TADIMIZ KAÇTI

Evet tadımız kaçtı ama Başakşehir'i yenemedik diye değil, Rize deplasmanından dönen Fenerbahçe'ye yapılan silahlı saldırı her şeyin tadını kaçırdı.

Zafer Algöz

Burada alt yapısı iyi yapılmayan passolig uygulamasıyla zaten şişenin gazı kaçmıştı. Bu son rezaletten sonra tadı da kaçtı. Böyle bir şuursuzluk asla cezasız kalmamalı. "Ne var canım o kadar da abartmayalım" dıyerek işin içinden kimse sıyrılmaya kalkmasın. Bütün Avrupa'da futbolumuzla değil bu şuursuz gözü dönmüş olayla konuşuluyoruz. Şimdi bu ülkede oynayan yabancı oyuncular; "Bizim bu ülkede can güvenliğimiz yok, sözleşmeleri feshedip evimize dönüyoruz" derlerse inanın avukatları yoluyla tıpış tıpış giderler. Hiçbir şey yapamayız. Üstelik bundan sonra kimse de kolay kolay gelip bu ülkede top oynamak istemez. Kimsenin kimseye saygı duymadığı ve sevmediği böylesi bir ortamda istediğiniz kadar kınama mesajları verin faydası yok. Nasıl olsa herkes yakında unutur diye düşünenler varsa sadece şunu söyleyeyim. Biz belki unuturuz ama Avrupalı kafası bu travmayı kolay kolay atamaz ve unutmaz. Olayın failleri her kimse bulunup adam öldürmeye teşebbüs suçuyla en ağır biçimde cezalandırılmalıdır. Bu olayın vehametini anlamak için tuttuğumuz renkleri unutup sadece spor ve insan merceğinden bakmayı bilirsek. Hiç öyle yabana atılacak ve küçümsenecek bir durum değil. Neticesinde liglerin 1 hafta ertelenmesi doğru bir karar ama emin olun UEFA zaten bize hep soru işaretleriyle bakarken şimdi ise tamamen mikroskobun altındayız. Asıl tadımızı kaçıran işte bu.

Şimdi gelelim bu akşama. Brugge ve Fenerbahce yenilgisinden sonra yaşadığımız travmanın ardından milli maç arası hızır gibi yetişti diye düşünmüştüm. Yanılmışım. Sanki verilen arada her gün maç yapmış gibiydik. Gercekçi düşünelim. Aslında 1 puan aldık. Maçı kaybedebilirdik. Başakşehir takımı çok süper yeteneklilerden oluşan bir takım değil. Bizim gibi kolay gol yemiyorlar. Biz golü atınca hemen yiyoruz. Ama onlar derli toplu çok pas yapan ve çabuk oynayan bir takım ve kollektif oynuyorlar. Saman alevi gibi 1-2 pozisyon bulduk hepsi o kadar. Üstelik onlar lige verilen arada iyi çalışmışlar ama biz? Ya çalışırken çok yorulmuşuz ya da hiç çalışmamışız doğruya dogru. Koca takımda 3. Kalecimiz GÜNAY... Aylardır ilk defa 90 dk oynayan SİVOK... Şözleşmesi henüz belirsizliğini koruyan ATİBA... Arada takıma katılan TOLGAY (Biliç onu neden çıkardı anlamadım?) SERDAR'ın iyice gardının düştüğü zamanlarda kademe yapan ERSAN. İnanın bunların dışında herkes vasat ve vasatın altındaydı. VELİ olmayınca orta sahamız bir çok topa basamadı ve sadece eşlik edip adam kovaladılar. Hepsi bu. DEMBA yine etkisizdi. Nasıl etkili olsun ki? Adama beste yaptık onun için şımardı diye komik bir gerekçe olamaz. DEMBA tek golcü olarak oynadıkça ve ona sağdan soldan ingiliz vari kesme orta yapılmadıkça çok zor gol atar. Biz şapkadan tavşan çıkarmasını ve 3-4 kişiyi peşine takıp gol yaratmasını bekliyoruz. Daha çok bekleriz. Her maçta 3 defans oyuncusunun arasına top atıp mucize yaratsın diye bekliyoruz. Eger lig sonuna kadar BİLİC bu şablonda ısrar ederse çok zor işimiz. Tek golcüyle oynayacaksak sağdan soldan ve ortadan çok hızlı bindirmeler yapan bir oyuncumuzun olması gerek. Ama yok. Sadece SERDAR değil. Hiç kimse adam gibi yardımına gitmiyor ve de adam gibi orta yapamıyor be yazık ki gerçek bu. Beşiktaş gibi şampiyonluk kovalayan bir takım Türkiye'de hiçbir takımın karşısına tek golcüyle çıkmamalı. FB ve GS 3-4 gol adamıyla oynuyor ama biz sezon başından beri hep tek pedallı bisiklet gibiyiz. Ligin bitimine 8 hafta kaldı. Milli maç arasında iyi dinlenmedik ve iyi çalışmadık. Bunu gördük.

