatmasına sebep oluyor. UEFA oynarken geçen sene böyle değildi. Atiba'yı hatırlayın bir tek bizim halı saha maçlarına gelip oynamıyordu. Bu sene Ankara’ya bile götürülmüyor. Halbuki götürülse kulübe de dinlense de olurmuş. Bakın ihtiyaç oldu orta sahasız kaldı Beşiktaş. Anlaşılan o ki Kasım ayı da böyle geçecek ve bu tip puan kayıpları yaşanabilir.

Şenol hoca demişken dünkü maç için buradan devam edelim. İlk yarının çöpe atılmasının tek sorumlusu sevgili hocamız Şenol Güneştir bana göre. Marcelo son hazırlık maçında az bir sürede olsa orata saha merkezinde çok iyi işler yapmış ve Şenol hocanın da haklı takdirini toplamış idi. Neden hemen maçın başındaki sakatlığın ardından böyle bir değişikliğe gitmedi de Adriano’dan orta saha oyuncusu yaratmaya çalıştı anlayamadım. Eleştirim Adriano’nun çok kötü bir orta saha oyuncusu olmasının yanında partneri Tolgay’ı da uçuruma atmasına sebep olduğuna birazda. Tolgay yanında sert, defansif bir oyuncu ile daha faydalı bir merkez orta saha oyuncusu. Uzun mesafeler kat ederek oynuyor ve dönüşlerinde mutlaka destek almalı. Yoksa 80’de başlayacağı yürüyüşlerine 65’de başlıyor. İşte sırf bu değişiklik yüzünden orta saha rakibe kaptırıldı ve ilk yarı çöpe gitti. Maçın ikinci yarısı ise tam bir komedi. Atılan golden sonra 20-25 dakika Gençlerbirliği diye bir takım yoktu sahada. Orta alanın bomboş geçildiği pozisyon üstüne pozisyon yaratıldığı bir dönem. Tabi bu Beşiktaşın çok çok iyi oyunundan ziyade Quresma'nın kişisel becerisi Cenk ve Aboubakar’ın hareketliliği sayesinde oldu. Marcelo’nun da haddini bilerek çabuk dokunuşlarla oyunun akışkanlığını arttırmaya çalıştığını da söylemeliyiz. Biraz önce bahsettiğimiz ilk yarı bir yanı eksik Tolgay da bu sayede müthiş özverili oynadı şarjı bitene kadar. İki stoperimiz için gayet iyi iki bekimiz için de gayet vasat bir maç olduğunu düşünüyorum. Beklerin bu kadar hareketsiz öne destek vermeyen bir tempo da oynadığı bir büyük takım olmamalı. Hani rakip sağdan soldan bastırır beklerin nefes alacak hali kalmaz ve hücuma yeterli destek veremezler anlarım. Dün böyle bir durum da yoktu..Tamamen fiziksel yetersizlik. Hadi Gökhan Gönül’ün alternatifi var diyelim ya sol kanat ne olacak? Adriano son 4 senedir üst üste tempolu 90 dakika oynama alışkanlığını kaybetmiş ve oynadığı pozisyon itibari ile yaşı çok da genç değil. Özellikle dünkü performansını gördükten sonra bu taraf için bir hayli karamsarım. Olcay takımdan soğumuş gibi bir havada oynuyor. Oyun yapısı itibari ile iyi oynayan takımlara katkı verecek takım bütünlüğünü bozmayacak bir oyuncu tipi. Bu tarafı ile onu hiç beğenmeyenlerden değilim. Ama zaman zaman vasat oynayan büyük takımlar Olcay’ın oynadığı mevkilerdeki oyuncularından ince işlerle iş bitirmesini bekler ve bazı maçları öyle alırlar. İşte Olcay’ın bu tip bir meziyeti olmadığı için makine formatında oynamayan bu seneki Beşiktaş’da forma bulması zor. Geçen sene de yazmıştım ama yine tekrarlayayım Olcay için nacizane önerimi. Bir kere sırtındaki 10 numarayı çıkartmalı. Benim için kendisinin varlığı , kişiliği, takıma kattığı ruh 10 numara. Ama futbol takımlarında bu numaranın hep bir mesajı olmuştur ve yazılı olmayan bir ağırlığı vardır. Olcay kardeşimiz bu veremediği mesaj altında ezilmekte ve boşuna baskı yemektedir. Bu şekilci öneri dışında futbolu içinde bir çift laf kendisine. Sende tempo var, devamlılık var, koşu mesafelerin hep iyi, yumuşak bir oyuncu değilsin, hızlanma süren ve hızının devamlılığı iyi , bunca yıl forvet oynadığın için topu kırmıyorsun…Kardeşim git Şenol Hocana beni bundan sonra ‘’ BEK’’ düşün de. Birazcık kademe bilgisi ve biraz zamanlama çalışmaları ile senden çok iyi bir hücumcu bek çıkabilir. İnan bana çok mutlu, başarılı olma ihtimalin var ve hazır da ihtiyaç varken bu hamlen seni bu takımda 1,2 sene daha fazla tutar. Dünkü maç daki kişisel performanslarda son olarak sıra assolistlerde. Önce tutan. Fabri bana göre çok iyi bir kaleci. Kalecilerde bazen internet kesilir. Golde de büyük ihtimalle öyle oldu. Tahminim o topun Rodolfho’yu da çok aşıp arkaya sarkacağını düşündü ama yolda anladı ki o top ona yar olmayacak ve tabi ki dönemedi kararından gitti freni patlamış kamyon gibi çarptı Brezilyalı’ya... Neyse bunlar olur, nazarlıktır diyelim. Ama bu gol onun öne çıkıp müdahale iştahını kapatıp korkaklığa sevk etmemesini dileyelim.

Son söz de atana.. Dünkü hareketi başkası yapsa bir daha futbolcu diye adını anmam..Ama Cenk’in kredisi var. Sadece golcü refleksine yakışmadı o hareket. Vursa kaleci kurtarsa bu da kaçar mı denirdi en fazla şimdi ise garantiye gittiğinin yanında vurmaya cesaret edemedi yorumları da olacaktır. Kendi kariyeri için kara bir pozisyondu inşallah o da etkisinde kalmaz ki dünkü maçta kaldı..

Saygılarımla,

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27