Melike Ulus Enseyi karartmayalım

Melike Ulus

Maçın tümüne baktığımda başka da bir sebep-sonuç ilişkisini maalesef kuramıyorum. Yoksa Başakşehir maçının önemini sadece taraftar değil takım da farkeder ve bu maçın bir nevi şampiyonluğa giden yol olduğunun bilincinde olurlardı ! Sahada koskaca 90 dakikayı telef etmezler, oynadıkları da top değil futbol olurdu.

Aslında top bile oynamadılar desem yalan olmaz. Topu ayağına alan her Beşiktaşlı, itinayla o topu rakibe verdi. Sanki bitse de gitsek ya da burda bizim ne işimiz var modundalardı. Belki de, son yıllarda (Şampiyonlar Ligi maçları dahil olmak üzere) izlediğimiz en kötü Beşiktaş’tı. Bir o kadar bomboş, bir o kadar gayesiz ve bir o kadar da lakayıt ! Bir futbol mucizesi bekledik belki de ama o da olmadı. Başakşehir 10 kişi kaldığında bunu mucizeye bağlayanlar oldu elbet ama ben tam tersini düşündüm. Bu kadar güzel savunma yapan Başakşehir 10 kişi kaldığında neler yapmazdı? Sımsıkı kapanacaktı ve biz kapanan takımı asla çözemeyeceğimiz için maçın skorunu yine Başakşehir belirleyecekti. Nitekim de öyle oldu. Son 30 dakika dahil olmak üzere ne bir pozisyona girebildik ne de kaleyi bulabildik ! Ve Başakşehir, 2 as futbolcusunun eksikliğine rağmen, istediğini alıp şampiyonluk yarışından kopmayacağını dağa taşa duyurdu !

Bu yenilginin herkes için türlü türlü sebepleri vardı. Neden Vida yok? Neden Atiba hala oyunda? Neden Talisca, neden Oğuzhan gibi sebeplerle yenilgiye sebep aranırken, aslında ortada yedi düvelin farkettiği bir gerçek vardı. Sahada Medel’den başkası zaten yoktu ! Onun hırsı, onun inancı sahaya yayılmamıştı. Değil Atiba’nın yaşlılığı, oraya 25’lik Atiba’yı da getirsen o üzerlerine serpilmiş ölü toprağı atılmayacaktı. Tolgay ile Oğuzhan’ın yeteneklerini tek bir kişide toplayıp orta sahaya koysan yine Adebayor ondan da top alarak, ceza sahasına gelecek ciğeri bulacaktı. Fabri ve Tolga’yı aynı anda kaleye de koysan o gol yenilecekti ! Benim gördüğüm izlediğim buydu. Çünkü Başakşehir hem belalı takımımızdı hem de geçmişte olduğu gibi bu maçta da inanan ve isteyen onlardı ! Attıkları golde faul olması bunu değiştirmez. O gol verilmeseydi de bu sonucun değişmeyeceğini tek ben düşünmüyorumdur sanırım ! Hakettiğimiz bir yenilgiye kulp bulmak da zaten bize yakışmaz !

Kaldı 8 hafta ! Şampiyonluk yolunda ağır bir darbe alsak da hiçbir şey bitmiş değil. Bu köprünün altından daha çoook sular akacak. Zorlu fikstür trafiğinden kötünün iyisiyle çıktık. Şimdi üsttekiler o zorlu fikstüre başlıyor. Evinde 5 maç yapacaksın. Deplasmanda da nispeten zor iki maçın var. Ve sen bunları kazanmayı bileceksin ! Hepimiz farkındayız ki, bu sene şampiyonluk 8’de 8 yapmakla gelecek. Bildiğimiz Beşiktaş zaten bunu yapacak güçte ve bilinçte. Bizlerin de buna inancı tam... Dünü unutalım ve enseyi karartmadan bir olalım, birlik olalım. Bu birliğimizin meyvesini de, motorları maviliklere sürerken yiyeceğimizi asla unutmayalım!

Bu özel günde tekrar etmekten asla bıkmayacağım şu sözlerle, yüce çınarımızın doğum gününü kutlarım...

Bak çocuk! Beşiktaşlı olmak zordur. Az olmaktır, azınlık olmaktır. Mağlup olurken bile aşık olmaktır. Kolay değildir çocuk, gerekirse 15 yıl beklemektir. Şerefinle oynayıp hakkınla kazanmaktır. Unutma çocuk, Beşiktaş'ı güneşli günlerde bulmadık ki karanlık çökünce terk edelim.

Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim....


PUAN DURUMU Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1
2
3
4
5
6