Antrenör takımı

Böyle maçları seviyorum. Takımı silkeliyor. İşler o kadar da kolay değil, kan, ter, gözyaşı dökmeden olmayacak galiba dedirtiyor.

Bülent Bilirgen

Böyle maçları seviyorum. Takımı silkeliyor. İşler o kadar da kolay değil, kan, ter, gözyaşı dökmeden olmayacak galiba dedirtiyor. Ha öyle süper bir rakiple de oynamadık. Sadece gücü yettiğince koşan tüm alanları daraltan topu kapınca sıradanlaşan gol atması tesadüflere bağlı bir İBB pardon İ.Başakşehir vardı karşımızda. Hani klişe bir laf varya antrenör takımı deniyor. Bu tam öyle değil. Çakma Ersun Yanal modeli uygulayan ne yaptıkları belli olmadan koşuşturan kişiliksiz bir topluluk.

Başlarında da öyle bir zat var ki alt yapıda hocayken oyuncusuna kendini neden yere atmadığı için bağıran yerden çabuk kalktı mı da küfür eden ANTRENÖR TAKIMI’NIN bir temsilcisi. Bu arkadaş için bir de derler ki sıradan oyuncularla çok büyük işler yapıyor. O da tam öyle değil. Oyuncu bu adamın eline geldi mi git gide sıradanlaşıyor. Doka geldiğinde böyle dümdüz değildi mesela. Ya da golü atan Mahmut ve de Visca. Sırf bu arkadaşın oynattığı koş koş futbolu oynayacağım diye benliklerinden vazgeçmiş işi robota bağlamış gençler. Neyse, hem bu devletten torpilli takıma, hem de eskiden uzak yerlerin şimdi ise yağ yakma başarısının desteği ile hayatını sürdüren antrenörüne çok bile satır ayırdım.

Gelelim Siyah Beyazımıza.. Şunu anlayışla karşılıyorum. Karşında tamamen seni oynatmamaya kararlı ve devamlı koşuşturan bir takımla karşılaşılınca ilk etapta bir şaşkınlık olması doğal.Ama bizim şaşkınlık 60 dakika sürdü. Hatta 75..Ben ihaleyi 2.bölgede oynayan arkadaşlara bıraktım kafamda.. Çünkü bir şekilde topla yada pasla top ikinci bölgeye aktarıldı ama ondan sonra çok tıkandık. Geçen kupa maçında Veli’nin üçüncü bölgeye yaptığı sert , yerden ve net pasları Atiba ve Oğuzhandan göremedik maçın büyük bölümünde. Tabi bunda Olcay ,Sosa ve Törenin de boş göstermeyişlerinin payı da olduğu muhakkak. Tabi bu yollar tıkanınca kanatlar ne yapar diye baktığımızda da ‘’Tek kanatlı kuş uçmaz’’ deyimi ile karşılaştık. Kanat beklerimizden Alman olanı dün çok vasat bir gününde idi. Aslında yapısı itibari ile iyi oynanyan takımların iyi bir tamamlayıcısı zaten. Yoksa böyle krize girmiş maçlarda çeksin alsın bizi modeli beklemiyoruz kendisinden de bu kadar kötü de oynanmamalıydı. Ote yandan bizi sevindiren durum ise ilk yarıdaki Kasımpaşa maçının aksine bu sefer yüksek tempo yapan rakip karşısında müthiş karakter ortaya koyan bir İsmail seyretmemiz oldu. Anlaşılan o ki yaz aylarında, beklerimizden solda olanın arkasına onu dinlendirecek birini ararken sağda olanın çok önünde bir transfere ihtiyacımız var. Stoperde Necip başarılı Delgado güven veren bir oyun oynadı bana gore. Gomez ve Töre’nin gelmediği maça Q17 ağırlığını koydu. Yıldız futbolcu tabiri tam anlamıyla budur. Yarım saatte takımın altından kalkamadığı durumu tek başına gelip halletmektir. Bu tip dokunuşlara ligin boyu kısaldıkça daha çok ihtiyacımız olacak. O yüzden Q17’nin bu şekilde kullanılması elimizde güçlü bir silah olacak. O da yedek kaldım diye surat murat yapmadan beklemeli çünkü böyle diri girince çok faydalı oldu takıma. Ayrıca bu maçın son yarım saatteki Q17 görüntüsü diğer maçlarda rakip üstünde psikolojik baskı yaratacaktır. Şenol hocanın bir diğer değişikliği ise beni korkutmadı değil. Cenk Tosun’u kenarda görünce inşallah Gomez’i alır ortasahadan birini alıp çift forvete dönmez derken Töre’nin numarasını görünce bir nebze olsun rahatladım. En azından şablonu bozmadan öndeki 3 oyuncuyu farklı kullanarak geçti bu bölümü. Q17 serbest kanat gibi oynarken diğer kanat olan Cenk ise Gomez’e yakın oynadı. Böylece göbeğimizi boşaltmadan bir kanattan fedakarlık ederek götürdük maçı ki çok da başarılı bir son bölüm seyrettik.Neyse geldi geçti .. İki puan mı bıraktık yoksa bir puan mı kazandık bilemem ama moralimizin bozulmadığı kesin. 2-0 geride iken dakika 75 iken Fenerli arkadaşlarımız beraberliğe razıyım diyebilorlarsa moral bozacak da birşey yok demektir.

Son olarak tabi ki maçın görevli memuru hakkında bir kaç laf.... 2 dakika önce verdiği sarı kartı 2 dakika sonra veremedi.. Böyle bir olayla karşılaşmayayım diye maçın başında ki pozisyonda kartına başvurmamıştı çünkü daha çok zaman vardı.. O devre sonundaki sarı kart da Apoya mesajdı al bunu oyundan diye ama devre bitmeden Battal’ın ikinciyi yapacağını hiç hesaplayamadı Cin ALİ..Mahmut’un kırmızıyı vermeyeyim diye de maçı bitirdi..Artık çok bariz yapılıyor..Bu çağda herkesin gözü önünde olur mu demeyelim.. Oluyor işte.. Olacak da.. Bir de üstüne üstlük kıyaklar Beşiktaş’a yapılıyor yaygarası da koparılıyor bir yandan…Olmadığı halde neler dediler bir de gol ofsayt çıkaydı görürüdük yaygarayı… Artık söylentisi ayyuka çıkan, karşı camianın gidemedikleri şampiyonlar ligi paralarını yukarılardan alıp sezon başında yapılan yatırımların karşılığını 4. yıldızla taçlandırmak istemesi, durumu çok komik hale sokmakta. Oynadıkları takımlar bile bu yatırıma saygı gösteriyorlar. Bakın tamamıyle iş adamlarından oluşan bir yönetimi olan Kasımpaşa’nın Cuma günü oynadığı futbola , çift stoperlerinin haline , yapılan penaltılara…Durumu sadece hakemlerden ibaret saymayın. Bu pasta çok büyük ve 3 temmuz süreci cezasız kaldığı için bu işler gözümüzün içine sokularak yapılıyor. Sonu hayrolur inşallah..

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27