Ana Yemek

Milletçe bayılıyoruz birini yüceltmeye tepelere koymaya..

Bülent Bilirgen

Milletçe bayılıyoruz birini yüceltmeye tepelere koymaya.. Sonrada bu olmadı galibayı içten içe söyleyip biat etmeye devam ediyoruz. Sporda, siyasette, profesyonel hayatta ve her yerde bu böyle. Kendini yukarıda bulan adam da çoğumuzun DNA'sında bulunan egosantrik tarafın şiştikçe şişmesi ile uçuyor gidiyor ve kendine bir dünya kuruyor. O dünyada kuralları kendileri koydukları için yaptıkları hiçbir şeyin hata olduğunu düşünmüyorlar. Örnek olarak, futboldan, siyasetten çok başkan sayarım da konumuz Milli Takım..

Fatih Terim için büyüklerim, antrenmana ayakkabısının arkasına basarak gelen , kabadayı , ağzı bozuk bir futbolcu diye anlatırlardı. Hoş ben de hakemin ağzının içine balgamı yapıştırdığı seneyi yakalamıştım. Son senesi oldu yanılmıyorsam futbolda karamponları ile(1985). Sonrasında başarısız bir Göztepe ve Ankaragücü maceraları geçirdi antrenör olarak. Ardından, talih bir şekilde yüzüne gülüyor ve ver elini Sepp Piontek’in yardımcılığı. O arada atlamayalım yakaladığı jenerasyon ile kazanılan bir Akdeniz Oyunları var ki şimdi olsa yüzüne bakmayız. Ama şampiyonluk şampiyonluktur.Sonrasında kibirli Piontek’in gitmesi ile (1993) Milli takımın başında uzun zamandır tanıdığı çocuklarla İsveç ve İsviçreyi geçip Avrupa şampiyonasına gidiş. Hani dün TV lerde havalı bir sözü var ya hocanın ‘’buralarda seviye bu’’ diye işte bu söz hocamıza yapıştırılan ilk tokattan yani 1996 Avrupa şampiyonasından gelmektedir. ‘’0 puan 0 gol’’.. Ama Allah'ı var bu ülke futbolunun kafasını kaldırdı ise o zamanın bu idealist ve cesaretli hocasının payı büyüktür.

Sonrasında hayallerini kurduğu GS hocalığı.. Orada büyük abilerinin de hafif destekleri ile kazanılan 4 şampiyonluk ve haklı bir Uefa kupası zaferi. İşte buraya dikkat.. Buraya kadar tırnakları ile kazıya kazıya gelinen kariyerde bu nokta ben oldum noktasıdır. İtalya seferinin başlaması ile hocanın saçları bildiğimiz yana doğru değilde arkaya jöle ile taranmaya başlanmıştır ki idealist Terim’e elvada denilen andır (2000).. Fiorentina da yaşadığı kupa finali başarısı yolunu Milan’a çevirmesine yardım etmiştir. Her ürünün doğal bir hayat seyri olduğu gibi her konumun her pozisyonun ve her meslek erbabının da bir hayat seyri var. Bunu bizim ülkemiz çok görmez ama elin oğlu daha 9. haftada görüp paketlemişlerdi İmparatorumuzu hatırlarsanız (2001).. Hoca yıllardır bu ülkede hak ettiğinden fazla maddi ve manevi destek görmektedir. Hiçbir şey hak etmedi demek benim haddime olmamakla beraber o tarihten (2001) bu yana bu ülkeden kazanılan milyonlarca Euro da hak sınırının üstündedir bana göre.. Özetle, Benim için 1993 – 2000 yılları arasında Türk futboluna öyle yada böyle korkmamayı , kendini parçalayarak rakipten bir değil beş fazla koşarak maç kazanmayı aşılamış elindeki olağan üstü yetenekleri de iyi kullanarak bu ülkenin görmediği başarıları tattırmış bir hocadır. Antrenörlüğe devam etmeli midir ? Bence bu kadar meslek hayatından sonra yeter demelidir ve kendini GS başkanlığına yada milletvekilliğne hazırlamalıdır ama çok istiyorsa da orta ölçekli bütçeli bir takım çalıştırıp genç yetenekleri ülkemize kazandırmaya uğraşabilir. Yine de benim için Fatih Terim gibi Mustafa Denizli gibi dönem hocalarının kepenkleri indirme dönemi gelmiş ve geçmektedir. Ama görün bakın Fatih Terim büyük ihtimalle Milli Takımdan sonra Gs'nin başına geçecektir. Bari kovulup tazminat almasa..

