Üstün hizmet tüpü

Çok iyi bir Anadolu takımına karşı oynadı Beşiktaş.

Bülent Bilirgen

Çok iyi bir Anadolu takımına karşı oynadı Beşiktaş. İyi kapanan çok koşan ve rakip savunma arkasına koşular atan bir takım. Tabi önemli bir fark da 50 ile 65 arası hariç oyundan hiç düşmediler. Orada bulunan 4-5 pozisyonun sonuçsuz kalması bizde moral kondisyonun düşmesine karşıda ise artmasına sebep oldu. Sonrasında fizik gücünün yardımı ile maçın sonunu getirdi sarı lacivertliler. Aslında Beşiktaş böyle kriz maçlar oynamıştır. Benim hatırladığım en eskisi 1987 yılındaki Malatya deplasmanı. Hani şu Doğan arabaların, at iğnelerinin gittiği deplasman. 1-0 kaybetmiştik, aynı dünkü gibi daha kaliteli olan biz ama koşup her tarafa basan tekme tokat oynayan onlardı. Biraz daha bu tarafa gelelim, 2003 yılındaki Diyarbakır maçımız var mesela. Orada da bir türlü oyunu kuramayıp yine puanlar bırakmıştık. Ee hadi biraz daha gelelim geçen seneki Akhisar maçı. GS'ye giden Hamza hocasına kıyak yapıp gözüne girmek isteyen topçuların yırtındığı maçı hatırlamayan yoktur herhalde. İşte bu derbi de(pardon bir derbide %40'la topa sahip olan ev sahibi olamaz) bu maç da saydığım diğerleri gibiydi. Rakip kendini yırttı, kaptığı toplar ile rakip defans arkasına uzun top denedi. Daha önceki yazılarımın birinde de söylemiştim hatırlatayım bir daha. Pes oynayan genç arkadaşlar bilir. Acemiler sadece savunma yapıp topu kapınca da "Üçgen" tuşu ile araya salarak gol bulmaya çalışırlar. Dünkü FB'yi onlara benzettim biraz. Arada ki yalandan sakatlanıp yerde yatanların takımı nefeslendirmeyi amaçladıklarını da biliyoruz..

Gelelim Kara Kartallara. Bazı isimler vardı ki kabul edelim kötü oynadılar. Onlara geçmeden önce bir çift laf kaptan Tolga‘ya. Adam senin arkadaşına yumruk atıyor, iyice sinirler gerilmiş, taa 100 metre ilerden gelip Volkan’ı alıp çıkartıyorsun o kalabalıktan. İyilik meleği misin? Oralara koşacağına aç ilk golü seyret fazla adım atıp ne kadar yapışmışsın sol direğe. Yatmaya kalkınca da anca kalenin ortasına kadar gelmiş misin gelmemiş misin? Ona bak bence.. Delgado, Olcay, Oğuzhan, Sosa kötü sınıfındalar benim için. Hele Sosa ilk yarıda Quaresma'ya veremediği bir boş top var ki maçın kaderini değiştirdi belki de. Querasma demişken, Tamam sahanın en iyi Siyah Beyazı idi belki. Ama atmalısın abicim onu. Querasma isen atmalısın. Oğuzhan kaçırsa ağzımı açmam, hatta "bravo pozisyona girdin" derim. Ama sen atacaksın. Barcelona, Inter, Chelsea, Porto ve Beşiktaş soyunma odalarını gördüysen boş köşeye bırakacaksın.

Genel takım oyununda ise konuya olumlu pencereden de bakma şansımız var. Bu tip takımlar karşısında en büyük sorunumuz olan rakip için tehlikeli olan bölgeye top aktaramayış hastalığımızı biraz iyileşmiş gördüm. Hiç de fena olmayan boş ataklar bulabildik. Özelikle ikinci yarının ilk 15-20 dakikasında maçı alıp gidebilecek pozisyonlarda geçti elimize. Tabi gol atıp beraberliği bulsa idik Serdar çocuğu Cüneyt nasıl bir reaksiyon verecekti bilemeyiz. Cüneyt demişken şunu kesinlikle belirteyim ki kendisi benim için örnek bir insandır. 2000 yılından sonra bu ülkede ilişki seviyelerinin nerelere geldiğini anlatırken, nasıl bir düzenin içine sokulduğumuzu detaylandırırken başrollerin birinde hep o olacak. Güce tapmanın en büyük erdem olduğunu anlatırken örnek bulma konusunda hiç zorlanmayacağım. İki, üç Cüneyt maçı, göstermek yetecek de artacak bile çocuklara. Onlara ilkeli olmayı, dik durmayı ve eyyam yapmamayı bu ters örnek ile anlatacağım. O kadar şanslıyım ki eyyam kelimesini anlatırken yaşayabileceğim zorlukları giderecek bu kardeşim. Daha dün Oscarlar dağıtıldı. Tam zamanı bence. YILDIRIM hızıyla bu arkadaş, spora yaptığı etkiden ve güce güç katmaya verdiği desteklerden dolayı, TFF tarafından üstün hizmet tüpü ile ödüllendirilmelidir. Bir laf da bizim yönetime. Böyle üç maymunu oynamaya devam edecekler mi bilmiyorum. Ama devam edecekler ise o ağızlarından düşürmedikleri ama taraftar için şu günlerde şampiyonluğun yanında zerre kadar önemi olmayan stadı açarken çok sevdikleri politikacılarının yanında bir iki makas da bu Cüneyt gibilere versinler, çünkü yanlarında şakşakçılardan başka kimse kalmayacak.

Kaldı 12 maç. Aslına bakarsanız Trabzon maçını aldığımız takdirde ilk 6 haftayı yine rakiplerin önünde lider bitirmiş durumdayız. Yani avantajımızı koruyup ikinci yarının üçte birini bitirdik. Hem de fener maçı da geçti. Bence bundan sonra 33 puan almamız gerekmekte şampiyonluk için. Normal şartlarda önümüzdeki ilk 6 maçı kazansak yeter fakat karşımızdaki rakip sene başında kaynağı çok da açıklanamayan 60 milyon euro yatırım ile bu yarışın içinde. Hatta 800 bin 4 yıldızlı forma yaptırdığı da konuşulanlar arasında. O yüzden işin peşini kolay bırakmayacaklar. Ama Şenol hoca bu ligde yenemeyeceği bir takım olmadığını biliyor. Çocuklar da dünkü maçtan sonra karşılarında artık hep böyle futbol oynayan rakipler bulacağını hesap etmeli ve ona göre hazırlamalılar kendilerini. Artık rahat rahat 4,5 attıkları helva gibi rakipler olmayacak.

Biz Hakkımızla oynayalım Şerefimizle kazanalım, Cüneyt onlara kalsın...

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27