Düşen kale!

Bu bir oyun ve bu oyunun adı da futbol. Her oyunda olduğu gibi bunun da kazanmak ve kaybetmek fıtratında var.

Melike Ulus

Bu bir oyun ve bu oyunun adı da futbol. Her oyunda olduğu gibi bunun da kazanmak ve kaybetmek fıtratında var. 

Beşiktaş’ın çoğu oyuncusu dün akşam kazanmak için her şeyi deneyip, istatistikleri yerle bir ettiler. Kaleye yapılan orta sayısı, paslaşma grafiği, gole çevrilemeyen gol pozisyonları, topa sahip olma oranları vs. vs. Ama işte olmadı mı da olmuyor. Top o kaleye girmek istemedikçe neyi denesen sonuca ulaşılamıyor. Hep eleştirilere konu olan çift forvet efsanesi bile işe yaramıyor, hattaaz kalsın daha da faciaya sebep olmaya varıyordu sonu.

Beşiktaş, evet dün şanssızdı. Sabaha kadar oynasa yine deo şansızlığı kıramayacaktı. Ancak tek sebebi şans olarak gösterip, bazı gerçekleri görmezlikten gelirsek kendimizi avutmaktan öteye geçemeyiz. Sezon sonunda da, “işte ben böyle şanssızım” şarkısını dinler dinler yine “sevinmek için sevmediğe” bağlarız.

Beşiktaş’ın dün neden kaybettiğini kime sorsan herkes aynı şeyleri söyleyecektir. Cevaplar bu kadar net ve herkes fikir birliği içerisindeyken, bunları Şenol Hoca’nın ve yönetimin görmüyor olması pek de mümkün olmasa gerek.

Yine de bunu görmek istemeyenlere tane tane anlatmak gerekiyor belki de!

Dün akşam Akhisar neredeyse 3 kişiyle yani kalecisi ve defansıyla aldı maçı. Komple savunmaya geçmediği zamanlarda da o 3 kişi yine taş gibiydive görevlerini alasıyla yerine getirdiler. Beşiktaş da dün neredeyse 3 kişiyle verdi maçı. O da aynı bölgeydi. Kale ve savunmanın göbeği! Yani Beşiktaş’ın kanayan bölgesi. Ersan’ın yokluğunda sol bekten stoper yapacak kadar aciz, aynı zamanda 1 yıl izlediğimiz Franco’yu kadroya almayacak kadar da gereksiz bir inata sahip olduğumuz hassas bölgemiz!

Ve de kalemiz!
Tolga, düzgün karakteri ve de insanlığı ile Beşiktaş’a çok yakışan bir isim. Ancak sıfır refleksleriyle ve yeteneklerinin yetersiz oluşuyla, Beşiktaş gibi büyük bir takıma bir o kadar da yakışmayacak bir kaleci. Hele ki, Şenol Hoca gibi kalecilik geçmişi olan ve onca kaleci yetiştirmiş bir duayenin takımında 1.kaleci olması kabul edilebilir gibi değil.

Ama bu durum ne yuhalamayı, ne ıslıklamayı ne de yerden yere vurmayı gerektirir. İstesek de istemesek de Tolga en iyi ihtimalle devre arasına kadar kalemizi koruyacaktır. Moralini bozmanın sonra da gidip özür dileyerek gönül almanın kime ne faydası olacaktır ?

Beşiktaş’a teşhis konulmuş sıra sadece tedaviye gelmiştir. Bunun için de önümüzde bir devre arası var. Bu tedaviyi bu arada yapmazsan işte o zaman bir şerefli ikincilik masalını daha dinleyemez bu taraftar. Zira artık tahammül sınırı tükenmiş, şampiyonluğa kilitlenmiş Beşiktaş aşıkları, o senenin bu sene olmasını istemektedir. Bu seneyi artık o sene yap Beşiktaş!

 

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 5 4 1 0 10 13
2 Beşiktaş 5 4 1 0 6 13
3 Göztepe 5 3 1 1 3 10
4 Kayserispor 5 3 1 1 2 10
5 Medipol Başakşehir 5 3 1 1 1 10
6 Teleset Mob. Akhisarspor 5 3 1 1 0 10