Dolduruşa gelmeyin, maça gelin

Arkadaşım Sevin Yiğitgil'in sevgili anasının evlatlarıyla ilgili çok özel ve güzel bir cümlesi aklıma geldi bu yazıyı yazarken, 'EVLADIMI BEN ISIRIRIM AMA ELALEME ÖPTÜRMEM'.

Zafer Algöz

Bu sayfada bana ayrılan köşede içimden geldiği gibi maç yorumu yazıyorum. Kendi gördüğüm ve bildiğim kadarıyla değerlendirmelerde bulunuyorum. Katıldığınız olabilir. Pek doğaldır ki katılmadığınız da olabilir bunlar gayet doğal. Burada yazıyorum diye karşılığında 5 kuruş almıyorum. Zaten öyle bir beklentim yok. Yazdıklarıma katılsanız da katılmasanız da sizlerın de 5 kuruş beklentisi ya da avantası da yok. Hepimizi birleştiren, üzen, mutlu eden, kahreden, coşturan velhasıl türlü türlü duygular yaşatan tek bir güç var; BEŞİKTAŞ AŞKI... Eminim ki kimse bir başkasından ne daha az Beşiktaşlı ne de daha fazla Beşiktaşlı... Ben yazarken çok zaman izlediğim oyuncuların yetenek sınırlarına göre yazıyorum. Mesela, S.Lisbon maçı için 'Quaresma sadece ayağının dışıyla 2 trıvela yaptı, ama iyi değildi' diye yazdım. Bir arkadaşım bana özelden yazmış, 'Adam 10 numara top oynadı sen başka maç mı izledin?' Ben maçı Lizbon'da canlı izledim. Tv'de sadece topun olduğu alanı görüyoruz oysa stadyumda topsuz oyunda kim ne yapıyor, takım sahaya nasıl diziliyor daha net görebiliyorsunuz. Eğer bugün Portekız futbolunun dünya çapında olup hala top oynayan 4 yıldızı varsa bunlardan biri Real Madrid'de oynuyor, diğeri de Beşiktaş'ta.

Ricardo şu anda henüz temposunu yakalama yolunda ve uzun süredir ilk defa 90 dk oynadı. Çok çok daha iyisini yapabilecek yeteneğe sahip olduğu için doğal olarak Lisbon maçını baz alarak 'Şahane oynadı' diyemem. Quaresma'nın yeteneklerine ayıp olur. 'Abi elin varmıyor Tolga'ya 2 laf etmiyorsun, arkadaşın diye mi?' yazanlar var. Sadece Tolga değil, Cenk Tosun da, M.Gomez de, Sosa da hepsi benim için çok kıymetli ve bir şekilde sohbet etmişliğimiz de var. Ama iyi olmadıkları zaman zaten gerekeni aklım yettiğince söylüyorum ve bu sayfada yazıyorum. Burada G. Töre'yi yere göğe koyamadığınız da oluyor; en sert eleştirdiğimiz de... Biliyorum ki bu sayfayı en çok Beşiktaşlılar izliyor. Genele açık bir sayfa olsa ya da bir gazetenin köşesinde yazsam emin olun o zaman sadece elaleme malzeme olmasınlar diye genel ve düz bir yazı yazar, bazı özel eleştirilerimi sadece kişilere özel söylerim o kadar. Şimdi şuraya gelmek istiyorum; takıma, hocaya, yönetıme eleştiri yapmak tabii ki bu camiaya gönül verenlerin en doğal hakkıdır. Ondan yana sözümüz yok. Ama herkesin içinde olduğu sanal medya ortamlarında taraftarı tahrik eden ve yangına benzin döken sanal kolpacı maskaraların oyununa gelmeyin arkadaşlar. UEFA Kupası'ndan ilk defa elenmedik. Geçen sene Brugge maçında da aynı şeyi yaşadık. O da tamam... Eee ne oldu? Biz elendik de rakıplerimiz gidip final mi oynadı? Bu sene onları da göreceğiz.

Kalecimiz Tolga da bizim oyuncumuz, Tosic de öyle. Ligin ilk yarısını bitirmeye az kaldı, 'Derhal gitsin. Bir daha kaleye geçmesin, Tosic'ten stoper olmaz. Hemen gönderelim' böyle bir mantık takımı bozar. Diğer oyuncular 'Acaba yarın ben de 2 hata yaptığımda benim de biletimi keserler mi?' düşüncesiyle daha mı hatasız oynar sanıyorsunuz? Tam tersi olur. Ayaklara ve kafalara prangalar takılır. Kimse sorumluluk almaz. Herkes sıradan ve rizikosuz top oynar. Eğer böyle olursa o vakit bittik demektir. Eleştirelim, kızalım. Maçı izlerken çok çok sinirlendiğimiz, hırsımızdan dizlerimizi dövdüğümüz, hatalar karşısında sövdüğümüz de olur eyvallah. Ama sanal ortam kolpacılarının tuzağına düşüp gaza gelmeyelim. Evlatlarımızı ısıralım ama elaleme öptürmeyelim. Devre arasında sakatlarımız geri dönecek. Taş gibi bir stoper ve 2 kalecimizin de örnek alacağı kalecimiz de gelecek. Takım içinde forma rekabeti bize kalite getirecek.

Uzun yıllardır yaşadığımız derbi talihsizliğini FB maçıyla kırdık. Şimdi GS misafirimiz olacak. Bazı genç Beşiktaşlı kardeşlerim şöyle yazmış,'Tolga kaleye geçerse ıslıklarım, stadı terk ederim' Brugge maçında ıslıkladınız ne oldu? Maç 1-1'di uzatmaya götürebilecekken tüm takımın morali bozuldu kaybettik. Akhisar maçında hatalı gol yedi ıslıkladınız ne oldu? Maçı kaybettik. Bize yakışan tüm takıma, yedeklere bile destek olmaktır arkadaşlar. O yüzden yazımın başlığını öyle koydum. DOLDURUŞA GELMEYIN MAÇA GELİN. Büyük takımların da, oyuncuların da inişleri çıkışları olur futbolun doğasında bunlar var. Bugün Barcelona kendi sahasında 2-0 öndeyken maç bitti rehavetine kapıldı, 2-2 bitti maç. Az kalsın maçı kaybediyordu. Ne oldu? Büyük takım olma özelliğini mi kaybetti? Bizi rakiplerimizden ayıran en büyük özellik nedir?Sadece takım başarılı olduğu zaman rozetini takan, formasını giyen ya da sanal ortamlarda ahkam kesen taraftarımız yok. Bizim Light taraftarımız yok. Takımın ve oyuncularımızın sonuna kadar arkasında olmaya devam edelim yeter. Göreceksiniz 2. yarı farkı açtığımız zaman onların seyircisi düşerken biz yine Beşiktaşımız'ın yanında olacağız. Kimseye küsmenin, kızmanın zamanı değil. Zaman birlik olma zamanıdır. Pazartesi Olimpiyat'ta Beşiktaş gibi oynayıp GS'yi yenersek neticede 1 maç kazanmış olmayacağız, çok şey kazanacağız. Yanındayız Beşiktaş. SİYAAAHHHH...!

Zafer Algöz/HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Akhisar Bld.Spor 0 0 0 0 0 0
2 Antalyaspor 0 0 0 0 0 0
3 Atiker Konyaspor 0 0 0 0 0 0
4 Aytemiz Alanyaspor 0 0 0 0 0 0
5 Beşiktaş 0 0 0 0 0 0
6 Bursaspor 0 0 0 0 0 0
Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir. Lütfen kapatttık sonra sayfayı tekrar yenileyiniz. (CTRL + F5)