En uzun gece

21 Aralık gecelerin en uzunu biliyorsunuz. “Bakalım bu uzun gecede 24 saat önce verdiğimiz liderliği tekrar geri alabilecek miyiz?” diye maça başladık.

Zafer Algöz

21 Aralık gecelerin en uzunu biliyorsunuz. “Bakalım bu uzun gecede 24 saat önce verdiğimiz liderliği tekrar geri alabilecek miyiz?” diye maça başladık. Yılın en uzun gecesinde buz gibi bir hava vardı. Zemin kötü ve de sertti. Ama aynı havada ve zeminde rakibimiz de oynadı. Üstelik rakibimiz tehlikeli bir takım. Akhisar gibi Kayserispor gibi ters ve mücadele eden bir oyun stili var. GS derbisinde rakibimize amansız bir tam saha presi yaptık. Kalemize değil şut atmak yüzlerini bile dönemediler. Ama bu defa hava ve zemin koşulları bizi çok zorladı. Maçın tamamında rakibimize çok çabuk oyun ve çok fazla üst üste pas imkanı verdik. Tribünlerde çok daha fazla Beşiktaş taraftarı bekledim ama Osmanlıspor yönetimi bilet fiyatlarını neredeyse Barcelona seviyesine çıkarınca birçok taraftarımız maça maddi sebepler yüzünden gidemediler. Tamam yönetimlerinde FB üyesi olanlar da var onu biliyoruz. Ama Beşiktaşlılar ne kadar az olursa o kadar iyi düşüncesiyle böyle bir uygulama yapılıyorsa gerçekten yazık ya da üç büyükler senede bir defa geliyor ne kadar çok kazanırsak o kadar iyi diye böyle fahiş bilet parası isteniyorsa daha da yazık. Makul bir fiyat artırımıyla tribünler tamamen dolabilirdi. Ama kendileri bilir tabii.

İki gol yedik. Yedıklerimiz hep defansif hatalardan oldu. Birinde ofsayt diye durduk. Diğerinde çok fazla pas yapmalarına izin verdik. Hele gol vuruşundan önce RHODOLFO'nun adama vuruş mesafesi bırakarak uzak kalması gol yememize sebep oldu.

Attığımız üç gol ise kişisel beceriler ve klas farkıyla oldu. Belki bizden beklenen baskıyı çok zaman kuramadık ama mücadele etmeyen oyuncumuz yoktu. OLCAY enteresan bir oyuncu. Ondan hem forvet hattında hem de defansif anlamda uzun bir koridorda gidip gelmesini bekliyoruz. İkisini birden yapınca Beşiktaş şaha kalkıyor, yapamayınca zorlanıyoruz. 2. yarı oyundan çıktı, bu defa rakip kalemize daha rahat gelmeye başladı. QUARESMA bence çok verimliydi ve mücadelenin içindeydi. 3 öldürücü top kesti. İlkini OLCAY direk dibinde ters ayakla yan ağlara taktı. 2. ortayı M.GOMEZ gol yaptı. 3. attığı top OĞUZHAN'ın saçlarını sıyırdı dışarı gitti.

Defans hattımız biraz tutuktu. İSMAİL çok dağınıktı. Bazen nerde oynaması gerektiğini unuttuğu anlar oldu. Hele hele 3-2 öndeyken uzatma dakikalarında auta giden uzun topu kafayla tekrar ceza sahasının yanına indirmesi ve devamında vurdukları topun vücuduna kapattığı koluna gelmesi bizi yakabilirdi. Oysa eğilip topu auta bıraksa maç bitiyordu zaten. TOLGA’nın gereksiz 2 çıkışı oldu biri gol oldu, diğerini ERSAN çıkardı. Ama 2 zor topu da çok güzel çıkardı. Defansımızın konsantrasyonu bozuk olunca Kara İnci ATİBA çok yoruldu. Her yere yetişti. Ülkesinde 4. kez yılın futbolcusu seçilmesinin boş olmadığını yine gösterdi helal olsun.

Defansın işini rahatlatmak için NECİP girdi, QUARESMA çıktı. Böyle olunca takımı ileri taşıyan en etkili silahımızı biraz erken oyundan aldık. Bakalım G.TÖRE ne zaman girecek derken Şenol Hoca herkesi şaşırttı. Maçı kazanamasaydık herkes hata diyecekti. Ama hafta içi maç hazırlık döneminde kim çalışıyor, kim işi ciddiye alıyor en iyisini Şenol Hoca biliyor tabii. OĞUZHAN alıştığımız performansın altındaydı ama tek hatası yine hakeme itirazdan kart görmesiydi. Büyük takım oyuncusu böyle ucuz kart görmemeli.

