Esmer Günler

"Demek yine bana hüsran bana yine hasret var; yine bana esmer günler düştü" Rahmetli Kayahan'ın şarkısında söylediği gibi önümüzde esmer günler var.

Zafer Algöz

Sıcak ve esmer bir yaz önümüzde. Hasar büyük. Maddi sorunlarımız var. UEFA'nın koyduğu transfer kotası ve yasakları var. Acilen yeni bir takım kurmak ve hızla yeni stadımızı bitirmek zorundayız. Eğer 2 yıldır ligi 3. bitiriyorsak hemen suçu yönetime yıkmamak lazım. Yönetime sahip çıkınca Fikretçi, yönetimi eleştirince falancanın adamı diye 2 laf edeni hemen yaftalıyoruz. Oysa birilerinin değil, BEŞİKTAŞ'ın adamı olmak önemli. Bu takım 2 sezon ligi 3. bitirdiyse burada yönetimin suçu yok. Önceki sezon FB cezalı olduğu için ligi 2. bitirseydik Şampiyonlar Ligi'ne gidecektık. Önümüze 3 defa gelen şansı ellerimizle GS'ye verdik. "Bizim ihtiyacımız yok alın 30 milyonluk geliri güle güle kullanın" dedik.

Bu sene ise yine 3 kere elimize gelen şampiyonluğu ellerimizle GS'ye ikram ettik. FB'nin üzerinde Aziz Yıldırım baskısı ve otoritesi vardı da ne oldu? Yaşlı takım bir yerden sonra tökezledi ve buna rağmen ligi 2. bitirdi. GS Yönetimi ise 1 yöneticisini(Albayrak) soyunma odası, deplasmanlar, maddi manevi sorunları çözmek, takımla yönetim arasında köprü kurmak gibi önemli bir yere getirdi ve şampiyon oldu. Biz ne yaptık? BILIC böyle bir şeyi kabul etmediği gibi futbolculara abilik yapacak, saha içinde hakemlerle ya da olası dış etkenlerle takıma siper olacak hakkını savunacak, oyuncularla iletişim kuracak 2. birine asla sıcak bakmadı. Konumuz GS şampiyonluğu değil tabii. Ama yeri gelmişken onu da söyleyelim. Yanlış hatırlamıyorsam şampiyonluğa oynayan BEŞİKTAŞ bütün sezonu 9-10 kırmızı kartla bitirmişken, şampıyon olan GS'nin (Melo'ya rağmen) sadece nazar boncuğu gibi son maçta kırmızı görmesi zaten bir çok şeyi anlatmıyor mu? Eski Beşiktaş Başkanı ve Futbolcusu TFF'nin ve MHK'nın başındayken bile hakemler tarafından doğranıyoruz. Eski Beşiktaş Bkd. Başkanı Y. Namoğlu, MHK Başkanı oluyor yine aynı tezgahlarla karşılaşıyoruz. Tebessüm Fırat, Kibar Bülo, Santimci Halis döne dolaşa ince ince yine görevlerini "başarıyla" yaptılar. BEŞİKTAŞ'ın ahını alan her hakem öyle ya da böyle bir başka maçta yaptıkları hayati hatalarla düdüklerini evde büfeye astılar. Bunlar da böyle olacak göreceksiniz. Her zaman söylüyoruz, iltimas değil, adalet istiyoruz. Sahamız yok diye bizi oradan oraya koşturanları inşallah unutmayız. Zamanı gelince biten stadımızda oynamak için inşallah kucağımıza düşecekler. Peki hep hakemler ve federasyon diyerek sorunları halının altına mı süpüreceğiz? Önce kendimize bakalım.

