Başlamadan bitti

Euro 2016'ya katılabilmek için sadece kazanmamız yetmiyordu.

Zafer Algöz

Euro 2016'ya katılabilmek için sadece kazanmamız yetmiyordu. 6-7 maçın sonucu da istediğimiz gibi bitmeliydi. Sonunda mucize gerçekleşti ve şampiyonaya katıldık. Ben kendi adıma kadroya alınmayan bazı oyuncuları görünce “İnşallah hakkımızda hayırlısı olur” dedim. “Kadromuzdaki birçok oyuncumuzun kaliteli takımlarla maç yapması büyük şans olur. Kim gelirse gelsin kazanmak için oynarız. En az yarı final oynayacağız” diye iddialara girdim. Şimdi “bitti demeden bitmez” diye işe başladık. Başlamadan bitti, noktasına geldik. 2 maçta sıfır puan. Sıfır gol ve üstelik 4 gol yedik. Mağlup olduğumuz 2 maçta da yenildik. Hiç direnç göstermeden sanki gösteri maçları yapıyormuş havasındaydık. Başarılı olunca nasıl alkışlıyorsak, başarısızlık karşısında sorumlular kimlerse elbette eleştireceğiz. Futbol adına en çok üzüldüğüm nokta nedir, biliyor musunuz? Arnavutluk kadar bile olamadık, kişiliğimizi ruhumuzu bir Ukrayna kadar ortaya koyamadık. Milli Takım’a seçilen her futbolcu çıkıp oynamak ister. Ama o tercihlerde hoca yanlışlar yapıyor ve olmayacak adamları oynatıp oynaması gerekenleri kulübede oturtuyorsa. O halde Fatih Terim bunun cezasını önce kendine kesmelidir.

Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım ve oynayanlarla oynamayanlara objektif bir değerlendirme yapalım. Bu ülkenin milli maç tecrübesi en çok olan ve de en iyi kalecisi Fenerbahçeli Volkan. Milli maç öncesi stadı terk etti diye kızdın, biletini kestin. Peki eyvallah. Neden aklına şampiyon takımın kalecisi Tolga gelmez de Başakşehir kalecisi Volkan’a kaleyi teslim edersin. Kalecimizin adının illaki Volkan mı olması lazım? Tolga mı daha çok uluslararası deneyime sahip yoksa Başakşehirli Volkan mı? Sol bek olarak şampiyon takımın morali yüksek İsmail’i kulübede oturuyor, yıl boyunca Fenerbahçe’de doğru dürüst 3 maçı olmayan, özel hayatında ve transfer sorunuyla kafası meşgul, moralsiz ve kuvvetsiz Caner’de ısrar ediyorsun. Aynı şey sağ bek Gökhan için de geçerli. Sakatlık ve transfer sorunu, üstelik yıllardır hizmet ettiği kulübünden yapılan vefasız açıklamalarla dağılan adamı neden ısrarla sahaya sürersin Fatih Hocam? Hiç mi aklına Şener gelmedi? Bu Hakan Balta’da benim göremediğim ne var? Çok süper bir oyuncu değil. O kalitede 2. Lig’de bile oynayan çok adam var.

Gelelim 2-3 aydır konuşulan stoper meselesine. Efendim Serdar Aziz sakatmış adam bulamıyoruz. Başakşehir’in kalecisine kaleyi teslim ediyorsun, Başakşehir’in stoperi 1.95'lik Yalçın’ı göremiyorsun. Beşiktaş’ta ilk yarının tamamında oynayan, aynı performansı Çin’de de gösteren Ersan Adem Gülüm’ü almıyorsun. Almanya’da bu sene şampiyon olarak Bundesliga’da oynayacak 2 metrelik genç Kartalım Atınç'ı maç tecrübesi yok diye kenara itiyorsun. Sonrasında hayatı boyunca hep ön libero oynamış, Valencia’da oynarken İspanyol futbolunun orta saha mücadelesini yutmuş Mehmet Topal’ı stopere koyuyorsun. 3 golün ikisini onun hatasından yedik, diğeri de ofsayttı.