Maçın hakemi biraz sert oyuna izin verdi ama Osmanlıspor ceza sahasını cepheden gören pozisyonlarda bize frikik çalmamaya yeminliydi galiba. Bizim penaltıyı yedikleri pozisyon ise bir takım "İnce ince nasıl kıyım kıyım doğranır'ın" en güzel örneğiydi. Umarım Mustafa Denızli hocam bunu izlemiştir. Herkesin gördüğünü hiçbir hakem göremedi. Kale arkasında ki hakemin 1 metre önünde oldu ama adam soğuktan vefat etmek üzereydi galiba hiç oralı olmadı. Peki bu adamlar orada ne iş yaparlar, görevleri korkuluk gibi durmak mı? Yoksa inşaattan çıkan kamyonların ana yola çıkması için trafiği kesmek mi? “Yahu bunlarda bayrak falan yok mu?” diye sordum bu işten anlayanlara. En güzel cevabı Hakan Altun verdi. "Bayrak yok ama sorumluluk almak da yok. Torpille işe alınmış etliye sütlüye karışmayan, etkisiz elemanlar" dedi. Ya kötü niyetli ya da maç öncesi orta hakemler bunlara “ben sormadan müdahale etmeyin, penaltılık bir durum varsa bana bırakın” diyorlar başka bir şey aklıma gelmiyor. Orada eliyle smaç yapan adamı 1 metre önünde göremiyorsan o zaman niye oraya hakemlik etiketiyle çıkıyorsun. Bütün takım hakemlere itiraz ederken az kalsın devam eden oyunda gol yiyorduk. Zaten öyle bir şey olsaydı, emin olun bu maç karakolda biterdi. Lafa gelince "hakemler de hata yapar" diyorlar. Buna penaltı diyemeyen hakemin yaptığına hata denmez. Bu cinayete teşebbüs sucuna girer.

Yılın en uzun gecesinde galiba lider değişiyor diye manşet hazırlayanların hevesi kursağında kaldı. Rakibimiz FB haftalardır tek tek basaraktan bade süzerekten tek gollü galibiyetlerle zengin kadrosuna rağmen adamın uykusunu getiren oyunuyla zirve yarışında liderlik hesapları yaparken SOSA'yı unuttular. Ama o attığı 2 nefis golle Bayern de ve A.Madrıd’de boşuna kariyer yapmadığını dosta düşmana bir kez daha gösterdi. İlk attığı golde topa kleps çeker gibi vurdu yere çarpıp köşeden girdi. 90. dakikada attığı ise muhteşemdi. Tek başına ceza sahasını harmanladı. “Eyvah çok çapraza gitti galiba pozisyon öldü” dediğimiz anda uzak köşeye nefis vurdu. Buz dolu kovalarda açılmayı bekleyen şampanyalar rafa kalktı. Ertesi günün manşetini hazırlayanlar baskı makinesini durdurdu. En uzun geceyi gündüze çevirdi. Buz gibi Başkente bahar geldi. Mehter takımı yanık ezgilere geçiş yaptı. Muhteşemsin SOSA, 2 gol attığın için değil, giderek klasına yakışır bir çizgiye yaklaştığın için şahanesin.

Şimdi evimize yeniden lider olarak dönüyoruz. Filmin ilk yarısının bitmesine 1 hafta kaldı. Sonunun da güzel bitmesi için sonuna kadar destek vermeliyiz. İnişler çıkışlar olur gayet doğal. Şımarmadan gevşemeden hep aynı ciddiyetle işimize bakmalıyız. Yönetime, futbolcularımıza, hocalarımıza güven vermeliyiz. Fırsat kollayan piranalara kimseyi yedirmemeliyiz. Türkiye Ligi’nin yenilmeden şampiyon olabilen tek takımıyız. Şimdiki hedefimiz sahası olmadan göçebe şampiyon olan takım olmak. Bunu başarıp yeni stadımıza gececeğiz. İşte asıl düğünümüz o zaman başlayacak. Sesime ses ver Büyük Beşiktaş Taraftarı... SİYAAAAHHH..!

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Akhisar Bld.Spor 0 0 0 0 0 0
2 Antalyaspor 0 0 0 0 0 0
3 Atiker Konyaspor 0 0 0 0 0 0
4 Aytemiz Alanyaspor 0 0 0 0 0 0
5 Beşiktaş 0 0 0 0 0 0
6 Bursaspor 0 0 0 0 0 0
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir. Lütfen kapatttık sonra sayfayı tekrar yenileyiniz. (CTRL + F5)