Sil baştan

Dün televizyon seyrederken şunu düşündüm. 80 milyona yakın nüfusu olan bir ülkeyiz. Futbolla yatıp kalkıyoruz.

Zafer Algöz

En çok ilgi çeken spor dalı tüm dünyada olduğu gibi futbol. 100 yılı devirmiş kulüplerimiz var. Bir maçta yaşanan hakem kararını günlerce TV'lerde yorumluyoruz. Güncel hayatımızda bile gündemden düşmüyor. Kalpler kırılıyor, küskünlükler yaşanıyor. Herkes biraz yeteneği varsa hepimizi kurtarsın diye evladını, torununu ellerinden tutup futbol okullarına taşıyor. Peki bu kadar popüler olan sevilen futbolda Edirne'nin dışında yaşadığımız büyük bir başarı var mı?Milli Takım 1 defa dünya 3.'sü oldu. 1 defa Avrupa'nın ilk dördüne kaldı. Kulüpler düzeyinde bakarsak daha vahim. 15 sene önce GS, UEFA Kupası aldı, devamında Süper Kupa'yı da aldı. Veee Türk futbolu oralardan öteye gidemedi. Avrupa'da bırakın 1. lig maçlarını, 3.lig maçları bile full stadlarda oynanıyor. Kimse kimseyle kavga etmiyor. Yan yana farklı formaları giyip uygar insanlar gibi oturup sadece futbol izliyorlar. Maçın sonu ne olursa olsun meseleye sportif bir gösteri mantığıyla bakıyorlar. Üstelik adamların statlarında maç esnasında bira satışı bile serbest. Bizdeki bu genel taraftar profilini bir düşünün ne olur? Basit bir taç atışına bile itiraz eden ortamı geren bir futbol zihniyetinin olduğu yerde derbilerde statlar yarı yarıya paylaşılsın. Maç esnasında bira da serbest desek ne olur? Kan gövdeyi götürür. Birçok maç yarıda kalır. Peki Avrupalı bunu gayet güzel yapabiliyor da biz niye yapamıyoruz. Çünkü adamların spor mahkemeleri var. Taşkınlık yaparsan, etrafı rahatsız edersen, çok sert yasaları var. Bırakın tuttuğunuz takımın stattaki maçlarını yurt içinde ve yurt dışında hiçbir maçına gidemiyorsunuz.

Takımın maçının olduğu saatte semt karakoluna gidiyorsun. Maç oynanıyor, sen seyredemiyorsun, nezarettesin. 'Çocuğu bırakın' diyen ne bir dayı ne bir siyasi ne de bir kulüp yöneticisi var. 'Çeksin cezasını' diyorlar. Spor Mahkemesi çok fazla horozlanan olursa; mesela tam 3 sene boyunca seni tuttuğun takımın hiçbir maçını seyrettirmeyerek cezalandırıyor. Bundan büyük ceza mı olur? Yeni yeni statlar yapılıyor. Ama nedense futbol izleyicisi artmıyor, tam tersine azalıyor. İnsanlar stada gitmek yerine TV'den izlemeyi seviyor ya da öyle tercih ediyorlar. Ekonomik nedenler, trafik, statlarda hangi takımdan olursa olsun değişmez. Maç seyretmek yerine sadece küfür etmek ve sağa sola dalanmak için fırsat arayan cahil dallamalar yüzünden futbolun tadı kaçıyor. Peki paso-ligin bir etkisi yok mu?Önce şahsi fikrimi söyleyeyim: Efendim paso-lig alınca fişlenmiş olunuyormuş? Arkadaşlar hangi devirde yaşıyoruz? Her statta zaten güvenlik kameraları var. Senin amacın futbol seyretmek değil de kavga ve hır çıkarmaksa zaten kamera görüntülerinden check-up yaparlar. Senin 7 sülalenin soy ağacını önüne koyarlar.

