BİLİnÇsiz Beşiktaş

Benim yazılarımı takip eden sevgili Beşiktaşlı arkadaşlarım iyi bilirler. Şartlar ne olursa olsun futbolun sürprizlere gebe olduğunu söyler ve matematiksel olarak şansımız devam ettıği sürece hep pozitif düşünürüm.

Zafer Algöz

İlk defa bu kadar karamsarım. Neden mi söyleyeyim? Bu takımın sadece forması sahaya çıksa zaten üçüncü olur. Onun için stadımız yok. Paramız yok. Bu zor şartlarda bu bile başarıdır diyemeyeceğim. Zaten hiçbir Beşiktaşlı böyle düşünmez. Geldiğinden beri sürekli sahanın kenarında sahaya neredeyse girecek kadar yakın duran BİLİC ligin boyu kısaldıkça çaktırmadan kulübeye yakın durmaya başladı. Ben hocanın bavulunu hazırladığını gördüm. Lig sonunda hep beraber göreceğiz.

Aynı hataları yapıp sürekli farklı netice beklemek. Bilic kusuruma bakmasın ama resmen ahmaklık. Büyük takım kazanmak zorundaysa rakip kim olursa olsun tek golcüyle oynamaz. Haftalardır hepimiz resmen kıçımızı yırttık. DEMBA değil, C. Ronaldo bile olsa tek başına defans arasında ezilir bir şey yapamaz sadece boğuşur dedik. Hocanın inadını kıramadık. Geçen hafta G.Antep maçının bir kopyasını gördük. Yine tek golcü. Israrla sağdan soldan ve havadan orta yapıp Demba Ba gol atar diye bekledik. G.Antep maçından sonra "Tüm maçları alsak bile Fener'in puan kaybetmesini bekliyeceğiz" demişti Bilic. Eeee ne oldu? Ne biçim bir maç hazırlığı yapmış dersine nasıl çalışmış anlayan bana da anlatsın. Bu ligin en tempolu top oynayan takımı G.Antep ve Akhisar gibi vasat takımlara diş geçiremiyorsan tempo yapamıyorsan bunun 2 sebebi var. Ya oyuncular çok ağır calışıyor maça gücü kalmıyor ya da hiç adam gibi çalışmıyorlar. G.Antep maçında sürekli şut atan takım, Akhisar maçında sadece 45. dakikada şut atabiliyor bu nasıl iştir? Maçı kazanmak zorunda olan biziz adamlar 13 dakikada 3. kornerini atıyor, senin tek kornerin yok. Zaten üçüncüyü paslaştılar gelen ortayla gol yedik.

Kalecimiz GÜNAY, SOSA ve TOLGAY dışında kimse iyi değildi. Avrupa'da büyük takımlarda oynar dediğimiz G.TÖRE, haftalardır vasat ve etkisiz oynuyordu. Bu maçta tel tel döküldü. Resmen dibe vurdu. Sürekli topu ezdi. Eveledi geveledi. MOTTA, tarihi Nusret mayın gemisi gibiydi. Maçın başında geri gelirken geç kaldı. Onun bıraktığı kademeye ERSAN geç kaldı adamı indirdi 3. dakikada sarıyı gördü. MOTTA nerede oynadığını bile bilmiyordu özellikle ilk yarıda. Kafayla hatalı geri pası verdi, Günay çıktı engelledi. Mehmet yine ailece hücuma çıktığımız bir anda gole gidiyordu bu defa TOLGAY yetişti yoksa golü yiyorduk..Tüm bunlar olurken BİLİC kenardan bağırır çağırır uyarır diye bekledik ama nerde? Hocanın aklı yine kulübedeki bavuldaydı galiba? Şu maça ve geçen G.Antep maçına klasik 4-4-2 ile çıksaydık şu anda GS ile aynı puandaydık. Ama olmuşa ve ölmüşe çare yok. Geçmiş olsun cümleten. Mustafa ve Cenk'le 2 golcüyle başla be hocam. Bırak onlar rakibi yorsun, yıpratsın. Maçın gidişine göre sok Demba Ba'yı ve imha et. Maçı bitir. Ayrıca neden Demba Ba'dan sonra hemen aklına Mustafa geliyor vallahı bilmiyorum. Mustafa ceza sahası içinde gol yapabilecek bir stile sahip. CENK ise hem sağ hem sol ayakla dışardan şut atabilen bir oyuncu. G.Antep maçında da burda da hep maçın bitmesine yakın adamı alıyorsun CENK ne yapsın?. Sana hiç kimse BİLAL takımın pas trafiğini yapıyor onu kitlememız lazım diyen olmadı mı? Ya da sen hiç Akhisar'ı izlemedin mi hocam. Adamlar ayağa takır takır top oynuyor kenardan maça bakıyorsun ama bir gözün bavulda, bir gözün sahada. 95 dakika hiçbir şey yapmayan TÖRE 'yi tutuyorsun. Orta sahada basan, giden gelen TOLGAY'ı çıkarıyorsun. Zaten onu çıkarınca eyvahlar olsun maçı alamayız dedim. Maçı kaybedebilirdik bile çünkü Akhisar, Tolgay çıkınca orta sahayı elini kolunu sallayarak geçmeye başladı. Takımın SOSA'dan sonra en iyi adamını hangi mantıkla hangi oyun düşüncesiyle çıkardı gerçekten inanamadım. Bu takımın cefakar ve vefakar taraftarı bu acıları yaşamayı haketmiyor. Taraftarın temposu ve baskısıyla takımın temposuna ve kazanma hırsına bakın. Ne demek istediğimi anlamışssınızdır. Maç başlamadan "Her yer Soma her yer karanlık" diyerek SOMA'ya saygı duruşu yapan muhteşem taraftarımız durumumuzu özetlemiş oldu. Ligin bitmesine 3 hafta kaldı ama Beşiktaş taraftarının ne inancı, ne hevesi, ne de sabrı kaldı. Yolun sonu çok çok büyük mucizeler olmazsa karanlık görünüyor. Maçın hakemi Bülent Yıldırım'a artık bir şey demek istemiyorum. Adamın bilgisi ve yeteneği bu kadar zaten. 3. dakikada ERSAN'a gösterdiği sarıya eyvallah ama 2. yarının hemen başında aynısını Lua Lua yaptı üstelik adamın kartı var, çıkarıp 2. sarıyı yapıştıramadı. Bazı faul pozisyonlarında yine geç kaldı. Yediğimiz golde ofsayt yoktu. Attığımız gol ofsayttı. Ama yerde yatanlara çok fazla şefkatlı davranmayı da ihmal etmedi. Bu maçı alsaydık şampiyonluk için şartlar bizim elimizdeydi. Ama o ciddiyete ve o hırsa sahip olmadığımız için avucumuzun içinden uçtu gitti. BİLİC, Rusya'da çıraklık dönemini bitirdi. Bizde kalfa oldu. Ama usta olması için daha çooookkk çalışması gerekiyor. Onu da seneye gideceği takımda göreceğiz hep beraber. Bize gelince. Hiç olmazsa lig 2.liği için kalan maçları almalıyız. Haziran ayından başlayarak önce kulübemizde sonra da saha içinde büyük bir temizlik şart oldu...

Zafer Algöz/HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 22 15 5 2 26 50
2 Medipol Başakşehir 22 13 7 2 22 46
3 Galatasaray 22 12 4 6 18 40
4 Fenerbahçe 22 10 8 4 20 38
5 Antalyaspor 22 10 5 7 -1 35
6 Trabzonspor 22 9 5 8 -1 32