Bedava transfer

'O geliyor, bu geliyor, imzalar atıldı, uçağa biniyor' derken ihtiyacımız olan bölgeye kimseyi alamadık.

Zafer Algöz

Gördüğünüz gibi kimse babasının oğlu bile olsa bedavaya transfer olmuyor. Aslında sorun sadece para değil, gelen oyuncuların takıma uyum göstermesi, faydalı olması, iyi ahlaklı ve gerçek bir profesyonel gibi işini yapan adamlar olması şart. Bazen önerilen oyuncuyu takımın hocası istemiyor ya da hocanın istediği oyuncuyu kulüp bırakmıyor ya da çok pahalı oluyor ve bir şekilde beklenen nikah gerçekleşmiyor.

Bu transfer sezonunda bir yorumcu Beşiktaş'ın transfer politikasını eleştirdi; "Beşiktaş önce gidip oyuncuyla anlaşıyor, halbuki önce oyuncunun başkanıyla anlaşması lazım" dedi. Ben aynı görüşte değilim. Biz Beşiktaş'ta gönülden oynamak isteyen oyuncu arıyoruz, köle pazarından adam almıyoruz. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın özellikle Türkiye pazarındaki politikası farklı, Beşiktaş ve Galatasaray'ın kimlere talip olduğunu kolluyor. İhtiyacı olsa da olmasa da 'Bende para var kardeşim' diyor. Kulüp başkanlarıyla konuşuyor, herkesin verdiğinden fazlasını veriyor ve parayı bastırıp alıyor. Futboldan anlayanlar, "Ne gerek vardı şimdi?"diye fısıltıyla söyleniyor. Anlamayan taraftar kitlesi ise 'Helal olsun başkana, bastı parayı aldı' diye şakşakçılık yapıyor. Satan başkan memnun parayı almış, giden oyuncu memnun parasını bankaya atmış. Ama iş o kadarla bitmiyor biraz da gerçeklere bakalım. Şimdi size 3 örnek vereceğim. Zafer Biryol, ligimizde gol kralı oldu, dünya parayı bastırıp aldılar. Çocuk, kulübeden sahaya çıkamadı. Skor 3-0 olmuş, Daum'un yanında kulübede oturdu ve hayatı bitti. 'Ben Beşiktaş'a gelmek istiyorum' diyen Mehmet Topuz, gece yarısı özel uçakla 20 kişiyle gidip Kayseri'den getirildi(Sanki Barcelona'dan Iniesta geliyor) Dünya paraya getirildi. Çocuk, kulübe kaptanı oldu, kendini bitirdi. Son olarak Ozan Tufan, bize gelse banko oynardı ama o da kulübede paslanacak gibi görünüyor. Demek ki neymiş, hayatta her şey parayı bastırıp alıp getirmeyle transfer olayı bitmiyormuş. Ne kadar kendini geliştirdiği ve ne kadar katkı verdiği daha önemli.
Şimdi gelelim bize... Ekonomik sorunlarımız var, stat inşaatı devam ediyor, kulüpte 1000 TL maaşla çalışan personel bile doğru dürüst maaşını alamıyor. 'Onu alalım, bunu getirelim' demek kolay. Herkes akıl veriyor, para veren yok. Orta sahamızda 2 önemli hesapta olmayan sakatlık canımızı sıktı. Tolgay ve Veli'nin boşluğunu doldurmamız lazım. 'Eskişehir'den Raheem Lawall olsun' dedik, 'Hiç olmazsa uyum sorunu yaşamaz, Türkiye'yi biliyor' dedik. Eskişehir'de neredeyse bedavaya oynayan adam birden kıymete bindi. Dünya kadar para, üstüne yetmedi, 'Bonservisiyle beraber 2 oyuncu daha isterız" dediler, yönetim vazgeçti. Bence doğrusunu yaptı.