Gelelim dünkü milli maç ile ilgili bir kaç tespite. Tabi bu tespitler yukarıdaki satırlardan bağımsız yapılamıyor maalesef. Sizler kendinize Fatih Terim’li bir milli takımın nasıl bir sistemle oynadığını anlatabilir misiniz? 2008 de yarı final oynadığımızda anlatabilir miydiniz? Ben söyleyeyim.. Kaosa , bireysel özveriye ve yeteneklere dayalı içinde bol bol gaz bulunan bir sistem. Hepimiz şahidiz, dünkü rezalet futbolun, tabelada 1-0 ama gerçekte 4-0'lık maçın, etraftaki olumsuz eleştirilerini gencecik çocukların yüzüne vurarak onlardan olağanüstü bir efor çıkartıp gelecek iki maça yansıtmalarına uğraşacak sevgili İmparatorumuz. İşte kendinize sorup da cevabını bulamadığınız Fatih Terim futbol sistemi budur yıllar boyunca sure gelen. Bu sistemi beyaz perdeye film yapsak adı hazır bende ‘’Nefretten Gelen Enerji’’.. Ama bu sitemin bu dönemde bizleri çok da ileri götüreceğini düşünmüyorum. İnanılmaz efor sarf ederek rakibi bozan siteme karşı üretilen anti sistemlerin her takım tarafından uygulanmaya başlanmasının yanında o eski tempolara çıkıp oyun tekniğini de yukarıda tutacak oyuncu yapısının da bulunamayışı (Suat,Okan,Emre) hocanın tüm etkinliğini zayıflatmaktadır.

Büyük adam olduğunuzda egolarınızın , komplekslerinizin küçülmesi gerekmekte.. 2015 – 2016 sezonunda Türk futbolunda ufacık da olsun bir ışık belirdi. Bir takım çıktı tekmeye, deli gibi koşarak rakibi bozmaya yönelik temel taşları olan futbolumuza ‘’tiki taka’’ yı getirdi. Oldu mu ? Hem de fena oldu. Bayıltmadığı takım kalmadı. Hatta mağlup olduğu Kasımpaşa yı bile öyle yordu ki o takım neredeyse ligde bir daha maç kazanamadı diğer haftalarda. Neden böyle başarılı olmuş bir oyun sistemini Milli Takıma adapte etmeyi denemez hocamız. Eski Milli Takım hocasından kopya çekmek gibi mi algılanır anlamam ki? Ayrıca iyi bir şeyi alıp uygulamakta bir keramet değil midir? Hafızamızda daha çok yeni.. Hatırlayalım tek eksiği ne deniyordu şampiyon Beşiktaşın? İki tane uçurtma bek.. Gökhan ve Caner yani.. EE be İmparator hocam bu iki bek sende var. Orta sahada Oğuzhan’ı yıldız yapacağım diye forvet arkası oynatacağına ver M.Topal’a Atiba görevini koy yanına Oğuzhan’ı. Alıştı zaten bütün sene boyunca oyunun her iki yönünü de oynamaya. At önlerine de Sosa yerine Hakan Çalhanoğlu’nu olsun sana orta saha… Tiki Takayı icat eden takımın kadrosunda oynayıp ve futbolda parladığı rol olan hücumcu açık olarak koy Arda'nı da bir kanada öbür tarafa da hem savunmaya daha çok yardım etmesi hem de bu oyun sistemine de yatkınlığı ile koy Olcay ‘ı (Volkan ile değişmeli) yapıştır aralarına da Cenk’i..Tabi ki böyle klavye başından atmakla onu oraya bunu buraya koymakla bu olay basitleştirilemez ve böyle oynansa belki yine bir başarı elde edilemez ama hiç değilse yeni bir sisteme yatırım yapılmış olunur.. Bunu yapmayıp bitmiş Selçuk ile olmamış Ozan ile bu kupa kazanılsa bile sonumuz 2004 yılında benzer bir oyun ile şampiyon olup şuanda futbol dünyasında kayıpları oynayan Yunanistan’dan farklı olmaz.

Son söz.. Türk futbolu son 25 yılda, eski döneme göre çok büyük bir sıçrama yapmıştır kabul. Sadece Fatih hoca değil daha bir çok isminde bu çorbada tuzu vardır. Ama artık yeni bir sıçrama yapma zamanıdır yeni bir anlayışa ve ona uygun dönem insanlarına ihtiyaç vardır. Çorba bitti ana yemeğe geçelim..

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27