Yok artık Ali Sami

Madem Milli Takım arası ona göre bir yazı yazayım diye düşünüyordum ama yazacak da çok bir şey bulamadım..

Bülent Bilirgen

Madem Milli Takım arası ona göre bir yazı yazayım diye düşünüyordum ama yazacak da çok bir şey bulamadım.. Ta ki İstanbul’un güzide renkli takımlarından bir tanesinde antrenör değişikliğine paralel olarak ismi ortaya atılan ilk isim Mustafa Denizli olunca beynime hücum eden tazyikli kanın etkisi ile bir şeyler çıkacak sanırım..Mustafa Denizli olur olmaz orasında değilim ama büyük kulüplerde ya da Milli Takımda koltuk boşalınca akla ilk gelen isimlerin sadece iki tane olmasından böğ geldi artık.Bir yerlerde bir yanlışlık olmalı.70 Milyon kişiden bir santrafor çıkartamadığımızı sorgulayan futbol ulemaları neden başka teknik direktor çıkartamadığımızdan bahsetmez ya da kardeşim siz 30 senedir en yağlı ballı koltuklarda oturuyorsunuz da nerede bu santraforlar diye bu abilerimize sorulmaz?

Dedim ya aklımda deli sorular.. Bir önceki yazımın sonunda bahsettiğim Milli Takım'a oyuncu seçiminde kulüpçülük hegomonyasının hoca seçiminde de var olup olmadığını merak ettim.Her ne kadar yeni yetişen nesil Milli Takımımızı sadece Fatih Terim ya da Mustafa Denizli’nin çalıştırabileceğini sansa da tarihte ilk bilinen Milli Takım antrenörü kayıtlarımıza göre Ali Sami Yen beydir.Başlığımızın bu değerli zat ile alakası yoktur şeklindeki dip notumuzu düşüp devam edelim. Sonrasında, Milli Takımımız'a 16'sı yabancı 25'i yerli olmak üzere 41 farklı teknik adam hizmet etmiş. 41 kere Maşallah. Peki yabancıları bir kenara bırakırsak bu 25 yerli, milli ne derseniz deyin teknik adamdan kaç tanesinin geçmişi (gençler için tercüme’ ’background’’u) Beşiktaş’a dayanmaktadır? ‘’2’’.. Yazı ile iki... Ne bekliyordunuz bilemem ama eldekiler bu kadar...Hadi o zaman kısaca tanıtmaya çalışayım, kimdir bunlar? Ne kadar çalışmışlardır?

Bir tanesi 1.6.1952 ila 8.6.1952 tarihleri arasında tam tamına 7 gün ve 2 maç Milli Takım antrenörü olarak çalışan Beşiktaş’ın ‘’Arap Sadri’’ lakaplı kalecisi Sadri Usuoğlu'dur. Bir diğer Siyah Beyazlı teknik direktor ise 10.10.1962 ila 10.10.1962 tarihleri arasında 1 gün çalışan meşhur ‘’Voleci Şeref’’ Şeref Görkey'dir. Ve tabi ki ancak 1 maça çıkabilmiştir. Özetle 2 Teknik Direktor ve toplam 8 gün. Yani tam sayın Turgay Şeren’nin dediği gibi yok …… Ali Sami’lik. (Tabi aramızdan Metin Türel gibi, Gündüz Kılıç gibi isimlerinde Beşiktaş ile bağlantısı olduğu düşünenler olabilir ama onlara iyi araştırmalarını öneririm)

Görüldüğü üzere tarih yalan söyleyemez. 2 Beşiktaşlı futbolcu toplam 8 gün, 2 GS'li futbolcu son 30 yıl. Nasıl bir lobidir ya da lobisizliktir bilinmez ama biraz da vicdansızlıktır bu seçimler bana göre. Kimsenin futbolumuza yaptığı katkıya ya da kazandırdıkları başarılara teşekkürden başka diyeceğimiz bir şeyi olamaz. Ama ister istemez, 70'li yaşlara merdiven dayamış ve banka hesapları ağzına kadar Euro ile dolmuş insanların da biraz tarihimize bakıp "artık yerini gençlere bırakması gerekmez mi?" sorusu aklıma gelirken yolda değişime uğrayıp "hala futboldan ne istediklerini anlayamıyorum" veryansınına dönüşüyor. Ve 1960 doğumlu olan ve şu anda tartışmasız dünyanın en büyüğü Alman Milli Takımı'nın koçu Löw’ün bile kariyer planı ve yerine gelecek kişi bile belli ise "insanların da bazı şeyleri görüyor olması gerekmez mi?" sorusu da çok basit kalıyor sonrasında. Her şeyde olduğu gibi bu işte de, İmparatorluk hikayeleri , %51 söylemleri ile kendin çal kendin oyna adlı yapıt sergilenirken memleketim insanı da ağzı açık hayran hayran seyretmekte. Bu kandırmacaya dair onlarca örnek verilebilir. Mesela halihazırda ki Milli Takım teknik direktörünü ele alalım. En tazesi Letonya maçına ait. 90 dakikanın hemen ardından her şeyden vazgeçmiş bir ifade ile "dönüp kendimize bakmamız lazım, ‘’DEFANS’’ oyuncusu yetişmiyor bu memlekette" diyen sayın Fatih Terim değil miydi? Nasıl bir değişiklik oldu da "biz bitmedi demeden hiçbir şey bitmez" diyebilecek duruma gelebildi? Ben cevap vereyim çünkü rüzgar öyle esti. Hadi bir de eski bir örnek. Olaylı İsviçre maçında herkesi sahaya bir gladyatör psikolojisi ile yollayıp maçın sonunda çıkan kavgada rakip oyuncuya tekme atan yardımcı antrenörü Şifo Mehmet’i korumayan kimdi? Peki, Milli Takım'ın aldığı cezanın sorumluluğunu alarak onurlu bir şekilde istifa eden Şifo Mehmet'ten sonra görevine devam eden kişi de o muydu yoksa? Neyse kazıdıkça neler çıkıyor, çıktıkça sinirler bozuluyor. En iyisi muhteşem futbol ile yarı final yaptığımız Euro 2008’den bir maç seyredeyim.

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27