Helal olsun

Sorun sadece para mı A dostlar?

Zafer Algöz

Sorun sadece para mı A dostlar? Neden özellikle konu futbolda başarısızlıkla beraber anıldığı anlarda o kadar para alıyorlar noktasına geliyor. Profesyonel, yaptığı işin karşılığında para kazanan adam demek. Amatör de bildiğiniz gibi işini zevk için yapan adam. İzlanda maçı 5-0 bitebilirdi. Maçı acı çekerek izlemiş herkes. Bir baktım ortalık mesajlarla yıkılıyor. “Vaayy efendim Fatih Terim dünyanın en pahalı milli takım hocasıymış, senede şu kadar alıyormuş, gönderilirse sağlam tazminatı varmış falan filan...” Önce kendi işimden örnek vereyim. Ben oyuncuyum. Başka bir oyuncuya gidip "Yahu sen kimsin sana bölüm başı şu kadar para veriyorlar?" diyemem. Çünkü profesyonel anlamda kişinin kendini pazarlamasıyla ilgili bir beceri. Alan memnun veren memnunsa zaten, zenginin malı züğürtün çenesini yorar misali boş yere gevezelik gerisi. Dolayısıyla ben Fatih hocanın aldığı ya da alacağı parayla ilgili değilim, Helal Olsun. Bana ne. Ama oynattığı oyun, kurduğu kadro ve de hepsinden önemlisi aldığı sonuca bakarım.

Dünya Kupası’nda rakiplerimizle 2 maç yapmışız. 2 puanımız var. Ukrayna maçını 0-2’den 2-2'ye getirdik. Maç sonunda hocamın şu sözüne takıldım. "Ben futbolda şansa inanmam." Nasıl yani?" dedim kendi kendime. Asla Galatasaray’ın UEFA Şampiyonluğu’nu küçümsemiyorum, yanlış anlaşılmasın. 60. dakikada Hagi atılmış, Arsenal neler neler kaçırmış. Taffarel, Henry'nin 90'a çaktığı kafayı daha adam vurmadan atlayarak çıkarmış. 3-4’lük bitecek maçı sen almışsın ve şampiyon olmuşsun. Elbette çalışmadan olmuyor ama futbol şansı da lazım. Sonra da "Ben futbolda şansa inanmam" öyle mi? Hüsranla biten Avrupa maceramızda guruptan nasıl çıktık hatırlıyor musunuz? Sadece son maçı kazanmak yetmiyordu. Bizim maçın dışında 7 maç mucizevi bir biçimde bitti ve aradan sıyrılıp şampiyonaya katıldık. Eeee şimdi bu ne? Bunun adı şans değil de ne peki?

Önce şunun altını çizelim. Milli Takım kimsenin tapulu malı değil. Ülkemizi temsil eden takım. Hepimizin takımı. Orası deney yeri değil. Çok fazla deney yapmayı seven hocalar olabilir, saygı duymak lazım. Ama o deneyler özel maçlarda yapılır, resmi maçlarda değil. Artık sokaktaki çocuklar bile Fatıh Terim’le bazı oyuncuların sorunu olduğunu biliyor. Zaten sırf bu yüzden kadroya alınmıyorlar. Neymiş? Paralar ve primler yüzünden sorun çıkmışmış. Yahu sorun eğer paraysa zaten bunu sorun yapmak ne haddimize bizim. Devletin katkısı, federasyonun kasası, sponsorların çantası. Kimse hakkı olmayan bir şeyi talep edemez. Hepsi yazılı anlaşmalarda tek tek vardır. Ama yazılı anlaşmayı tanımayıp ona 5, buna 15, bunlara da hiçbir şey vermiyorum olmaaazzz. Oyuncular her ne kadar evlat da olsa onların da artık koca adamlar olduğunu unutmamak lazım, adil olmak lazım, az sevdiğim adamlar, çok sevdiğim adamlar, hiç sevmediğim adamlar, asla çağırmayacağım adamlar, kötü bile olsa vazgeçemeyeceğim adamlar düşüncesi asla huzur getirmez. Takımda arkadaşlık biter. Öyle takımı asla bir hedefe götüremezsiniz. Hele hele hatalarınızı aklı başında söyleyecek ya da adam gibi soru soracak gazeteciler olursa o zaman basın toplantıları restaurant kapısında ünlü yakalayıp magazin dedikodusu kovalama düzeyine gelmez.

