OGS

Öncelikle Bursaspor’a tebrikler. Ellerinde ne var ise koydular sahaya.

Bülent Bilirgen

Öncelikle Bursaspor’a tebrikler. Ellerinde ne var ise koydular sahaya. Koştular, bastılar, gözlerinde çok büyüttükleri rakiplerini iyi oynatmadıkça morallendiler, biraz daha koştular. Ama bu kadar işte… Biraz daha kalite biraz daha tecrübe transferi lazım Sağlam’ın takımına. Ama onlar tecrübeli takım olmak yerine Fenerbahçe alt yapısı olmaya devam etsinler.

Bursaspor’a bir tebrik de buldukları Japon oyuncu için. Adam hakikaten yapıştırıcı gibi, müthiş koştu her tarafı kapattı. Ama beni asıl şaşırtan, yaptığı aktörlükler! Dışarı çıkan topu rakip başlamasın diye içeri atmaları, rakip dokunmadan ölüm halleri, onuru ile yaşayan ve suçluluk duydukları durumlar karşısında harakiri yapan Atalarına ihanet gibiydi. Neyse Recep başkanı oldukça onun da bu stilini beğenecek başka bir renkli takım bulunur nasılsa.

Gelelim Beşiktaş’a… Tebriklerin daha büyüğü Karakartallar’a. Bu tempo içersinde hiç düşmeden bu maça kadar getirdiler işi. İlk defa karşılarında kendini yırtan bir takım buldular. 75. dakikaya kadar kafalarını kaldıramadılar bu amanlı amansız koşular karşısında. O dakikadan sonra çok doğru bir hamle geldi Şenol hocadan. Belki 2 dakika daha kalsa oyundan atılacak Q17 yerine takımın hızını arttıran Olcay’ı attı sahaya. Olcay belki topu bir Quersama bir Sosa kadar ayağına yakıştıramıyor ama pas bağlantılarını çok ama çok daha hızlandırıyor. Gençler belki bilmez ama eskiden köprü geçişlerinde para verdiğimiz gişeler olurdu. Zaten ağır olan trafiğimiz onlar sayesinde daha da fenalaşırdı. Sonraları Otomatik Geçiş Sistemleri devreye sokuldu da trafik bir nebze olsun akmaya başladı. Beşiktaş’ta da Sosa ve Q17 köprüdeki gişe tadında oynarken Olcay bu takımda OGS etkisi yaratmakta.

İsmail için tahtalara vurup aman derken Tolga’nın bravosunu kendisine iletiriz. Atiba belki ortalarda görünmedi ve çok daha az pas yaptı eskiye göre ama golde yaptığı dokunuş şimdiye kadar yaptıklarının çok üstünde bir kalitedeydi. Cenk’in kısa zamanda yarattığı etki, “Gomez acaba daha mı erken çıkmalıydı?” sorusunu getirdi akıllara. Özet olarak kolay olmayan bir deplasmanı çok temiz geçti Siyah Beyazlılar. Hem de dünyanın her yerinde her yaş grubuna ders diye gösterilebilecek bir gol ile. Milli maç arasına puanla önde girmek hele de bu tip son dakika golüyle başarmak çok üzer rakipleri. Dönüşünde mental olarak dinlenmiş bir takımın tadından yenmez derim.

Son olarak Milli Takım’a Ersan Gülüm ve Necip Uysal’ın davet edilmemesi bizleri kızdırsa da neden olduğunu bilmekteyiz. Gökhan Töre, kırmızı kartı görünce kullanım süresi mi doldu diye sormak gerekir ama kime? Zavallılık yeni bir durum değil bizim için. Emin olmak için 80’li yılların sonu 90’lı yılların başında en az gol yiyen defansı olan takımımızda Ulvi – Samet ikilisinin kaç kere milli olduğuna bakmayı öneririm size. Üstelik Milli Takım 5’ler, 6’lar, 8’ler yerken! KısacasıCCamia, bu çekemeyen zihniyettekiler ile yıllardır uğraşmaktadır. Ve biliyoruz ki hiç bitmeyecekler…

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 15 10 2 3 14 32
2 Medipol Başakşehir 15 9 3 3 9 30
3 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
4 Beşiktaş 15 7 6 2 10 27
5 Kayserispor 15 7 6 2 6 27
6 Göztepe 15 8 3 4 5 27