Maçın hakemi KALKAVAN'a hiç fatura çıkarmayalım ve bahanelerle kendimizi kandırmayalım. Forma ve şorttan çekmeyle bize 2 sarı kartı veremedi. Hadi penaltı pozisyonunda net göremedi penaltımız gitti ama Sedat arkadan gelip bacaklarının arasından DEMBA 'ya hem de testislerine öyle bir tekme attı ki. Tereddütsüz kırmızı kartı yapıştırmalıydı. İlk defa DEMBA'yı bu kadar sinirli gördüm. Hatırlarsanız elleriyle "Manyak mısın?" diye tepki gösterdi. Saatlerce yağan yağmura rağmen bozulmayan zemin maçın en iyi tarafıydı. Bir arkadaşımıza bir başka Beşiktaşlı twitterdan laf çakmış; "İyi gün Beşiktaşlısı istemiyoruz" diye. Verdiği cevap hoşuma gitti; "Ne diyorsun kardeşim. Ne zaman iyi gün gördük ki?" Bu takımın buralara kadar bir çok olumsuzluğa rağmen geldi. Hepsini tekrar tekrar sıralamaya gerek var mı? Nasıl geldiğini biliyoruz. Devre arasında aldığımız 3 oyuncunun 2'si yok. Yedeklerin oyun cevirecek yetenekleri var mı işte o tartışılır. Bu durumda 3. olsak ve Avrupa liglerinde oynasak belki oralarda bu bile başarı diyecekler. Ama bu ligde şampiyon olmak bizim elimizde. Kimse kusura bakmasın GS ve FB öyle ahım şahım top oynamıyor ama her maçta farklı oyun sistemi deniyorlar. Oyuna girenler de çıkanlar kadar gayret ediyorlar. Bu şartlarda toparlanıp Kasımpaşa maçıyla bir seri yakalarsak, GS derbisinde şampiyonluk düğümü çözülür ama BILIC ısrarla çakılı oynayan sağdan soldan ortadan topu ileri taşımayan ve öne çıkmayan bu defans dörtlüsüyle ve tek golcü inadıyla takımı erkenden yarış dışında bırakır. 4-4-2 ve hatta maçın ve rakibin durumuna göre 3-5-2 bile denemelidir. Defansta 1 eksik oynayabiliriz ama forvet hattında 1 golcü eksik oynadığımız zaman kazanmamız cok cok zor. Umudumuz devam ediyor ve etmeli. Unutmayalım FB bu ligde 2 defa üstüste son maçlarda şampiyonluktan oldu. Henüz son sözümüzü söylemedik. Asla pes etmek yok.

Zafer Algöz/HABER1903

Puan Durumu Detaylı Görüntüle

# Takımlar O G B M Av P
1 Beşiktaş 27 18 7 2 31 61
2 Medipol Başakşehir 28 16 9 3 29 57
3 Fenerbahçe 28 15 8 5 25 53
4 Galatasaray 28 15 4 9 17 49
5 Trabzonspor 28 14 5 9 7 47
6 Antalyaspor 28 12 7 9 -3 43