'Listenin başındaki ilk sorumlu kim?' diye soracak olursanız lafı dolandırmadan söyleyeyim. BİLİC... İnsan olarak pozitif, uyumlu, sosyal demokrat hatta sosyalist, megaloman değil. Halkın içinde arada gitar da çalıyor. Ama hepsi bu kadar. BİLİC büyük vizyonu olan biri değil. Rusya'da calışırken tek bir derbi kazanamadı. Bize geldi aynı başarısız performansı sergiledi. Üstünde baskı yok, devre arasında soyunma odasına inen başkan yok, zırt-pırt tesislere gelip estiren yönetici yok. Stadın olmadığı için herkesin sempati duyduğu genç ve yetenekli bir kadron var. Allah'tan daha ne istersin. BİLİC asla cesur bir hoca değil. Azıcık aşım kaygısız başım felsefesi tam ona göre. GS derbisi öncesınde ona en sert mesajlardan birini yazdım. 'Yeter artık gitarını ve yardımcılarını al ve git' dedım. Neden peki? Söyleyeyim, sürekli aynı hataları yapıp farklı sonuç beklemek ahmaklıktır çünkü. Aylardır bu takımı tek golcüye mahkum oynatma diye yırttık kendimizi. Sadece ligin son maçında Mustafa-Cenk ikilisi aklına geldi. Çaylar içildikten sonra mı? Geçmiş olsun. Aynı oyun şablonu, aynı değişiklikler, aynı hatalar ve kaçınılmaz sonuç. Üçüncülük... BİLİC, ligin 2. yarısından itibaren sakinleşti. Eskiden yerinde duramayan neredeyse sahaya girecek kadar yaklaşan BİLİC, nedense birden sakinliği seçti. Hatta bir röportajında 'Bu huyumdan vazgeçirdim kendimi' diyor. Devamında ise Konya maçından sonra yönetimle konuştum. Sonrada İngiltere'den teklif geldi diyor. Kesinlikle doğru değil. YALAN SÖYLÜYOR. Elinoğlu bizde olduğu gibi 1 ayda 2 hoca değiştirmez. 3 maç kazanamadı diye hocayı göndermez. Onlar önceden plan program yaparlar. BİLİC geçen sezonun ilk yarısı bittiğinde zaten bu bağlantıyı yapmıştı. Sezon sonu gideceği belliydi. Nacizane bana bu bilgiyi hem Beşiktaş içinden hem de İngiltere'den bana yazan bir arkadaşım vermişti. Sezon ortasında bir şey yazsaydım bu defa 'Takımın havasını bozdun, nerden cıkarıyorsunuz böyle haberleri' diye suçlanırdım. Etrafımdaki 1-2 dostumla paylaştım. Sonuçta ben haklı çıktım. Aklı İngiltere'de olan bir hocanın takıma konsantre olması zor iş tabii. Adam kendi kariyer planını yapmış. Çok da umurundaydı Beşiktaş. Zaten BRUGGE hüsranından sonra giderek tempomuzu, havamızı, ruhumuzu ve hepsinden önemlisi iş disiplinini kaybettik. Saat 10'da başlayacak antrenmana takımın hocası geç kalmalara başlarsa o takımda disiplin ve ciddiyet kalır mı? İmam ve cemaat meselesi. Şimdi takımın başına Şenol Hoca'yı getirdik. Şahsen Beşiktaşıma tipik İngiliz futbolu oynatacak yabancı bir hoca isterdim. Ama yönetim alabileceği en iyi yerli hocayı aldı. Sanıyorum iş disiplini nasıl olurmuş bu sene futbolcular daha iyi görecekler. Şenol Hoca'ma yürekten başarılar diliyorum. Bu içinden geçtiğımiz esmer günlerden kurtulup daha güzel günler görmeyı diliyorum. Haddim olmayarak hem kendisine hem de yönetime önerilerim var. Öncelikle çok iyi para veren varsa ve oyuncu gitmek istiyorsa kimseyi zorla tutmayın, gönderin. Beşiktaş için gerekli olan bölgeleri artık herkes biliyor. Oralara hocanın isteği dışında lütfen kimseyi almayın. Hepsinden önemlisi, senede çok iyi paralar alıp sadece yedek kulübesinde battaniyeyi dizlerine örtüp aralarında geyik yapmaktan başka hiçbir özelliği olmayanları derhal kiralayın ya da satın. Son olarak, 'O geliyor, bu gidiyor' gibi yalan dolan haberlere inanmayın sevgili Beşiktaşlılar. Bizim rengimiz Siyah-Beyaz. Bizim sevdamız siyah, gönlümüz beyaz. Daha güzel haberler yazmak umuduyla. SİYAAAAHHHHH!

Zafer Algöz/HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 25 16 7 2 27 55
2 Medipol Başakşehir 25 15 8 2 26 53
3 Galatasaray 25 14 4 7 18 46
4 Fenerbahçe 25 12 8 5 21 44
5 Trabzonspor 25 12 5 8 4 41
6 Antalyaspor 25 11 6 8 -1 39