Sevemez kimse seni

Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar, BEŞİKTAŞ sen olmasan, yaşamak neye yarar. Muhteşem taraftarımız, “Yüklen..!” diye diye her tekrarda volümü açıp ses duvarını zorlarken BEŞİKTAŞ'ım da yüklenmeye başladı.

Zafer Algöz

Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar, BEŞİKTAŞ sen olmasan, yaşamak neye yarar. Muhteşem taraftarımız, “Yüklen..!” diye diye her tekrarda volümü açıp ses duvarını zorlarken BEŞİKTAŞ'ım da yüklenmeye başladı. Takım halinde inanılmaz çabuk oynadık. Topu kaptırdığımız her yerde 3 kişi pres yaparak 3 kişinin olmadığı yerlerde ise Kara İnci ATİBA, yine 3 kişilik oynayarak nefes aldırmadı. Maçın 4-0 bitmesi Kayserinin şansıydı. Sezonun en farklı yenilgisi olabilirdi. En büyük hastalığımız golü bulduktan sonra tempoyu düşürmekti. Böyle olunca attığımız golden hemen sonra gol yiyorduk. Asistlerin Efendisi SOSA, muhteşem BEŞİKTAŞ orkestrasını rüya gibi yönetti. Uçan Panzerim MARIO GOMEZ, havalandığı anda inanılmaz bir lezzette topu kaşlarının ortasına gönderdi. Süper MARIO,mahalleyi bayram yerine çeviren ilk golü çaktığında inanın saçları bile bozulmadı. Bakalım golden sonra yine tempomuz düşer mi diye fikir yürütürken OZİ üst üste fazla geriye oynadı ve hatta bir defasında hiç yoktan korner verdi rakibe ama SOSA'nın sürekli dikine ve aralara oynaması üstelik defansif anlamda da çok önemli katkısı OZİ'yi de rahatlattı. Oynadıkça büyüdü, büyüdükçe oynattı. Giderek tempoyu ve yüklenmeyi artırınca ilk yarı maç bitti zaten. R.QUARESMA futbol resitali verdi. Sadece gol attığı için değil, o hokey sopası gibi kullandığı ayaklarıyla buz pistinde kayar gibiydi. OLCAY, tekrar eski fabrika ayarlarına döndü. Ricardo’ya gol öncesi verdiği uzun paralel pas ve maçın bütününde yaptıkları her türlü takdiri hak etti.

Teknik kadrodan oyunculara, oyunculardan malzemecimiz emektar Süreyya'ya kadar BEŞİKTAŞIM ŞAMPIYONLUK HAVASINA GİRDİ. Maçın son periyodunda TOSUN PAŞA oyuna girdi. Sağı solu karıştırıp hırpalarken en güzel ödülü maçın yıldızı SOSA'dan aldı. Gelen uzun topu kontrolü önüne alışı ve vites büyüten spor araba gibi gidişiyle SOSA, yerden CENK'e nefis bıraktı. Dünya Kupası’nda Senegali altın golle yıkan İLHAN'ımı hatırlattı. Takım, taraftar artık iyice şampiyonluk havasına büründü. Şimdi Pazartesi gününden itibaren bakalım ne palavralar dinleyeceğiz. "Gomez gidiyor, Boyko küstü, Tolgay da gidiyor, Veli tesisleri terk etti, Alexis'in bileti kesildi, yönetimde çatlak, lastikte patlak” Uydur uydur gitsin. Ben size ilk malzemeyi şimdiden vereyim. "GS, maçı verecekmiş" Adamı güldürmeyin, herkes kendi derdine düşmüş ne maç vermesi yahu. Sanki bizim o maçı alacak kalitemiz yokmuş gibi. Güldürmeyin adamı. BEŞİKTAŞ, bu ligin üstünde top oynuyor. Kalan maçların hepsini alacak şahane oyun sistemi ve oyuncuları var. Türkiye liglerinin büyük golcüsü penaltı kaçırdı diye alkışlanıyorsa savunmacı TOSIC bile uzaktan kale direklerine takılıyorsa hepsinden önemlisi oynayan oynamayan sarmaş dolaş olmuşsa, sahadaki ve kulübedeki yürekler beraber atıyorsa, bu Büyük Beşiktaş her desteği, her alkışı, her sevgiyi, her aşkı ve her başarıyı hak ediyor demektir. Hazırlanın BEŞİKTAŞIMIN SEVDALILARI... Büyük Gün'e az kaldı. SİYAAAAAAHHHH...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 27 18 7 2 31 61
2 Medipol Başakşehir 28 16 9 3 29 57
3 Fenerbahçe 28 15 8 5 25 53
4 Galatasaray 28 15 4 9 17 49
5 Trabzonspor 28 14 5 9 7 47
6 Antalyaspor 28 12 7 9 -3 43