Paso-lig meselesinin asıl sorunu tek bir bankaya satış yetkisi verilmesinden kaynaklanıyor. Oysa tüm bankalara paso-lig yetkisi verilse çok daha fazla seyirci maçlara gelir. O zaman bankalar arasında promosyon yarışları başlar. Mesela A Bankası 'Paso-lig'ini benden alana 12 ay taksitle kombine veriyorum' diyecek. B Bankası 'Ben 18 ay taksitle kombine veriyorum, Takımın Avrupa maçlarına da taksitle taraftar götürüyorum' diyebilecek. İşte bu tribünleri dolduracak. Kulüpler biraz daha nefes alacak. Özellikle Anadolu Kulüpleri biraz kendine gelecek. Bankalar arasındaki serbest rekabet sayesinde futbol okulları, alt yapıdakiler, sportif malzeme satanlar, turizm acentaları futbola bir canlılık ve çekım alanı yaratacak her faktör kazançlı çıkacak. Ama işte her şeyi SİL BAŞTAN dizayn etmeden uluslararası başarı çok çok zor. Sadece taraftarın değil, TFF'nin, MHK'nın alt kurulları, üst kurulları hatta ve hatta tüm kulüplerin stat zeminlerinden başlayıp, kulüp üyeliklerinin bile SİL BAŞTAN düzenlenmesi şart.

Yazımın başında 'Bugün televizyon seyrederken' diye başladım devamını getireyim. Bir baktım Ustalar arası mini futbol turnuvası var Tv8'de. Aktif futbolculuğunu bildiğimiz adamları yeniden izlemek zevkli olur diye takıldım. Avrupa'da böyle salon turnuvaları bir karnaval, güzel bir gösteri havasında yapılıyor. Futbol sevdalıları eski şöhretleri onurlandırıyor. Takım ayırt etmeden herkesi alkışlıyorlar. Oynayanlar birbirlerine saygı ve sevgiyle yaklaşıyor. İstem dışı bir faulde bile defalarca özür diliyorlar. Kucaklayıp yerden kaldırıyorlar. Biri güzel gol atınca diğeri centilmence kutluyor. Hem oynayanlar nostalji yapıyor hem izleyenler... Tv'de bir baktım Beşiktaşım Fenerbahçe'yle oynuyor. 2 takımın da oyuncularına bakıyorum, kim fit kalmış, kim kilo almış, kim kendine iyi bakmış. Arada eskileri hatırlatan şık paslar ve de şutlar. 'Maç 4-4 bitiyor' derken, 'Vaayy be adamlar eski topçu ama hala hakeme hemen her kararında itiraz ediyorlar' derken; üstelik aralarında yorumculuk yaparak, futbolculara 'Sakin olun işinize bakın' diye nasihatler veren bunlar değil miydi yahu derken yerin dibine girdim. Kendisine arkadan çelme takıldı diye birden Ahmet Dursun çıldırıp Ali Güneş'le gırtlak gırtlağa geliverdi. Hani araya girenler olmasa bildiğin tekmeli yumruklu mahalle kavgası olacak. Dostluk ve gösteri amaçlı bir turnuva düzenleniyor. Tribünlerde birçok taraftar farklı formalarla yan yana maç izlemeye gelmiş, 2 eski profesyonel birbirini dövmeye kalkışıyor. Olacak iş değil. Hakem gazozuna yapılan böyle bir maçta ikisini de oyundan attı sonunda. Hani bekledim ki maç bitince biraz sakinleşirler. Belki sahanın ortasına gelip önce birbirlerinden sonra da izleyicilerden özür dilerler. Hem seyirciye hem de genç topculara örnek olurlar. Ama nerdeeeeee. Sevgi, dostluk, kardeşlik, centilmen olmak, rakibe saygı duymak; sonuç ne olursa olsun hazmetmek, masada değil sahada kazanmak. Bunları yan yana duyunca kulağa hoş geliyor ama işin özü sevgili kardeşlerim. Eldeki insan malzemesiyle ilgili. Biraz klasik bir deyim olacak biliyorum. Eğitim şart. Sporcuyu da, seyirciyi de yetiştirmek lazım. Velhasıl kelam kalıcı bir başarı için birçok şeyi SİL BAŞTAN YAPMAK LAZIM.

Zafer Algöz/HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 12 8 2 2 13 26
2 Medipol Başakşehir 12 8 2 2 9 26
3 Beşiktaş 12 6 4 2 7 22
4 Kayserispor 12 6 4 2 5 22
5 Fenerbahçe 12 5 5 2 8 20
6 Demir Grup Sivasspor 12 6 1 5 -1 19