'Peki bedavaya transfer mi olur Zafer Abiciğim?' diye soranlar olursa, 'Olur. Hem de bal gibi olur' diyorum. Ben Beşiktaşıma bedava 2 oyuncu buldum. Takdir Şenol Hocam'ın. Üstelik bu çocukları hoca da iyi biliyor. Tek yapması gereken sezon başında hazırlık döneminde olduğu gibi onlara şans vermek ve güven aşılamak. Ben Beşiktaş manyağı olduğum için küçük ve genç karakartalların da maçlarını fırsat buldukça izliyorum. Fazla sözü uzatmayayım...Defansın önünde oynatacak 2 oyuncumuz var elimizde, Necip ve Serdar... O bölgede oynayacak oyuncumuz U-21'de döktürüyor, ESLEM ÖZTÜRK... Müthış bir tekniği var. Defans ya da orta saha sıkıştığında yardıma geliyor, top çalıyor, top dağıtıyor, aniden ters tarafa son derece isabetli uzun pas veriyor. Fırsat bulunca yayın önünden çok sert kaleye vuruyor. Bencil değil ve en önemlisi top ayağına geldikten sonra değil. Gelmeden önce nereye atacağını biliyor ve pas yüzdesi çok çok iyi. Alın size bedava transfer. Hem de ihtiyacımız olan bölgeye. Tolgay ayağını çime takıp sakatlandığında bazı cahiller faturayı Eslem'e kestiler ama hiç alakası yok. Diğer bedava transferim ise MUHAMMED ENES... Forvet hattında 2 golcümüz var. Mustafa Pektemek ise mutsuz ve küskün kulübede oturuyor. Oyuncu tabii ki yedek kalmak istemez ama kimsenin de para aldığı takımın kulübesinde böyle isteksiz oturmaya hakkı olmamalı. Adamlar Barca'da Real'de yedek oturuyor, fiyatı en ucuzu 25 milyon Euro, 85. dk'da oyuna alıyorlar. Roket gibi sahaya giriyorlar. Surat asmadan, somurtmadan, canla başla oynuyorlar. İşte profesyonellik bu olsa gerek. Neticede Sevgili Beşiktaşlılar, bizim takımda kimse benim akrabam değil, arkadaşım değil. Beşiktaş'ta oynayan oyuncuların hepsi maddi olarak bir şeyler alıyorlar. Helali hoş olsun lafımız yok. Ama biz taraftarız, bizim bağımız maddi değil. Bizimki manevi gönül bağından ibaret. Takım başarılı olunca seviniyoruz, mutlu oluyoruz. Tersi olunca kahroluyoruz, üzülüyoruz. Kendi paramı istediğim gibi harcarım, kimseyi ilgilendirmez ama para Beşiktaş'ın olunca işin rengi değişiyor. Çünkü o para hepimizin parası. Beşiktaşım'ın parası. Yok yere çarçur edilmesine gönlüm razı değil.

Şenol Hoca, öğretmen olmasının verdiği tecrübeyle gençlere şans veren ve yetiştiren bir futbol adamı. Bursaspor'da genç oyunculara nasıl güven verdiğini gördük. Şimdi hocamın yanıbaşında 2 evladımız duruyor. Ben her işte bir hayır vardır diye düşünürüm. 2 oyuncumuzun hesapta olmayan sakatlığı ve transfer sezonunun kapanması bakarsınız bu 2 Genç Karakartal'a şans getirir. Kafamızı kaldırıp Avrupa'da, Güney Amerika kıtasında adam aradık durduk. Oysa Nevzat Demird'de tam önümüzde 2 kıymetli evladımızı görmüyoruz. Hadi Şenol Hocam, ESLEM ve MUHAMMED senden forma bekliyor. Üstelik bedava transfer bunlar. Geçen sene ATINÇ 4-5 maçta oynadı 5 milyon Euro'ya sattık. Özellikle ESLEM birkaç maç oynasın, emin olun 'Herkes gidebilir ama onu satmayacağız' diyeceksiniz. Gayrı bundan sonrası sana kalmış Şenol Hocam.

Zafer Algöz/HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Medipol Başakşehir 17 11 6 0 25 39
2 Beşiktaş 17 11 5 1 17 38
3 Galatasaray 17 11 3 3 15 36
4 Fenerbahçe 17 9 5 3 22 32
5 Bursaspor 17 8 3 6 2 27
6 Osmanlıspor FK 17 6 8 3 3 26