Hele forvet tercihi. Tam skandal. 2 yıldır Demba Ba’nın ve M.Gomez’ın arkasında yedek bekleyen ama oyuna her girişinde maçın gidişine etki etmiş, oynadığı sınırlı dakikalara rağmen golleri, asistleri, rakibe yaptığı presle belki de Avrupa’nın en iyi yedek forveti Cenk Tosun var. Sağlam durumda, morali yüksek. 2 ayağıyla topa vurabilen koşan basan oyuncu. Hırvat maçında onu alıp Emre Mor'u tercih etmesi izah edilecek bir şey değil. Hele hele İspanya maçında hiç düşünülmeyip onun yerine Çin’de haftalardır sakat oturan, bırakın koşmayı yürüyecek hali bile olmayan Burak Yılmaz’a bütün maç nasıl tahammül ettin Fatih Hoca? Gerçekten çok merak ediyorum. Bu takımda şampiyon Beşiktaş’ın tüm Türk oyuncuları çatır çatır oynar. Tolga, Necip, İsmail, Olcay, Oğuzhan. Bu çocuklar kafadan ilk 11'de oynamayı hak etmişlerdi ama görmedin ya da Beşiktaşlı oldukları için görmek istemedin. Gökhan Töre ve Tolgay bile bu takımda oynayanlardan daha iyi oyuncular ve onları hiç düşünmedin bile. Şampiyonluğu ve Türkiye kupasını kaybetmiş, sorunlu ve moralsiz tüm Fenerliler takımda. Şampiyon olmuş, moral motivasyonu ve kondisyonu yüksek Beşiktaşlılar, ya İstanbul’da televizyonda ya da yedek kulübesinde maçı izlediler. Ohh ne güzel adalet.

Almanya’da koca sezon oynamamış Nuri Şahin oyuna girebiliyor. 7 ön liberoyla demode futbol oynayan Fenerbahçe’yi son haftalara kadar yarışın içinde tutan Volkan Şen kulübede oturuyor. Maçı izlerken bir arkadaşım dedi ki; "Bizim takım eminim İspanya Milli Takım’ından daha pahalıdır ama ortada çok büyük kalite farkı var.” Evet doğrudur.

Maç sırasında Arda’nın ıslıklanması hoş değil. Çünkü Barcelona’da 6 ay top oynamadı. Nefesi 90 dakika çıkartacak düzeyde değil. Kuvveti yetmeyince durarak yanlara ya da hep geriye oynadı. Formda ve kuvvetli bir Arda her zaman maçı çevirir. Bazen 93. dakikada bir büyü yapar, maç kazandırır. Sabreder beklersin. Ama böyle bir Arda’yı sonuna kadar oyunda tutmak oyuncuyu kaplanların önüne atmak demek. 3-0 olmuş. Al oyundan bu acıya son ver be hocam. Cezalandırır gibi oyunda tutuyorsun. Seyirci ıslık ve yuhlarla hırpalıyor. Bu arada protesto etmek de takdir etmek gibi doğal bir hak. Profesyonel yaşamda böyle seyirciyle yüzgöz olmak doğru değil. Protesto bence Arda’ya değil, yanlış ve yanlı oyuncu tercihleri yapan ve Avrupa vitrininde hepimizi hüsrana uğratan Fatih Hocaya yapılmalıydı.

3-0’lık ders niteliğindeki çaresiz kaldığımız İspanya maçında bütün maç kumsalda dolaşan Burak Yılmaz yüzünü kaleye bile dönemezken son 15 dakikada sahne alan Olcay’ın tek gol pozisyonumuzu yakalaması zaten bu iki mağlubiyetin özeti olur. Şampiyona bitiminde ne olur bilemem. Bu moralsiz, amaçsız, tatsız, tuzsuz, forma tercihlerinin "duygusal" ve "kollamayla" yapıldığı bu Milli Takımı Çekler de yener. Sonrasında “aman hocam sensiz olmaz” diyen yağdanlıklar olur elbette. Ama ben kendi adıma fikrimi söyleyeyim. Fatih hocamın aldığı para, giydiği kostüm umurumda değil. Beni başarı ilgilendirir. Dünya da profesyonel spor dünyasının kuralları vardır. Eğer takım oyunlarında başarısızlık varsa takımı kuran, sistemi oluşturan işin patronu kimse bedelini öder ve gereğini yapar. Fatih Terim Milli Takımların sportif direktörü olarak devam etsin onun bileceği iş. Ama Milli Takımın teknik direktörü artık daha genç ve daha yenilikçi ve daha objektif biri olmalıdır.

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 34 23 8 3 43 77
2 Medipol Başakşehir 34 21 10 3 35 73
3 Fenerbahçe 34 18 10 6 28 64
4 Galatasaray 34 20 4 10 25 64
5 Antalyaspor 34 17 7 10 7 58
6 Trabzonspor 34 14 9 11 5 51