2004 yılını unutmayın

Bizim ülkemizde bu işler böyle maalesef.

Bülent Bilirgen

Bizim ülkemizde bu işler böyle maalesef. Biri aradan sıyrılıp çok güçlü konuma geldi mi alaşağı etmeyi ezelden beri severiz. Biz yukarı çıkalım yerine o insin yanımıza mantığı evladır hep.. Beşiktaş’ın durumu da böyle. Rakipler baktılar ki Beşiktaş arayı çok açtı ve normal yollardan yakalama şansları yok şimdiden her türlü çirkin oyunlara başladılar. Tabi yaşadığımız ülkede güce tapma kanımıza işlediği için, bu parası ve bürokrasisi bol camialara hizmet eden köpekler de çok oluyor haliyle. Basında olsun, futbol camiasında olsun hep bunların şakşakçıları vardır.

Rakipler çok erken başladılar bu sene. Baksanıza, Fenerbahçe yöneticisi Uslu dün maçtan sonra çıkmış bir hayli yaramaz şekilde kamoyuna Beşiktaş’ın hakemler tarafından kollandığını anlatıyor. Hemde bu açıklamaları , (dünkü maç yazımın uzunluğundan dolayı değinememiştim) hakemliğine zerre kadar güvenmediğim geçen sene Trabzon deplasmanındaki yaptıklarını hiçbir zaman unutamayacağım Bülent Yıldırım’ın rezalet yönetiminden sonra yapıyor.. Akhisar maçında maç 2-0'a geldikten sonra 2-1 olsun diye her dokunmamızı faul her biçilmemizi devam la geçiştiren Yıldırım maçın sonlarına doğru ne yapsam olmuyor şeklinde düşünüp Tosic’in şaibeli bir pozisyonunda takdir hakkını Beşiktaş lehine kullanıp maçı sözde tartışmalı hale kasten getiriyor. Ve ne oluyor Beşiktaş kollanıyor oluyor. Hadi oradan seni gidi Yaramaz afacan seni..

Bu rakipler bu tip işleri yeni yapmıyor. Camia olarak hep hak ettiğimizin azını almışızdır. Ama suç bizde. Hala yediğimiz kazıklardan ders almıyoruz. Öyle çok gerilere de gitmeye gerek yok.. 2004 yılına dönüp hafızamızı tazelemek yeter de artar bile. Hatırlar isek, 2003 yılında gelen şampiyonluğun ve kurulan iyi kadronun rüzgarı ile 101. yılın ilk sezonunda 1 maç fazlası ile 11 puan fark yapıp ikinci sezona başlayan bir Beşiktaş vardı. O zaman ki rakibimiz olan Fener’in o eksik maçı ise Rize maçıdır.. Hani son 2 dakikasını 10 kişi oynaması gereken Rize’den Victoria‘yı çift sarı karttan atmayan Ali Aydın’nın tezgahı olan maç.. O maç o gün berabere bitmiştir. Yani ikinci yarı başında maçlar eşitlendiğindeki fark normalde 10 puan idi. Fakat ligler başlamadan tekrarı oynatılan maçta FB, Rizeyi 3-1 yenip farkı bir anda 8’e indirmiştir. İşin en ilginç ve ülkemize özel yanı ise ilk yarı maçı olan bu karşılaşmada Ocak ayında Brezilya’dan alınan Marcio Nobre’nin 2 gol atmasıdır. Çok genç olanlarınız belki bilmez ama o zamanların Maraton programında bir orta oyunu oynanır bazen Şansal bazen de Erman başrolü kapardı. Biri iyi polis biri kötü polis olurlardı. Ama o günlerde oyunu bırakıp aynı anda hep bir ağızdan söyledikleri tek söz ‘’Beşiktaş böyle giderse konuşacak bir şey kalmaz bizler işimizden , ekmeğimizden oluruz’’idi.. Ehh böyle zamanda da Rize yi Nobre ile badem etmişsin ne olacak yani. Ama sonradan anladık ki tüm bunlar oynanacak asıl oyunun provasıymış.. 24 Ocak 2004 günü geldiğinde soğuk bir İstanbul akşamında İnönü'de Samsunspor karşısına çıktık. Maçın hakemi Cem Papila aldığı görevi belki biraz da abartarak yaptı ve bizi deyim yerinde ise dağıttı. İşte bu noktaya çok daha dikkatli bakmamız gerekiyor. Eğer o sezon dağılmasa idik (çok kolay değil biliyorum) taraftar,teknik heyet , yönetim ve futbolcu kenetlenebilse ve dışarıdan gelen bu saldırıları itidal ile karşılayabilse idik sezon sonunda Lucescu’yu göndermeyip Shaktar diye bir takım yaratmamış olacaktık büyük ihtimalle. Belki de biz Avrupa da söz sahibi olan bir camia haline gelecektik. Yani anlayacağınız ucuz oyunlar, çapsız maşalar , satılmış basın ,devekuşu kamuoyu o zaman da vardı. O dönemin Beşiktaş camiası doğru politikalar üretemedi , gerekli duruşu gösteremedi ve çığın altında kaldı.

Şimdi bize düşen ne? Çok yakın dönemde yaşanmış bir tecrübe var. Ve kaybedilmiş 10 küsur sene..Şunu gayet iyi bilelim ki Beşiktaş’ın üstüne daha çok gelecekler. Geçen sene de denediler ama geç kaldılar. Bu sene bu işlere 4. Haftadan başlayıp yıpratmaya çalışıyorlar. Çünkü çok daha büyük tehlikenin farkındalar. Çirkin oyunları çok açıkça herkesin gözü önünde de yapacaklar.. Tüm bunlara karşılık sakin durmamız ve duygularımıza esir düşmememiz lazım.. Taraftar taşkınlık yapmadan takımına daha bağlı kalmalı. Bundan sonra eskaza alınabilecek herhangi kötü bir sonuçta hemen dağılınmamalı..Hele Olaya, şiddete hiç gerek yok. Çünkü sinir kötü sonucu değiştirmediği gibi yeni kötü sonuçlara zemin oluştuyor. Sahamız kapanıyor ve zaten aportta bekleyen kamuoyu aleyhimize dönüyor. Taraftar gibi teknik heyet de sakin , futbolcu daha çalışkan, yönetim ise hat safhada politik olmak zorunda. Yönetim için zor bir sene olacak. Kimsenin dolduruşuna gelmeden ama pısırık da olmadan yönetmeliler bu işi..Eğer bu fırtınalı havada gemiyi limana yanaştırabilir ise büyük iş başarırlar.Belirttiğim gibi bu ikinci şampiyonluk sadece bir kupa değil daha ötesi. Bir önce kullananmadığımız sıçrama şansı yeniden geldi. Sıçrar isek Ay’dan el sallarız sarışınlara aksi halde onların çöplüklerinde, pislikler arasında yaşamaya, satılmış asalaklarının göz yumduğu ölçüde kazanmaya ve olanları başarı saymaya devam.

Son olarak, 17 yaşındaki cahil bir futbolcunun zamanında yapmış olduğu bir terbiyesizlik ile başlayan futbolcu eşlerine sosyal medyadan laf atma çirkinliği büyüyerek kendini büyük sanan bir gazetenin internet sayfasına kadar düşmüştür. Bu rezilliktir , kepazeliktir, ahlaksızlıktır , şerefsizliktir. Aile, kadın, anne gibi değerlere saldıran bir toplum haline gelmemizde emeği geçenlere teşekkür etmek gerekir.

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27