Nasıl yani?

“Beşiktaş, Gökhan Gönül’ü transfer etti” dediğimde Fenerbahçeli bir arkadaşım aynen böyle bir reaksiyon gösterdi. "Nasıl yani?"

Zafer Algöz

“Beşiktaş, Gökhan Gönül’ü transfer etti” dediğimde Fenerbahçeli bir arkadaşım aynen böyle bir reaksiyon gösterdi. "Nasıl yani?" Ben de tane tane izah ettim kendisine. Şöyle yani: Gökhan Gönül yıllardır ülkemizin en iyi sağ beki, sorumlu olduğu sağ kanadı hem defansif hem de ofansif olarak maksimum kullanabilen bir yetenek. Sezonun tamamına bakıldığında belli bir çizginin üstünde top oynayan, terbiyeli, efendi, gerçek bir profesyonel. Futboldan anlayan hemen herkesin hakkını teslim ettiği bir futbolcu. 30'lu yaşları geçince ve de sözleşme yenileme süresince kulübünden bir adım göremediği için tercihini Beşiktaş’tan yana kullanmış bir futbolcu. Buna bu kadar şaşırıp '"Nasıl Yani?" diyenlere şaşırıyorum.

Büyük takımlar arasında oyuncu alışverişi hep vardır ve hep olacaktır. 50 yıl öncesinde de böyleydi şimdi de böyle. Ne ilk ne de son transfer. Hatırlayın lütfen sevgili dostlar. Kaleci Engin, Alpay, Feyyaz, Tümer, Sergen... Bu adamlar bizden Fenerbahçe’ye gittiklerinde zaten yıldız oyuncuydular. Gittiler diye hiçbirini aforoz etmedik. “Beşiktaş’ın yıldızlarını aldık” diye aylarca konuştular. Gerçi bizden gidenlerin hiçbiri Fenerbahçe’de aynı performansı gösteremediler. Yanardağ gibi gittiler, sönmüş yanardağlar olarak kaldılar. O da ayrı bir konu.

Futbolcu 35 yaşına kadar bu işten para kazanıyor, 40'lı yaşlara kadar oynayabilen pek az oyuncu var. Şu gerçeği de göz ardı etmemek lazım. Profesyonel sporculukta kulüplerden vefa beklemek boşuna. Takımın işine yarıyorsan varsın. Sakatlanırsan, kötü oynarsan zaten yerin sağlam sayılmaz. Hele hele yaşlar 30'lu hanelere gelince sözleşme yenileme aşamasında kulüpler oyuncuyu satamayacağını düşünerek daha cimri bir tutum sergiliyorlar. Gökhan Gönül’ün durumu farklı. 9 yıldır zirveye oynayan takımda, hem belli bir kalitede oynamış hem de kaptanlık yapmış bir sporcu. Elbette saygıyı hak ediyor. Ama koca kulübün başkanı hem de herkesin önünde üstelik mali kongrede "Ben ticaret yapıyorum, onun kadar para kazanmıyorum" derse bunun anlamı şudur: “Sana saygı falan duymuyorum, sana vereceğimiz para belli, ya kal, ya da git." Gökhan Gönül de kendisine daha çok para verene değil, saygı gösteren kulübe gitti. Hepsi bu kadar.

FB yönetimi onu baskı altında tutmak için 3 defa açıklama yaptı. Taraftar sitelerini ateşledi. Ama sonunda tercihini Beşiktaş’tan yana kullandı. Hepsi bu. Yıllardır talip olduğumuz hemen her oyuncuya dünya paralar vererek transfer edenler, takım kaptanları Beşiktaş’a gitti diye ateş püskürüyorlar. Aslında sebep belli. Futbolda hem lig ve hem kupa hüsranını unutturmak ve hedef saptırmak. Yakın bir zamanda tüm başarısızlığın faturasını Gökhan Gönül’e çıkarırlarsa sakın şaşırmayın. Ben doğrusu hiç şaşırmam. Takımı şampiyon yapan tüm teknik direktörleri sene sonunda kovan, Alex gibi bir oyuncuyu önce heykelini dikip sonra da kapının önüne koyan adamlardan her şey beklenir. Sene sonunda transfer politikasına gerek yok. “Beşiktaş kime talip oluyorsa, daha fazlasını verip alırız” zihniyetini alışkanlık haline getirenler bu defa fena bozuldular.

Yapacağımız 3-4 transferle bu yıl da şampiyon olacağız. Kim ne derse desin. İşimize bakalım. Beşiktaş’a hoş geldin Gökhan Gönül. Aynı başarılı futbolunu sergileyeceğinden şüphem yok. Sadece tek bir konuda şüphelerim var. Bir daha seni Fatih Hoca Milli Takım’a çağırmaz artık. Çünkü artık Beşiktaşlı Gökhansın...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 6 5 1 0 11 16
2 Beşiktaş 6 4 1 1 5 13
3 Göztepe 6 4 1 1 4 13
4 Fenerbahçe 6 3 2 1 4 11
5 Kayserispor 6 3 2 1 2 11
6 Medipol Başakşehir 6 3 1 2 0 10