Ayağa kalk Beşiktaş

Rakibimiz Fenerbahçe’ye yenildik. Ligin ilk yarısında birbirinden güzel 3 gol atıp maçı kazanmıştık.

Zafer Algöz

Rakibimiz Fenerbahçe’ye yenildik. Ligin ilk yarısında birbirinden güzel 3 gol atıp maçı kazanmıştık. Rövanşında ise saçma sapan 2 defans hatasıyla kaybettik. Cüneyt Çakır hocamın ince ince katkısını da unutmadık elbette. Şampiyonluk yolundaki tek rakibine büyük takımların maç kaybetmesi olağan bir durum. Hemen her hafta dünya futbolundan örnekler görüyoruz. Önemli olan istikrarı kaybetmemek. Hemen unutup ertesi günden itibaren ayağa kalkmayı becerebilmek. Hatalardan ders almak ve hedefe kitlenme yolunda takım içinde tekrar yola devam ruhunu ateşlemek olmalı. Fenerbahçe maçında topun bizi sevmediği çok pozisyonlar yaşadık. Bana kaybettiğimiz Akhisar maçını hatırlattı. Ama galibiyeti hak eden bir futbol oynamadık. Bizim alıştığımız hep yüksek tempoda top oynayan ve rakibi hırpalayan Beşiktaşım’ı aradı gözlerim.

Maç bitti. Tabii ki skora üzüldük. Ama takımı yine bağrımıza bastık. Ayağa kalksınlar diye yüreklendirdik. Kendi kendime dedim ki; "Konyaspor’u güzel bir zeminde dolu bir statta 2-0’la geçeriz, yarı finalde Fenerbahçe ile 2 maç daha yaparız.” Ama anladım ki takım daha maça çıkardığı kadroyla benimle aynı fikirde olmadığını ve Türkiye Kupası’ndan çekildiğini ifade eden tuhaf bir kadroyla çıktı. Eğer kazanmaya gittiysek kanatlarımız olmadan nasıl uçacağız? Kendi sahasında gömülü bozuk parayla çocukken oynadığımız çivili tahta gibi dizilmiş bir Konyaspor’u sadece Mario Gomez'le mi vuracağız? Lafı uzatmadan söyleyeyim. Beşiktaş’ta maçı bırakmayan ve yüksek karakterde ısrarla çalışan tek bir adam vardı. RICARDO QUARESMA.(32 yaşında bir oyuncunun kendisinden 10 yaş genç adamlara göre daha diri olması gözümden kaçmadı.)Sürekli sağdan soldan kaleye toplar kesti. Ama onlara vuracak Cenk Tosun yoktu. Mustafa Pektemek yoktu. Koca kalabalığın içinde sadece Mario Gomez hırpalandı durdu. Kerim Frei, neden ilk 11’de yoktu. Maçı gözden çıkardıysak M.Gomez neden kulübede değildi? Haftalardır kaleye neden şut atmıyoruz. Sosa gününde değildi. Töre hiç yoktu.(Haftalardır hasretle bekliyoruz.) Oğuzhan’da düşüş var. Olcay bocalama dönemi yaşıyor. Sorular gider de gider. Bakın şu gerçeği unutmayalım. Beşiktaş’ı uçuran net 8 kaliteli oyuncu var. Hem sağ hem sol ayağı olan çok oyuncumuz var. Bu oyuncuların en fazla 2'sinin vasat oynamasını takım zaten kendi içinde kapatıyor. Mesela Atiba bazen 3 kişilik oynuyor takımı toparlıyor. Ama neticede robot değil. Takımın orta sahasında oynayan 3 oyuncu birden iyi oynamazsa o takım kazanamaz.

Konya maçını izlerken ruhum daraldı. İlk defa bu sezon Beşiktaşım’ın maçını izlerken "Bitse de gitsem" dedim. Üstelik ilk yarıda bunu hissettim. Takımın genelinde belki moral ve kondisyon anlamında bir bezginlik varmış gibi geldi. İnşallah ben yanılıyorumdur. Bu sayfada aylar önce şöyle yazmıştım. "Beşiktaşım’ın bu kadrosu 3 cephede birden savaşamaz. Bizim tek hedefimiz şampiyonluk olmalı." Bazı arkadaşlarım görüşüme katıldı, bazıları ‘aynı fikirde değilim’ dedi. Şimdi benim dediğim noktaya geldik. Fenerbahçe 3 hedefe koşturacak. Onların üst üste kırılacağı maçlar olacak. Bizim hemen ayağa kalkmamız lazım. Önümüzde 11 hafta var. Bu maçların hepsini kazanacak kaliteye sahip bir takımız. Ligin başında oynadığı futbolla herkesi büyüleyen temposuyla herkese "oksijen molası verdiren" Beşiktaşım’ı istiyoruz. Ayağa Kalk Beşiktaş. Şimdi kafanı gökyüzüne çevir ve dinle. “SİYAAAAAHHHHH” diye gürleyen bu Büyük Taraftar Senden Şampiyonluk Bekliyor...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 21 14 5 2 25 47
2 Medipol Başakşehir 21 12 7 2 21 43
3 Galatasaray 21 12 4 5 19 40
4 Fenerbahçe 21 10 7 4 20 37
5 Antalyaspor 21 10 5 6 2 35
6 Trabzonspor 21 9 4 8 -1 31