Son İzlanda hezimetinden sonra tek bir kişi bile Fatih Hocaya doğru dürüst bir soru soramadı. Bu kadroya nasıl karar verdiniz. Mehmet Topal stoper değil. Çok başarılı bir orta saha oyuncusu. Bu inat neden? Memlekette stoper mi yok? Hadi kaleciyi Başakşehir’den aldınız.(Bence yanlış bir kaleci tercihi)Onu anladık. Yıllardır stoper oynayan aynı takımdaki 1.90'lık koca Yalçını nasıl göremediniz? Beşiktaş’ımın 2 metre boyunda genç stoperi ATINÇ niye düşünülmez? Üstelik İzlanda taç atışlarını bile kafa yüksekliğinde aşırırken nasıl akla gelmez? NECİP bu takımda kütür kütür top oynar, niye yok? Hadi Türkiye’den kimseyi bulamadınız. Çin’de oynayan ERSAN'ın ne günahı var? Beşiktaşlı olduğu için mi akla gelmez? Avrupa’da takımlarında takır takır oynayan Yunus Mallı, Mevlüt neden ilk 11'de düşünülmez hiç? Millet İspanya’ya, Almanya’ya çift forvet oynarken İzlanda karşısına forvetsiz çıkmak neden? Diyelim ki maçı 0-0'a kitleyip ilerleyen dakikalarda bir golle galibiyeti planladık. Ömer Toprak’la bu iş olur mu hocam? Sahi bu takımın oyun kurucusu ya da kurucuları kimlerdi? Futbolda goller genelde maçın başında daha ısınamadan ya da devre ve maç sonlarına doğru yeniyorken devre bitimine 3 dakika kala 2 gol nasıl yiyoruz? Maçta forvet olarak CENK ve MEVLÜT, 2-0 olduktan sonra mı oyuna alınır? Neden ilk 11 de yoktular? Sorular böyle sürer de gider. Ama nedense kimse bunları basın toplantılarında soramıyor. Sadece TV’lerde saatlerce geyiği yapılıyor. Peki bir şey değişiyor mu? Hayır, değişmiyor. Hoca her maçtan sonra bol keseden umut pompalıyor. “Biz bitti demeden bitmez.” diyor. Ama kurduğu takıma, oynattığı futbola bakınca izlerken biz bitiyoruz.

Bakın şahsi fikrimi söyleyeyim. Milli Takım, bu düşünceyle ve bu şablonla ve de bu tercihlerle, inatlarla Dünya Kupası’na katılamaz. Bizim grupta Kosova’yı hem içerde hem dışarıda herkes yener. Ama Kosova da kendi evinde ilk 3 puanı bizden alır. Eğer TFF bu duruma el koymaz ve biz hocaya karışmayız noktasından soruna yaklaşırsa önümüzdeki şampiyonalara Kosova’yla aynı guruptan gireriz. Sıralamalarda giderek dibe otururuz. Bazı yorumcular da şunu söylüyorlar. "Yabancı sınırı kalktığı için milli takım kötüye gidiyor." Geçiniz efendim bunları. Ortada koca bir gerçek var, kimse önüne bakmıyor, karşıya bakarak konuşuyor. Avrupa’da takımlarında iyi oynayan oyuncular bizim takımda oynayamıyor ya da oynatılmıyor. Barcelona’da ilk 11'de oynayan Arda bile yok. Burak yok. Kaleci Volkan Demirel yok. Tolgay yok, Alper Potuk yok. O yok. Bu yok. Eeee sonuç? Başarı da yok.

Şimdi ezcümle sadede gelelim. Eğer başarı istiyorsak kalan tüm maçlarımızı kazanmamız lazım. “Bu havayla bu tavırla bu gidişle başarılı oluruz” diyebilecek kimse var mı? Sanmıyorum bir kişi bile çıkmaz. TFF, hocayla oyuncuların arasındaki sorunları çözemiyorsa o zaman bu dibe vuruşa seyirci kalmaya mahkumdur. Oyunculuk ve futbolculuk birbirine çok benziyor. İkisi de yetenekli insanların arenası. Rejisörün oyunculuğa katkısı %10-15'i geçmez. Teknik Direktörün de katkısı ancak o kadar. Ama çok iyi oyuncular rejisör tarafından iyi oynatılmıyor ve oyuncularla arasında hep sorunlar oluyorsa yapılacak en akıllı iş rejisörü değiştirmektir, oyuncuları değil. Fatih Terim elbette ülkemiz futbolunda isim yapmıştır. Başarılarına ve kazandıklarına elbette Helal Olsun. Ama artık kendisi de moral motivasyon anlamında bir çöküş yaşıyor. Onunla birlikte Milli Takım da yara alıyor. Eğer hocaya teşekkür edersek tazminatı çok yüksek diye düşünenler varsa Fatih hoca da gerekeni yapar ve böyle düşünenlere inat 5 kuruş istemeden rejisör koltuğunu bırakır. Bizlere de ardından HELAL OLSUN demek yakışır...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27